1 Aralık 2021 Çarşamba / 26 RebiülAhir 1443

İstanbul-İzmir Otoyolu çevresel özellikleri itibarıyla yaban hayatına katkı sağlıyor

Güzergahı boyunca 6 ille temas eden İstanbul ile İzmir arası kara yolu ulaşımını 3,5 saate indirerek insanların hayatını kolaylaştıran İstanbul-İzmir Otoyolu, çevresel özellikleri itibarıyla da yaban hayatına katkı sağlıyor. Proje kapsamında özellikle yeşil alanların tahribatının önlenmesi amacıyla bu alanların tünel ve viyadük yapılarıyla geçilmesine önem verildi. Bu amaçla otoyolda toplam 21 bin 571 metre uzunluğunda 38 viyadük ve 6 bin 445 metre uzunluğunda 3 tünel yapıldı.

AA23 Kasım 2021 Salı 11:52 - Güncelleme: 23 Kasım 2021 Salı 17:19

AA muhabirinin Karayolları Genel Müdürlüğü ile Otoyol Yatırım ve İşletme AŞ'den aldığı bilgilere göre, yap-işlet-devret finansman modeliyle hayata geçirilen proje, 384 kilometresi otoyol, 42 kilometresi bağlantı yolu olmak üzere 426 kilometrelik güzergahı kapsıyor.

Proje kapsamında özellikle yeşil alanların tahribatının önlenmesi amacıyla bu alanların tünel ve viyadük yapılarıyla geçilmesine önem verildi. Bu amaçla otoyolda toplam 21 bin 571 metre uzunluğunda 38 viyadük ve 6 bin 445 metre uzunluğunda 3 tünel yapıldı.

- YABAN HAYATI İÇİN EKOLOJİK KÖPRÜLER İNŞA EDİLDİ

Yapım çalışmaları başlamadan önce İstanbul-İzmir Otoyolu güzergahındaki yaban hayatına ait koridorların korunması amaçlandı. Biyolojik çeşitlilik çalışmaları kapsamında tespit edilen bu koridorlar dikkate alınarak yaban hayatın bölünmüşlüğünü engelleyecek ekolojik alt ve üst geçitler inşa edildi.

Yaban hayvanlarının otoyoldan etkilenmeden hayatlarına devam etmeleri ve türlerin devamlılığını sağlayabilmeleri amacıyla, Tarım ve Orman Bakanlığı ile ilgili üniversitelerin de görüşleri alınarak Balıkesir'in Savaştepe ve Manisa'nın Turgutlu ilçelerine yapılan ekolojik üst geçitlerin her biri 40 metre genişliğe ve 50 metre uzunluğu sahip bulunuyor. Ayrıca bu ekolojik üst geçitler bölge ekosistemine uygun peyzaj imalatları ve çitler ile dış etkilere karşı yaban hayatın korunmasına yönelik şekilde yapıldı.

- KUŞLAR İÇİN OSMANGAZİ KÖPRÜSÜ HATTINA ÇELİK VİYADÜK İLE BAĞLANAN YOLUN KAVİSLİ HALE GETİRİLMESİ

Yalova'nın Altınova ilçesinde bulunan ve bazı türlerin sonbahar, kış aylarını geçirmesi dolayısıyla "Kuş Oteli" olarak da adlandırılan Hersek Lagünü, flamingolar başta olmak üzere çok sayıda kuş türünü ağırlıyor.

En son sayımda 236 farklı kuş türüne ev sahipliği yaptığı belirlenen 152 hektar büyüklüğündeki lagün, özellikle "Engelli Uyumlu Kuş Gözlem Kulesi" sayesinde herkesin kuşları izlemesine imkan sağlıyor.

Cumhurbaşkanlığı kararı ile "kesin korunacak hassas alan" olarak tescil edilen Hersek Lagünü'nde bulunan kuş türlerinin mevcudiyeti dikkate alınarak, Osmangazi Köprüsü hattına çelik viyadük ile bağlanan yol, kavisli hale getirilmek suretiyle lagünün dışından geçecek şekilde projelendirildi ve ekolojik dengenin korunması amaçlandı.

- ULUABAT GÖLÜ'NÜ KORUMAK İÇİN OTOYOLUN GÜZERGAHI DEĞİŞTİRİLDİ

Otoyolun Uluabat Gölü'ndeki olası olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak için güzergah, gölün güneyinden kuzeyine alınarak RAMSAR koruma alanı dışına çıkıldı ve otoyol hattı gölün güney kıyısındaki önemli habitattan uzakta konumlandırıldı.

Böylece olası olumsuz biyoçeşitlilik etkileri kayda değer şekilde azaltıldı ve gölün güneyinde bulunan muhtelif sit alanlarının da bozulmasının önüne geçildi.

Ayrıca, güzergah genelinde kara ve tatlı su ortamına ilişkin Biyolojik Çeşitlilik Eylem Planı oluşturuldu.

Öte yandan proje güzergahı boyunca, kapatıcı bitkiler ve koruma altına alınmış yerel, yöreye özgü türlerle yapım sırasında kaçınılmaz olarak kesilmek zorunda kalınan her bir ağaç yerine 120 ağaç ve çalı fidanı dikildi.

- EMİSYON SALIMINDA YILLIK 450 BİN TON AZALMA ÖNGÖRÜLÜYOR

Otoyol Yatırım ve İşletme AŞ Genel Müdürü Halil Omurtak, AA muhabirine, İstanbul-İzmir Otoyolu'nun proje aşamasından yapım sürecine kadar her aşamasında çevreye ve çevresel etkenlere çok değer verildiğini söyledi.

Özellikle, Osmangazi Köprüsü hattının Hersek Lagünü'ndeki doğal hayatı etkilememesi için projede yapılan güzergah değişikliği ile yapım maliyetlerinin güncel tutarının yaklaşık 300 milyon lira artığını aktaran Omurtak, bu tutarın tamamının Otoyol Yatırım ve İşletme AŞ tarafından karşılandığını belirtti.

Güzergahı boyunca 6 şehirle temas eden otoyolun etkileşim alanının çok geniş olduğunu vurgulayan Omurtak, "Otoyolun hem yapım hem de işletme süreçleri boyunca tüm çalışmalar, etkileşime dair bu farkındalıkla yürütüldü. Her kilometresinde çevresel ve sosyal etki anlayışıyla ön analiz yapıldı. Uluslararası standartla uyumlu Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme (ÇSED) çalışmasının öngördüğü inceleme, raporlama, yapılandırma ve düzenlemeler uygulandı. Sürekli iyileşme ve gelişme anlayışı izlendi. Projenin, bu raporun taahhütleri doğrultusunda ilerlediğini garanti altına almak amacıyla gerekli olan tüm denetimler, ilgili ekipler tarafından yürütülmeye devam ediyor." dedi.

Omurtak, tünellerde yağmur ve drenajla toplanan yeraltı sularının temizlenerek hem tünellerin su ihtiyacı için hem de kış bakımlarında solüsyon suyu olarak kullanıldığını vurguladı.

Hersek Lagünü'nün otoyola bakan kısmına boylu ağaçlar dikilmek suretiyle gürültü perdesi oluşturulduğunu ve tüm otoyolda 2014 yılından itibaren yöreye özgü türleri dikkate alarak 6,7 milyon fidan dikilerek günümüze kadar bakımlarının yapıldığını bildiren Omurtak, şunları kaydetti:

"Feribotla 60 dakika, kara yoluyla 1,5 saat süren körfez geçişi, Osmangazi Köprüsü ile 6 dakika sürüyor. Gebze-Altınova hattındaki seyahatlerde Osmangazi Köprüsü'nün kullanılmasının yakıt, amortisman, zaman ve çevresel etkiler dikkate alınarak yapılan analizlerde en ekonomik seçenek olduğu ve tercih edildiği görülüyor. Projemizin zaman tasarrufu, yakıt tasarrufu ve çevreci ilkelerini gözeterek bu yıl hayata geçirdiğimiz yeni uygulamamız ile HGS-OGS gişelerinde butonlu geçiş sistemi kurulmuş ve araçların gişelerde bekleme süreleri ortadan kaldırılarak, yakıt tüketimi ve emisyon salınımı azaltılmıştır. Otoyol projesiyle 2023 yılı tahminlerine göre yıllık tasarruf tutarının trafik değerleri dikkate alındığında zaman ve akaryakıttan yıllık 6 milyar lira olacağı öngörülüyor. Ayrıca emisyon salımında yıllık 450 bin ton azalma bekleniyor."