Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde düzenlenen sempozyumda konuşan İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Burhan Küçükoğlu, iklim değişikliğinin kronik hastalıkları artırdığını, bulaşıcı hastalıkların yayılımını değiştirdiğini ve kırılgan gruplar üzerindeki sağlık risklerini derinleştirdiğini söyledi.
Lancet'in 2025 Sağlık ve İklim Değişikliği Geri Sayım Raporu'nun iklim değişikliği etkilerinin artık endişe verici boyutlara ulaştığını ortaya koyduğunu belirten Küçükoğlu, "Rapor, 2030 ile 2050 yılları arasında iklim değişikliği kaynaklı nedenlerle yılda yaklaşık 250 bin ilave ölüm yaşanacağını ve bunun çok ciddi sağlık kayıplarına yol açacağını öngörüyor." dedi.
Küçükoğlu, Türkiye'de de bu tablonun farklı olmadığını vurgulayarak, "Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle iklim değişikliğinin etkilerine karşı en duyarlı ülkelerden biri olup sıcak hava dalgaları, kuraklık ve hava kirliliği gibi risklerle giderek daha fazla karşı karşıya kalmaktadır. Halk sağlığı yaklaşımı bize çok temel bir gerçeği öğretir. Hastalıkları ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldırmak, onları tedavi etmek kadar önemlidir." diye konuştu.

- SAĞLIK PERSONELİNE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ EĞİTİMİ
İklim değişikliği ve bunun sağlık üzerindeki etkilerinin, koruyucu sağlık hizmetlerine verilmesi gereken hayati önemi ortaya koyduğunu dile getiren Küçükoğlu, şöyle devam etti:
"Bizler, koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi için özveriyle çalışan bir ekip olarak iklim değişikliğinin, bireylerin ve toplumların geleceğini doğrudan etkileyen devasa bir halk sağlığı sorunu olduğunun bilincindeyiz. Bu mücadelede en önemli adımlardan birinin farkındalık oluşturmak ve bu farkındalığı kalıcı bir davranış değişikliğine dönüştürmek olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu anlayışla hareket ederek, sadece geçtiğimiz üç ay içerisinde çok önemli adımlar attık. İklim değişikliği ve sağlığa etkileri konusunda düzenlediğimiz hizmet içi eğitimlerle 1558 sağlık personelimize, toplumsal bilinç ve farkındalığı artırmak amacıyla halkımıza yönelik gerçekleştirdiğimiz eğitimlerle ise binlerce vatandaşımıza ulaştık."
Küçükoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın öncülüğünde hayata geçirilen "Sıfır Atık" yaklaşımını, küresel karbon ayak izinin azaltılması ve daha sağlıklı yaşam alanlarının oluşturulması açısından çok önemli bir dönüşüm aracı olarak gördüklerini kaydederek, "Sağlık müdürlüğü olarak, Sıfır Atık Projesi'ni çok önemsiyoruz. Bu projeyle birlikte küresel karbon ayak izinin azalmasını ve sağlıklı yaşam alanlarının artmasını hedefliyoruz. Biz de bu uğurda, bu hedefte elimizden gelen her şeyi yapmak istiyoruz." ifadelerini kullandı.

- İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN SAĞLIK SİSTEMİNE ETKİLERİ
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Batırel ise iklim krizinin tıbbın pek çok alanında etkisini gösterdiğini söyledi.
İklim değişikliğinin aynı zamanda göç hareketleri, afetler ve acil durumlar gibi başlıklarda sağlık sistemine yeni sorumluluklar yüklediğini belirten Batırel, özellikle yaşlılar, çocuklar ve gebeler gibi kırılgan grupların korunmasının önemini vurguladı.
Batırel, sempozyumun farkındalık oluşturma ve çözüm önerileri geliştirme açısından önemli olduğunu kaydetti.
Sıfır Atık yaklaşımının yalnızca atıkların ayrıştırılarak azaltılması anlamına gelmediğini vurgulayan Batırel, "Aynı zamanda kaynakların verimli kullanılması, israfın önlenmesi, çevresel duyarlılığın kurumsal kültüre dönüşmesi ve sürdürülebilir bir yaşam anlayışının benimsenmesini kastediyoruz Sıfır Atık projesiyle. Özellikle sağlık kurumlarında sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaşması hem çevresel etkiyi azaltacak hem de daha bilinçli, daha verimli ve daha sorumlu bir hizmet anlayışını güçlendirecektir." değerlendirmesinde bulundu.
Sempozyum, "Sıfır Atık Projesi ve sağlık sistemi açısından önemi", "iklim değişikliğine duyarlı hastane uygulamaları", "iklim değişikliğinin çalışan sağlığına etkileri", "iklim değişikliği ve nörolojik hastalıklar", "iklim değişikliği ve solunum yolu hastalıkları", "iklim değişikliği ve ruh sağlığı", "iklim değişikliği ve kardiyovasküler hastalıklar", "iklim değişikliği ve enfeksiyon hastalıkları" ile "iklim değişikliğinin halk sağlığına etkileri" başlıklı oturumlarla sürüyor.




