22 Nisan 2021 Perşembe / 10 Ramazan 1442
Gece modu

İşte 28 Şubat'ın 'Gülen'i!

28 Şubat Türk siyasi tarihinin en karanlık dönemlerinden biri. 28 Şubat'ta neler yaşandı? Paralel örgütün lideri Fethullah Gülen süreçte nasıl bir rol oynadı? İşte bu soruların yanıtları.

28 Şubat 2015 Cumartesi 07:00 - Güncelleme: 29 Ekim 2016 Cumartesi 02:55
28 ŞUBAT SÜRECİNDE NELER YAŞANDI? 
 
1997 Şubat'ı Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinin en karanlık dönemlerinden biri olarak geçti kayıtlara. 90'lı yılların başından beri halk desteğini artıran Refah Partisi bazı muktedirleri rahatsız ediyor, 'Ya iktidar olurlarsa' korkusu yaşatıyordu. Zaman onların korktuklarını başlarına getirdi. 1995 seçimlerinde birinci parti olan Refah Partisinin lideri Necmettin Erbakan, 1996 Temmuzunda Başbakandı. Refah Partisi, 'Bu devletin asıl sahipleri bizleriz' koalisyonun hedefindeydi. 
 
1997 yılında askerle hükümet arasındaki ipler iyice gerildi. Belli ki 'bu hükümet gitmeli' kararı çoktan alınmıştı. Uygulama ise kısa zamanda başladı. Algı operasyonu Batı Çalışma Grubu (BÇG) tarafından yönetiliyordu. Darbeye zemin, aczimendiler üzerinden 'rejim elden gidiyor' safsatasıyla hazırlanıyordu. Her söz, her cümle titizlikle kaydediliyor, algı operasyonunda kullanılıyordu. 
 
FETHULLAH GÜLEN'İN 28 ŞUBAT'TAKİ ROLÜ
 
Sincan'da yürüyen tanklar demokrasiye 'balans ayarı' yapmıştı. Post-modern darbeyi övenler, yere göğe sığdıramayanlar o andan sonra seslerini daha da yükseltti. Onlar arasında tanıdık bir isim de vardı.. Fethullah Gülen..
 
Gülen, 28 Şubat sürecinden zarar görmemek için muktedirlere mavi boncuk dağıtıyor, 'Askerler isteseler bir gecede darbe yapabilirler ama o kadar demokratlar ki darbe yapmıyorlar' dahi diyecekti. Tarih bu cümleleri satır satır kaydetti. 
 
Gülen sadece askerin darbe yapma kuvvetinin altını kalın çizgilerle çizerek hükümete aba altından sopa göstermedi, o dönem askere yakın çevrelerin, gazetecilerin, iş adamlarının cesaret edemediği bir çağrıyı daha yaptı. Askerin 'bu hükümet gitmeli' emrini destekleyerek 'Beceremediniz artık bırakın' dedi. 
 
AK PARTİ İKTİDARI VE DARBE DEFTERİNİN KAPANMASI
 
Sonuçta kısa vadede askerlerin ve onların destekçilerinin istediği oldu. Refah-Yol hükümeti Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in üstün gayretleriyle devrildi. Türkiye Post-Modern darbe sürecini, ekonomik krizleri, buhranları yaşadı. Millet, iradesine darbe vuranları görevden uzaklaştıran ilk hamleyi ancak 3 Kasım 2002'de yapabildi. O tarihte Türkiye darbe defterini kapatacak en etkili adımı sandıkta attı.