04 Mart 2021 Perşembe / 20 Recep 1442
Gece modu

İşte güvenli bölge planı

Başkan Erdoğan’ın BM’de anlattığı ve Suriyelilerin de evlerine dönmesini sağlayacak güvenli bölgenin detayları ortaya çıktı. Terörden arındırılacak bölge 10 ilçe ve 140 köyle yeniden inşa edilecek.

28 Eylül 2019 Cumartesi 07:00 - Güncelleme: 28 Eylül 2019 Cumartesi 08:53

Türkiye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda dünya liderlerine anlattığı güvenli bölge planının ayrıntıları ortaya çıktı. TRTHaber’in haberine göre Suriye’nin kuzeyinde, 5 bin nüfuslu 140 adet köy ile 30 bin nüfuslu 10 ilçeden oluşan yerleşim alanı oluşturulacak.

480 KM’LİK KORİDOR

Başkan Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda “Tüm ülkeleri Suriye ile ilgili çabalarımızı desteklemeye çağırıyorum” diyerek çağrı yapmıştı. Erdoğan, “Niyetimiz, ilk etapta 30 kilometre derinliğinde ve 480 kilometre uzunluğunda bir barış koridoru tesis ederek uluslararası toplumun desteğiyle burada 2 milyon Suriyelinin iskanını sağlamaktır” demişti.

BİR MİLYON SURİYELİ

Plana göre, Suriye’nin kuzeyinde Türkiye sınırında oluşturulacak güvenli bölgede 1 milyon Suriyeli nüfusun yerleştirileceği 5 bin nüfuslu 140 adet köy ile 30 bin nüfuslu 10 ilçeden oluşan yerleşim alanı oluşturulacak. Köylerin her birinde 350 metrekare parsel büyüklüğüne oturan 100 metrekare 3+1 ev ile ahırdan oluşan bin konut, iki cami, 16 derslikli iki okul, bir gençlik merkezi ve kapalı spor salonu ile yönetim merkezi projelendirilecek. Köylerde her haneye arazinin büyüklüğüne göre bir dönüm tarım yapılabilecek arazi verilecek.

CAMİ, OKUL VE STAT

İlçelerin her birinde ortalama 100 metrekare 3+1 ve 2+1 konutlardan oluşan 6 bin konut, bir merkez cami, 10 mahalle camii, 16 derslikli 8 okul, bir lise, iki kapalı spor salonu, 5 gençlik merkezi, bir küçük stat, 4 mahalle ölçekli futbol sahası, sosyal tesisler ile 8 ilçede 10 yataklı, iki ilçede 200 yataklı hastane, küçük sanayi sitesi, üniversite ve yerleşimlerin ihtiyacı olan teknik altyapı gereksinimlerini karşılayacak yapılar projelendirilecek. Bir köy yerleşimi için 590 bin metrekare, 140 köy için 82.6 milyon metrekare, bir ilçe için bir milyon metrekare, 10 ilçe için 10 milyon metrekare, toplamda 92.6 milyon metrekare arazi büyüklüğüne ihtiyaç duyuluyor. Ayrıca tarımsal amaçlı arazi dağıtım için ise 140 milyon metrekare arazi büyüklüğüne ihtiyaç var. 

24.3 MİLYAR AVRO

Her bir köyde bin konut, 140 köyde 140 bin konut. Her bir ilçede 6 bin konut, 10 ilçede 60 bin konut olmak üzere toplam 200 bin konut yabancı fonlarla oluşturulacak. Bir milyon kişilik yerleşimin inşaat maliyeti yaklaşık 150 milyar 965 milyon 400 bin lira (24.3 milyar avro) tutuyor. Yerleştirilecek nüfusun 2 milyon olması halinde maliyet de bu oranda artacak.

Türklerin elbette askeri seçeneği var 

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Suriye’de güvenli bölgenin oluşturulmasına ilişkin, “Türklerle siyasi yönleri de olan askeri bir anlaşmamız var. Mültecilerin dönüşü dahil daha fazla konuyu konuşmaya hazırız” dedi. Jeffrey, New York’ta Türkiye’nin Suriye’nin kuzey doğusunda oluşturmayı planladığı güvenli bölgeye ilişkin de değerlendirmede bulunarak şunları söyledi: “Türkiye ile bu konuda bir süredir çalışıyoruz... Türklerin elbette askeri seçeneği var. Bunu, Afrin’de Cerablus’ta ve el-Bab’da PKK unsurlarına ve PKK ve DEAŞ’lı olduğunu düşündükleri unsurlara karşı yaptılar” diye konuştu.  “Türkiye’ye her düzeyde tek taraflı bir operasyonun hiç kimsenin güvenliğinde bir iyileşme sağlamayacağını belirttik” diyen Jeffrey, güvenli bölgenin hangi alanları kapsayacağı konusunda şunları söyledi: “Detaylar üzerinde çalışılıyor ama birçok askeri prensip konusunda anlaşmaya varıldı. Güvenli bölgenin belirli derinliklerinden bahsedemem çünkü şimdilik bölgeden bölgeye kuzeydoğuda sadece üçte birini görüştük. Bunu üç bölüm halinde yapıyoruz ve şimdi sadece üçte birini yaptık. Bölgeden bölgeye şu ya da bu nedenle değişiyor ve buna üçüncü ülkenin askeri güçlerinin güvenliği ya da orada dolaşan diğer güçler de dahil. Faaliyete bağlı olarak, YPG’nin geri çekilmesi, ağır silahların çekilmesi, ABD-Türkiye ortak devriyesi ve hava hareketine bağlı değişken derinlikler var.”   Jeffrey, Münbiç konusunda ise Türkiye ile farklı bir anlaşmaları olduğunu ve buna mültecilerin geri dönüşünün de dahil olduğunu söyledi.