26 Temmuz 2026 Pazar / 11 Safer 1448

KADEM ''Nafaka Düzenlemelerinde Adil Denge Hukuk Çalıştayı'' düzenledi

KADEM, çok tartışılan nafaka konusunu masaya yatırdı. 'Nafaka Düzenlemelerinde Adil Denge' başlıklı Hukuk Çalıştayı'nda, avukatlardan STK temsilcilerine , hakimlerden ilgili bakanlık yöneticilerine kadar onlarca uzman, her yönüyle nafakayı ele aldı.

HABER MERKEZİ26 Temmuz 2026 Pazar 13:24 - Güncelleme:
KADEM ''Nafaka Düzenlemelerinde Adil Denge Hukuk Çalıştayı'' düzenledi

Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM), nafaka hukukuna ilişkin güncel tartışmaları hukuk, sosyal politika ve toplumsal adalet ekseninde değerlendirmek amacıyla "Nafaka Düzenlemelerinde Adil Denge" başlıklı Hukuk Çalıştayını İstanbul'da gerçekleştirdi. Çalıştaya, KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Av. Dr. Canan Sarı, KADEM Hukuk Kurulu üyeleri, ilgili bakanlıkların yetkilileri, çok sayıda hukukçu, akademisyen ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.

"Nafaka Düzenlemelerinde Adil Denge" Hukuk Çalıştayı'nın açılışında konuşan KADEM Hukuk Kurulu Başkanı Av. Elif Şeker, KADEM'in "varoluşta eşitlik, sorumlulukta adalet" ilkesi doğrultusunda hukuki meseleleri hakkaniyet, insan onuru ve toplumsal denge ekseninde değerlendirdiklerini belirterek, "Nafaka hukukunda yapılacak düzenlemeler ne kadınları mağdur eden ne de yükümlülük altındaki tarafı ölçüsüz şekilde zorlayan bir yapıda olmalıdır. Nafaka tespitinde gerçek ihtiyaçları gözeten, öngörülebilir, sürdürülebilir ve adil bir denge kurulması gerektiğine inanıyoruz. Kalıcı çözümler; farklı görüşlerin özgürce ifade edildiği, akademinin, yargının ve uygulamanın ortak aklıyla mümkün olacaktır." dedi.

Çalıştayın açılışın konuşan KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Av. Dr. Canan Sarı ise nafaka konusunun yalnızca aile hukukuna ilişkin teknik bir mesele olmadığını; bireylerin yaşamını, aile ilişkilerini ve toplumun adalet anlayışını doğrudan etkileyen çok boyutlu bir konu olduğunu vurguladı.

CANAN SARI: "NAFAKA HUKUKUNDA ADALET VE HAKKANİYET ESAS OLMALI"

Çalıştayın açılışında konuşan KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Av. Dr. Canan Sarı, nafakanın yalnızca aile hukukuna ilişkin teknik bir mesele olmadığını; bireylerin yaşamlarını, aile ilişkilerini ve toplumun adalet anlayışını doğrudan etkileyen çok boyutlu bir konu olduğunu söyledi.

Anayasa Mahkemesinin yoksulluk nafakasının süresizliğine ilişkin iptal kararı ve yapılması beklenen yasal düzenlemelerle birlikte nafaka konusundaki tartışmaların yeniden gündeme taşındığını belirten Canan Sarı, bu sürecin farklı kesimlerin beklenti ve hassasiyetlerini gözeten, adalet ve hakkaniyet temelinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

KADEM'in 13 yıldır eğitimden istihdama, sosyal politikalardan dijital dönüşüme, aileden çalışma hayatına kadar birçok alanda kadınların onuruyla yaşayabileceği güvenli bir toplum ve adaletli bir gelecek hedefiyle faaliyet gösterdiğini belirten Sarı, Hukukun, hakların korunması, fırsat eşitliğinin sağlanması ve toplumsal huzurun kalıcı hale gelmesinin temel güvencesi olduğuna dikkat çekti. Vakıf bünyesinde faaliyet gösteren Hukuk Kurulunun uzun yıllardır kadın hakları, aile hukuku, şiddetle mücadele, çalışma hayatı, dijital şiddet, kişisel verilerin korunması ve çocuk hakları başta olmak üzere birçok konuda çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.

KADEM'in kadın haklarına ilişkin konulara hukukun temel ilkeleri ve toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda yaklaştığını vurgulayan Canan Sarı, toplumun tüm kesimlerini dinleyerek farklı görüşlerin aynı zeminde buluşabileceği yapıcı istişare ortamlarının önemine dikkat çekti.

CANAN SARI: "KADINLARIN KAZANILMIŞ HAKLARININ ZEDELENMEMESİ ESASTIR"

Konuşmasında, nafaka tartışmalarına ilişkin KADEM'in yaklaşımını da paylaşan Canan Sarı, şu değerlendirmede bulundu:

"KADEM olarak biz, toplumsal sorunların adalet, hakkaniyet ve bilimsel veriler ışığında ele alınması gerektiğini savunuyoruz. Kadınların haklarını ve insan onurunu temel alan bir yaklaşımı benimsiyoruz. Hukuk düzeninin değişen toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda gözden geçirilmesini doğal karşılıyoruz. Ancak kadınların kazanılmış haklarının zedelenmemesini ve yeni mağduriyetlerin oluşmamasını esas alıyoruz"

Boşanma sonrasında ekonomik açıdan korunmaya ihtiyaç duyan kadınların ve çocukların haklarının güvence altına alınmasının hukuki ve toplumsal sorumluluğun ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Canan Sarı, bakım sorumluluğu nedeniyle çalışma hayatından uzun süre uzak kalan veya ekonomik bağımsızlığını henüz sağlayamamış kadınlar için boşanmanın ekonomik riskler doğurabildiğini belirtti.

Değişen toplumsal yapı, kadınların eğitim ve istihdam olanakları, ekonomik koşullar, evlilik süreleri, tarafların gelir durumları ve uygulamada karşılaşılan örneklerin nafaka sisteminin farklı yönleriyle yeniden değerlendirilmesini gerekli kıldığını ifade ederek şunları söyledi:

"Mağduriyet üretmeyen, hak kayıplarına yol açmayan; hem kadınların ve çocukların korunmasını gözeten hem de uygulamada ortaya çıkan sorunlara çözüm üreten bir hukuk düzeni üzerine düşünmek zorundayız."

Hukukçular, hakimler, akademisyenler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarından uzmanların katıldığı çalıştayda, sabah oturumunda nafaka kararlarına ilişkin güncel tartışmalar, uluslararası uygulamalar ve mevcut hukuki çerçeve ele alındı.

Gün boyu devam eden çalışma masalarında ise yoksulluk nafakasının amacı, sosyal devletin rolü, süreli nafaka uygulamaları, ekonomik olarak zayıf eşin korunması, nafaka miktarının belirlenmesinde esas alınacak kriterler, tahsil süreçlerinde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri, farklı alanlardan uzmanların katkılarıyla kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Çalıştay sonunda ortaya konulan görüş ve önerilerin raporlaştırılarak ilgili kurumlar, karar alıcılar ve hukuk camiasıyla paylaşılması; nafaka hukukuna ilişkin politika geliştirme çalışmalarına katkı sunması hedefleniyor.

  • Nafaka düzenlemeleri
  • Hukuk çalıştayı
  • Adil denge

ÖNERİLEN VİDEO

Ankara sele teslim! Otomobilin çukura düşme anı kamerada

Kapat
Video yükleniyor...