Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs konusunda aldığı karar, KKTC'den sert bir yanıt aldı. KKTC Dışişleri Bakanlığı, 1974 Barış Harekatı'nı çarpıtan ve Kıbrıs Türk halkını hedef alan bu kararı şiddetle kınayan yazılı bir açıklama yayımladı. Bakanlık, kararın yok hükmünde olduğunu ilan ederken Avrupa Parlamentosu'na tek taraflı yaklaşımlardan vazgeçmesi çağrısında bulundu.
KKTC Dışişleri Bakanlığından Avrupa Parlamentosunda Kıbrıs konusunda kabul edilen karara ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, "Avrupa Parlamentosunun, Kıbrıs'a 1974 Türk askeri müdahalesini çarpıtarak, Kıbrıs Türk halkını ve Türkiye'yi hedef alan bu kararını şiddetle kınıyoruz." ifadeleri kullanıldı.
Yunanistan ve Kıbrıs'taki Rum işbirlikçilerin Kıbrıs Türklerini yok etmek amacıyla 15 Temmuz 1974'te gerçekleştirdikleri kanlı darbeyi müteakip Türkiye'nin, 1960 Garanti Antlaşması'ndan kaynaklanan hak ve yükümlülükleri doğrultusunda 20 Temmuz 1974'te Ada'ya meşru bir müdahalede bulunduğu hatırlatılan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gerçekleştirdiği harekatın, yalnızca Kıbrıs Türk halkının can güvenliğini sağlamakla kalmayarak toplu katliamları da önlediği vurgulandı.
Açıklamada, Avrupa Parlamentosunun, Rumlar tarafından Kıbrıs Türk halkına yapılan vahşet ve insanlık suçlarını dile getirmek yerine kahraman Türk ordusuna yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunarak haddini bir kez daha aştığı kaydedilerek, şu ifadelere yer verildi:
"Avrupa Parlamentosunun Türkiye'yi hedef alan bu kabul edilemez kararı, dünyayı kandırmaya yönelik Rum propagandasına katkı koymaktan başka bir şeye yarar sağlamayacaktır. KKTC Cumhuriyet Meclisimizdeki Kadın Milletvekillerimiz, alınan bu Rum yanlısı karar öncesinde Avrupa Parlamentosunda ilgili Komite Başkanına mektuplar göndererek, bu gerçekleri yansıtmayan iddialara cevap vermişler ve Ada'daki gerçekleri doğru ve şeffaf bir biçimde ortaya koymak adına yoğun çaba sarf etmişlerdir. Ancak tüm bu çabalara rağmen kararın kabul edilmiş olması, Avrupa Birliği ve kurumlarının, Kıbrıs konusundaki tarafsızlıklarını çoktan yitirdiklerini ve tamamen Rum tarafının sözcülüğünü yaptıklarını bir kez daha gözler önüne sermektedir."

Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan, özden gelen haklarını görmezden gelen ve Ada'daki gerçekleri bilinçli şekilde çarpıtan bu tür kararların KKTC açısından yok hükmünde olduğu ve hiçbir meşruiyet taşımadığı belirtildi.
Ayrıca açıklamada, tek taraflı yaklaşımlardan vazgeçmesi, Kıbrıs meselesini siyasi propaganda aracı olarak kullanmaması ve adadaki mevcut gerçeklik ile tarihi gerçeklere saygı göstermesi için Avrupa Parlamentosuna çağrıda bulunuldu.




