Yurt genelinde her gün ölümlere ve yaralanmalara neden olan 'başıboş köpekler'le ilgili AK Parti çözüm çalışması başlattı. Bu hafta Meclis'e gelmesi beklenen çalışmayla ilgili Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı bir paylaşım yaptı. Sorununun temelinde, hayvanların sorumluluklarını yasal olarak üstlenen bir kişi veya kurumun olmamasının yattığını belirten Yumaklı, 5 maddeyle konuya açıklık getirdi.
1- DOĞUM ORANLARI BELİRSİZ
Başıboş köpek sayısı 4 milyona yakın olduğu tahmin ediliyor. Yılda 1-2 defa doğum yapabilmeleri, her seferinde ortalama 6-8 yavru doğurmaları ve sürekli yer değiştirmeleri sebebiyle sağlıklı kayıt tutulamıyor; net sayı belirlenemiyor.
2 - KISIRLAŞTIRMA YETERSİZ
Bilimsel verilere göre, çoğalmalarının kontrol altına alınabilmesi için bir yıl toplam sayının % 70'inin kısırlaştırılması gerekiyor. Son 5 yılda ortalama 260 bin, bir yılda en fazla 350 bin köpek kısırlaştırılabilmiştir.
3- DSÖ: YÜKSEK RİSKLİ ÜLKE
DSÖ tarafından ülkemiz kuduz riski açısından yüksek risk kategorisinde tanımlanmaktadır. Birçok ülke, ülkemize gelecek vatandaşlarına kuduz riskine ve başıboş köpeklerden kaynaklı tehlikelere karşı seyahat uyarısı yapmaktadır.
4- KUDUZ TEMASI 2 KAT ARTTI
Sağlık Bakanlığı verilerine göre, evcil hayvanlar da dahil olmak üzere 2018 ila 2022 arasında kuduz riskli temas sayısı ortalama 267 bin iken, 2023'te bu sayı iki katına yakın artarak 438 bine ulaşmıştır.
5- BEŞ YILDA 3 BİN 534 KAZA
İçişleri Bakanlığı verilerine göre son 5 yılda hayvana çarpma ile gerçekleşen 3 bin 534 trafik kazasında, 55 ölüm ve 5 bin 147 yaralanma vakası kayıtlara geçmiştir.
TOPLUMUN YARISI TEHLİKELİ BULMUYOR!
ARAŞTIRMA şirketi Areda Survey, toplumun sokak hayvanlarıyla ilgili düşüncelerini araştırdı. 1800 kişiden alınan yanıtlara göre Türk halkının yüzde 53.7'si sokak hayvanlarının tehlikeli olduğunu düşünmüyor. Katılımcıların yüzde 40.5'i saldırgan köpeklerin barınaklara toplatılmasını; yüzde 35.6'sı bu hayvanların rehabilite edilmesini, yüzde 16.4'ü de uyutulmasını istiyor. Sokak hayvanlarının kısırlaştırılması gerektiğini düşünenler toplumun yüzde 67.2'sini kapsarken, buna karşı çıkanların oranı yüzde 29.3 oldu.

