08 Temmuz 2020 Çarşamba / 17 Zilkade 1441
Gece modu

8 Kasım Cuma Mevlid Kandili hutbesi yayınlandı! Mevlid Kandili önemi ve faziletleri neler?

İslam dininde büyük önem taşıyan Mevlid Kandili, bu yıl da huşu içerisinde idrak edilecek. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (S.A.V) doğduğu gün dolayısıyla eda edilen Mevlid Kandili, Müslüman aleminin ibadetleriyle ihya olacak. Yarın hem Mevlid Kandili hem cuma namazı olduğu için Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Mevlid Kandili hutbesi yayınlanacak. Peki, Mevlid Kandili hutbesi yayınlandı mı? Mevlid Kandili önemi ve faziletleri nelerdir? İşte tüm bu soruları sizler için yanıtlandırdık.

08 Kasım 2019 Cuma  07:50 - Güncelleme: 08 Kasım 2019 Cuma 07:50
Hz. Muhammed'in doğum yıl dönümü olarak bilinen Mevlid Kandili yarın tüm Müslümanlar tarafından idrak edilecek. Yarın hem Cuma günü hemde Kandil günü olması sebebi ile Müslümanları büyük bir heyecan sardı. İslam dininde çok önemli bir yeri olan Mevlid Kandili, bu yıl da huşu içerisinde idrak edilecek. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (S.A.V) doğduğu gün dolayısıyla eda edilen Mevlid Kandili, Müslüman aleminin ibadetleriyle ihya olacak. Peki, Mevlid Kandili hutbesi yayınlandı mı? Mevlid Kandili önemi ve faziletleri nelerdir? Mevlid Kandili sebebi ile camilerde cemaatle birlikte gerçekleşecek olan ibadetlerde ellerini semaya açacak olan Müslümanlar, yaradandan af dileyecekler. Mevlid Kandili'ne dair merak edilenlerin tümüne haberimizin detaylarından ulaşabilirsiniz. 
 
MEVLİD KANDİLİ HUTBESİ YAYINLANDI MI? 
Diyanet İşleri Başkanlığı Mevlid Kandili hutbesini yayınladı. Mevlid Kandili hutbesine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
 

DİYANET HUTBE SORGULAMA EKRANI

 

 
MEVLİD KANDİLİ ÖNEMİ VE FAZİLETLERİ NELERDİR? 
Mevlid kutlamalarına olumlu bakan âlimler, kendisine Hz. Peygamber’in doğum haberini getiren Süveybe adlı kölesini âzat eden Ebû Leheb’in, ölümünden sonra ailesinden biri tarafından rüyada görülerek bu davranışı sebebiyle her pazartesi gecesi azabının hafifletildiğini ona söylediğine dair bir haberi (Buhârî, “Nikâḥ”, 20; Şâmî, I, 444-445),ayrıca içinde Resûlullah’a vahiy indirildiğinden Kur’an’da Kadir gecesine atfedilen önemin bütün insanlığa rahmet olarak gönderilen Hz. Peygamber’in dünyaya geldiği gün için öncelikle geçerli olacağı hususunu da görüşlerine dayanak olarak gösterirler (Muhammad Hadj-Sadok, II, 278-279).
 
Hz. Peygamber kendisine pazartesi günü oruç tutmanın fazileti sorulduğunda, “Bu benim doğduğum ve bana vahiy indirilen gündür” diyerek (Müsned, V, 297, 299; Müslim, “Ṣıyâm”, 197)
 

 
HZ. MUHAMMED NE ZAMAN DOĞDU?
Hz. Muhammed İslâm tarihçilerinin çoğuna göre Habeşistan’ın Yemen valisi Ebrehe’nin Kâbe’yi yıkmak üzere Mekke’ye saldırdığı ve Fil Vak‘ası denilen olayın meydana geldiği yıl doğmuştur. Bu hususta görüş ayrılığının bulunmadığı rivayet edilir. Araplar’da “nesî” geleneğini göz önüne alanlara göre bu tarih milâdî 569, diğerlerine göre ise 570 veya 571’dir.
 
Yine genellikle kabul edildiğine göre Rebîülevvel ayının 12’sinde ve gündüz dünyaya gelmiştir. O yıl ilkbahar mevsimine rastlayan bu ayın iki, sekiz, on veya on yedinci gününde doğduğuna dair rivayetlerle sabaha karşı dünyaya geldiğine dair rivayetler de vardır (İbn Kesîr, I, 198-203; Şâmî, I, 401-405; DİA, XIII, 71). Doğumun pazartesi günü olduğu ise daha sahih rivayetlere dayanmaktadır (aş.bk.). Ayrıca doğum gününün milâdî takvime göre 20 Nisan’a denk geldiği söylendiği gibi bunun doğru olmadığını ileri sürenler de bulunmaktadır (İbn Kesîr, I, 201; Şâmî, I, 405).
 
MEVLİD KANDİLİ İLK NE ZAMAN KUTLANDI?
Hz. Peygamber’in sağlığında onun doğum yıl dönümü kutlanmadığı gibi Hulefâ-yi Râşidîn dönemiyle Emevî ve Abbâsî devirlerinde de mevlidle ilgili bir uygulamaya rastlanmamaktadır. Mısır’da Şiî Fâtımî Devleti kurulunca, soyundan geldiklerini söyledikleri Hz. Peygamber’in doğum yıl dönümü Muiz-Lidînillâh döneminden (972-975) itibaren resmî törenlerle kutlanmaya başlanmıştır. Hz. Peygamber’in yanında Hz. Ali, Fâtıma, Hasan, Hüseyin ve o günkü halifenin mevlidlerinin de kutlandığı (bunlara “mevâlîd-i sitte” deniyordu),aynı zamanda receb, şâban ve ramazan aylarındaki kandiller ile ramazan ve kurban bayramları gibi vesilelerle düzenlenen diğer bazı resmî kutlamaların da ilk örneklerinin yaşandığı bu dönem İslâm tarihinde zengin bir şölen geleneği oluşturmuştur (bk. İbnü’t-Tuveyr, s. 211-223).