29 Mayıs 2026 Cuma / 13 ZilHicce 1447

MİA: AB'nin yeni nesil ticaret stratejisi Türkiye için hem risk hem fırsat

Milli İstihbarat Akademisi (MİA) tarafından hazırlanan analizde, Avrupa Birliği'nin (AB) son dönemde hayata geçirdiği MERCOSUR ve Hindistan gibi dev ticaret anlaşmalarının küresel jeopolitiği yeniden şekillendirdiği belirtilerek, Türkiye'nin Gümrük Birliği'ni güncellemesi ve stratejik otonomisini güçlendirmesi gerektiği vurgulandı.

IHA29 Mayıs 2026 Cuma 12:57 - Güncelleme:
MİA: AB'nin yeni nesil ticaret stratejisi Türkiye için hem risk hem fırsat

Milli İstihbarat Akademisi tarafından yayımlanan "Avrupa Birliği'nin Serbest Ticaret Stratejisi ve Türkiye" başlıklı analizde, AB'nin son dönemde Hindistan, MERCOSUR ve Avustralya ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının yalnızca ekonomik değil jeopolitik ve stratejik sonuçlar doğurduğu belirtildi. Analizde, Türkiye açısından önceliğin Gümrük Birliği'nin güncellenmesi olduğu vurgulandı.

Milli İstihbarat Akademisi (MİA), "Avrupa Birliği'nin Serbest Ticaret Stratejisi ve Türkiye" başlıklı analiz yayımladı. Analizde, Avrupa Birliği'nin (AB) son dönemde izlediği serbest ticaret stratejisinin klasik ticaret anlaşmalarının ötesine geçtiği, ekonomik hedeflerin yanı sıra jeopolitik ve stratejik amaçlar taşıdığı ifade edildi.

Analizde, AB'nin 2026 yılının ilk çeyreğinde MERCOSUR, Hindistan ve Avustralya ile önemli serbest ticaret anlaşmaları imzaladığı belirtilerek, bu anlaşmaların yalnızca ticaret hacmini artırmayı değil aynı zamanda AB'nin küresel etki alanını genişletmeyi amaçladığı kaydedildi.

"STA'LAR ARTIK STRATEJİK ARAÇ HALİNE GELDİ"

Analizde, AB'nin yeni nesil serbest ticaret anlaşmalarının ticaret, regülasyon ve sürdürülebilirlik üzerine kurulduğu vurgulanarak, "AB, yaptığı anlaşmalarla birlikte jeopolitik etki alanını genişletmeyi ve stratejik kapasite ile kabiliyetlerini geliştirmeyi amaçlamaktadır" değerlendirmesine yer verildi.

AB-Hindistan anlaşmasının yaklaşık 2 milyar nüfusu ve 27 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğü kapsadığı belirtilen analizde, söz konusu anlaşmanın dünya gayrisafi milli hasılasının yaklaşık yüzde 25'ini temsil eden bir ekonomik ortaklık oluşturacağı ifade edildi.

Analizde ayrıca, AB ile Hindistan arasında serbest ticaret anlaşmasının yanı sıra savunma iş birliği mutabakatı da imzalandığına dikkat çekilerek, bunun ticaret anlaşmalarının artık güvenlik ve strateji boyutlarıyla birlikte ele alındığını gösterdiği belirtildi.

GÜMRÜK BİRLİĞİ VURGUSU

MİA analizinde Türkiye açısından en kritik konunun AB ile 1996'dan bu yana yürürlükte bulunan Gümrük Birliği'nin güncellenmesi olduğu vurgulandı.

Mevcut yapının Türkiye açısından asimetrik sonuçlar doğurduğu belirtilen analizde, AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının Türkiye pazarını söz konusu ülkelere açarken Türkiye'nin aynı avantajlardan yararlanamadığı ifade edildi. Analizde, "Hindistan menşeli bazı ürünler Türkiye pazarına gümrüksüz girerken Türk ürünleri Hindistan pazarına aynı rahatlık ve kolaylıkla girememektedir" değerlendirmesi yapıldı.

TÜRK SANAYİSİ İÇİN REKABET UYARISI

Analizde, AB-Hindistan serbest ticaret anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle Türkiye'nin özellikle otomotiv, makine ve teçhizat, kimya, tekstil ve tarım sektörlerinde daha yoğun rekabet baskısıyla karşı karşıya kalabileceği belirtildi. Hindistan'ın düşük maliyetli üretim avantajının AB pazarında Türk firmalarının rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.

Türkiye'nin Avrupa pazarındaki güçlü konumunu koruyabilmesi için Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, dijital ekonomi ve hizmetler alanında yeni açılımlar yapılması gerektiği kaydedilen analizde, Türkiye'nin ticaret politikasında daha proaktif ve çok boyutlu bir yaklaşım benimsemesinin önemine dikkat çekildi.

"TÜRKİYE KENDİ SERBEST TİCARET STRATEJİSİNİ GELİŞTİRMELİ"

Analizde, küresel ticaret sisteminin hızla değiştiği ve jeopolitik rekabetin arttığı bir dönemde Türkiye'nin kendi önceliklerine uygun ticaret politikaları geliştirmesi gerektiği belirtildi.

Gümrük Birliği'nin mevcut haliyle sürdürülebilir olmadığı değerlendirmesine yer verilen analizde, Türkiye'nin hem AB ile ilişkilerini yeniden tanımlaması hem de üçüncü ülkelerle daha proaktif ticaret ve yatırım stratejileri geliştirmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca yeni nesil serbest ticaret anlaşmalarının artık yalnızca ekonomik değil jeopolitik ve jeostratejik bir nitelik taşıdığı ifade edildi.

  • AB MERCOSUR
  • AB Hindistan
  • Gümrük Birliği