Myanmar tek bir Arakanlıyı almadı 

Türkiye’nin Nepido Büyükelçisi Divanlıoğlu, Bangladeş’teki kamplarda çok zor şartlarda yaşayan yaklaşık bir milyon Arakanlı Müslüman’ın Myanmar’a geri alınması gerektiğini vurguladı ve ekledi: BM ile Myanmar’ın içi için yapılan anlaşma var. Bu anlaşma ilerlemiyor, tek bir Arakanlı bile dönmüş değil.

16 Ağustos 2019 Cuma 00:53 - Güncelleme: 16 Ağustos 2019 Cuma 00:53
Türkiye’nin Nepido Büyükelçisi Kerem Divanlıoğlu, basın mensuplarına yaptığı açıklamada Türkiye’nin Arakan konusundaki tutumunun, sahada ve masada yürüttüğü aktif ve güçlü diplomasinin örneği olduğunu söyledi. Büyükelçi Divanlıoğlu, Türkiye’nin uluslararası alanda Arakanlı Müslümanlara (Rohingyalar) destek faaliyetlerine öncülük ettiğini, bu desteğin üç boyutta sürdürüldüğünü ifade etti. İlk boyutun, uluslararası platformlar olduğunu vurgulayan Divanlıoğlu, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı gibi uluslararası platformlardaki girişimlerde aktif yer aldığını dile getirdi. 
 
BAŞKAN DEVREYE GİRDİ
 
Divanlıoğlu, Türkiye’nin desteğinin ikinci boyutunun ‘sahadaki faaliyetler’ olduğunu belirterek, Türkiye’nin Myanmar’da sahada çok zorlu projeleri kendi kapasitesiyle yapan bir avuç ülkeden biri olduğunu söyledi. Divanlıoğlu, Arakanlı Müslümanlara verilen desteğin üçüncü boyutunun da ‘Myanmar ile diyalog’ olduğunu ifade ederek “Biz bütün bunları Myanmar yönetimiyle diyalog içinde yapabiliyoruz. Biz, onlara gidip ‘bu eksiklikleri gidermeniz, yanlış politikaları düzeltmeniz lazım’ diye doğrudan söyleyebiliyoruz” diye konuştu. Myanmar yönetimiyle üst düzey temasların da olduğuna değinen Divanlıoğlu, “Krizin en yoğun olduğu dönemde hatırlarsınız, Sayın Cumhurbaşkanımız, (Myanmar Dışişleri Bakanı ve Devlet Başkanlığından Sorumlu Devlet Bakanı) Aung San Suu Çi ile telefon görüşmesi yaptı. Bu, çok kritik bir görüşme oldu. Ondan sonra Suu Çi, Türkiye ile çalışmak istediklerini söyledi. Cumhurbaşkanımız da ‘Bizim gündemimiz insani, başka bir gündemimiz yok’ mesajını verdi. ‘Sorunun çözülmesini istiyoruz’ mesajının en üst düzeyde verilmesi çok kritik rol oynadı” ifadelerini kullandı. Arakan konusunda üç meselenin öncelikli olduğunu söyleyen Divanlıoğlu, birinci önceliğin, Bangladeş’teki kamplarda çok zor şartlarda yaşayan yaklaşık bir milyon Arakanlı Müslüman’ın Myanmar’a geri alınması olduğunun altını çizdi. 
 
DÖNÜŞE İZİN VERİLMEDİ
 
Divanlıoğlu “Myanmar söylemde, ‘Biz buna hazırız’ diyor. Bangladeş ile ikili anlaşması, BM ile de Myanmar’ın içi için yaptıkları anlaşma var. Bangladeş’le yapılan anlaşma ilerlemiyor, şu ana kadar tek bir Arakanlı bile dönmüş değil” dedi. BM ile anlaşmanın ise uluslararası toplumun ve Türkiye’nin yoğun girişimleri sonucu imzalandığının altını çizen Divanlıoğlu, bu anlaşma çerçevesinde Arakan’da toplumlar arası güvenin artırılmasının ve koşulların düzeltilmesinin amaçlandığını anlattı. Divanlıoğlu, söz konusu anlaşmanın ‘ağır da olsa ilerlediğini’, asıl meselenin, Bangladeş’teki insanların Myanmar’a dönmesi için gerekli koşulların sağlanması olduğunu vurguladı.
 
İkinci sınıf muamelesi 
 
MYANMAR ordusu ve Budist çetelerin soykırımına maruz kalan Arakanlı Müslümanlar daha önce de vatandaşlıktan atılma riskiyle karşı karşıya kalmıştı. Myanmar Dışişleri Bakanlığı Daimi Sekreteri Myint Thu, Arakanlı Müslümanlarla yaptıkları toplantıdaki açıklamasında, Myanmar hükümetinin Arakanlı Müslümanlar için ‘sonradan vatandaşlık verilmiş kişiler’ tanımlamasını dikkate alacağını söylemesi tepkilere neden olmuştu. Thu, Rohingyalılar doğrudan Myanmar vatandaşı olmasa da üçüncü tip vatandaşlık çerçevesinde ülkede ‘yasal şekilde’ yaşamalarına izin verileceğini belirtmesi üzerine Müslümanlar karara isyan etmişti. Özgür Rohingya Koalisyonundan Nay San Lwin de “Bizi yabancıymışız gibi sonradan vatandaşlığa teklifi, varlığımızı ve tarihimizi silmek anlamına geliyor” açıklamasında bulunmuştu. Söz konusu görüşmelerde Myanmarlı yetkililer bölgeye Rohingya demeyerek inkar politikası izlemişlerdi.

Seyhan Nehri yatağında hareketsiz halde bulunan kadın hastaneye kaldırıldı