1 Ağustos 2021 Pazar / 22 ZilHicce 1442
Gece modu

Vefat eden babaya en acıklı Babalar Günü Şiirleri! Ölen babaya Şiir!

Vefat eden babaya en acıklı Babalar Günü Şiirleri, babasını kaybedenler tarafından paylaşılıyor. Babalar gününü buruk geçirenler sosyal medyada babalarının fotoğrafları eşliğinde duygusal sözler ve Ölen babaya Şiirler paylaşarak bu günü onları anarak geçiriyor. Bugünü hüzünlü geçiren Babası vefat edenler için Ölen babaya Şiirler, Vefat eden babaya en anlamlı ve en acıklı Babalar Günü Şiirleri...

21 Haziran 2021 Pazartesi 09:44 - Güncelleme: 21 Haziran 2021 Pazartesi 09:44

Babalar Günü'nde vefat eden babası anısına şiirler paylaşmak isteyenler Ölen babaya Şiirler okuyarak bu günü buruk geçiriyor. Bir evlat için hangi yaşta olursa olsun babasız kalmak çok acı bir şeydir. Herkesin babasını andığı bu özel günde babası vefat edenler, Vefat eden babaya en acıklı Babalar Günü Şiirleri ile bugünün anısına paylaşımlar yapıyor. Ölen babaya Şiirleri haberimizde derledik. İşte Ölen babaya Şiirler ve hüzünlü paylaşımlar.

Baba demek her şey demektir. Babalarımızın varlığı gücümüzün öz kaynağıdır. Bir evlat için hangi yaşta olursa olsun babalar gününde babasız kalmak ,baba acısının ikiye katlanması demektir. Babası ölmüş olanların daha iyi anlayabileceği bu duygu insanın içini yakar. Bugünü hüzünlü geçiren Babası vefat edenler için en anlamlı babalar günü şiirleri...

ÖLÜM

Evimizde babamın taziye günü

Güneş bütün hışmıyla yükseliyor

evin tepesinde

Seviyordum, çok seviyordum

Yaradanda daraldı gömüt

Asi gizini seviyorum gömülüşün

Toprağın mahmur çehresini

Seviyorum bağrındaki otları ve çamuru.

Ey ateşin alevi eğer alacaksan

Buzları çatlatma, selamı titretme

Ateşin bağrı bir küre olacaksa

Yeri biz bekleyeceğiz ahret uyurken

Ateş yaşlı da olsa

Seninle döndü o eski şaşkınlık

Geçerli zamanla,

İşte güneş eski hatır günlerinde

İki göz kapağı altına battı çocuk

Oysa aynı çocuk ufku da gördü.

Evimizin üstünde parladı sessizlik,

suskunluk ağladı

Babam şimdi öldü. Kökler kuru.

Ve yıllar bitkin. (Adonis)

YOKLUĞUNDA

Yokluğunda;

Matem kokan saçlarımı dağıttım geceye

Yetim çiçekler gibi

Hasretin büyüdü kalbimde.

Biliyorum baba;

Serçeler göç etmez

Ve kar altında kalmaz umutlar

Biliyorum;

Hiçbir acı sonsuz değil

Puslu bir cam ardından bakıyor

En keskin ayrılıklar.

Gurbet değmiş türkülere,

Çalınmış çocukluğuma,

Dar yollara sığmayan hayallere

Emanetsin şimdi.

Bense dalgın sularda yüzüyorum,

Belli belirsiz gülümsüyorum

Sensizlikten çığ düşüyor

Vakt-i sehere

İçimi çize çize geçiyor hüzünlerim

Kader mi, değil mi bilmem ama

İçimde isyan var bu ayrılığa... (Lütfiye Sirka)

SEN BENDEN GİTTİN GİDELİ

Öyle ağırım ki kendime

Sen benden gittin gideli

Terim küs olmuş tenime

Sen benden gittin gideli

Öyle bıkmışım ki kendimden

Kurudum düştüm dalımdan

Sanki ruhum çıktı canımdan

Sen benden gittin gideli

Bir cefam var idi bin oldu

Aktı gözüm yaşı sel oldu

Yaz baharım döndü kış oldu

Sen benden gittin gideli. (Mazlum Çimen)

SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ?

Sizin hiç babanız öldü mü?

Benim bir kere öldü kör oldum

Yıkadılar aldılar götürdüler

Babamdan ummazdım bunu kör oldum

Siz hiç hamama gittiniz mi?

Ben gittim lambanın biri söndü

Gözümün biri söndü kör oldum

Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak

Söylelemesine maviydi kör oldum

Taşlara gelince hamam taşlarına

Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi

Taşlarda yüzümün yarısını gördüm

Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü

Yüzümden ummazdım bunu kör oldum

Siz hiç sabunluyken ağladınız mı? (Cemal Süreyya)

BABA

Sığmazsın bilirim bir kaç mısraya,

anlatmak isterim seni dünyaya,

acelen neydi ki uçtun semaya,

mezarının başında ağlarım baba.

Gururu, sevgiyi senden öğrendim,

mis gibi kokunu özledim baba,

bu kadar genç yaşta ölmemeliydin,

hasretin ciğerimi deliyor baba.

Bu kadar acıya nasıl dayandın?

Sabırlı olmayı öğrettin baba,

bu koca dünyaya neden sığmadın,

geride bıraktın bizleri baba.

Hastane yolları kaderin oldu,

yanında biz varız üzülme baba,

o kanser illeti ecelin oldu,

Mevla'dan ümitler kesilmez baba.

Sen gittin kimsemiz kalmadı şimdi,

bizi terketmeye hakkın yok baba,

dostum dediklerin düşmandır şimdi,

iyi ki namerdi görmedin baba.

Ağlarım gizlice sensiz günlerde,

faydasız, bilirim ağlamak baba,

yaşamak isterdin sen de bizlerle,

sensizken mutsuzuz inan ki baba.

Sigaran elinde, kaşların çatık,

nasıl da sevgini gizlerdin baba,

bir dilim ekmeğe soğanı katık,

çayı da çok fazla severdin baba... (Şenol Mersin)

AYRILIĞIN VAKTİ MİYDİ BABA?

Söyle

Üşüyor musun baba

Kar düşerken üstüne

Yüreğin de ıslanıyor mu baba?

Gitme

Bırakıp gitme demiştim baba

Gittin; ...

Yüreğime bir kara diken ekledin

Korkuyorum baba

Ya yağmur yağarsa

Ya silinirse semaya düşen silüetin

Sabahlara nasıl kavuşurum baba

Unutma

Karanlıklar basarsa dünyamıızı baba

Bıyık altından bir ince tebessüm at

Belki gökkuşağı oluşur,

Aydınlığa kavuşuruz

Unutmadan baba:

Özlemlerin karışırsa mehtaba,

Göz kırp yıldızlara

Ceylanlarının suretlerini getiririm sana baba

Dön

Tâ içre her lahza tutuşuyor bedenim

Desemki; hafakanlardayım

Gelmez misin baba?

Varlığına tam da bu kadar muhtaçken

Şimdi ayrılığın vakti miydi baba (Kerem Bozkuş)

BABAM

Hatırımda yok sesi ve yüzü

Sanki masallarda yaşamış biri

Köyümüz en mutlu günlerin yeri

Köydeki teyzeler mutluluğun şahidi

Ortak anılarımız, tanıdıklarımızla kaybolup gitmiş

Hala kulaklarımda, bana söylediğin "oğlum" sesi,

Yaşamımda boynumun büküklüğümün sebebi

Hayatta daha karamsar oluşumun nedeni,

Eksik duygularımın göçüp gitmiş sahibi "Babam" dır.

SEN GEL

Kuşların

Kanatları var uçuyor

Atlar dört nala koşuyor

Balıklar bile

Hızla yüzüyor

İstediği yere

Ben

Akvaryumda balığım

Kafeste kuş

Evin içinde

Sakin sakin uyuyan kedi

Sana gelemiyorum işte

Ne olur

Artık sen gel

Babacığım (Cafer Tayyar Taşyürek)