25 Şubat 2021 Perşembe / 13 Recep 1442
Gece modu

YÖK Başkan Saraç üniversite giriş sisteminin değiştirileceğini açıkladı

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, üniversite giriş sistemine ilişkin, 'Şu an uygulanmakta olan giriş sistemi iki aşamalı olarak gerçekleştirilmekte. Sınavların ilki mart, diğeri haziran ayında ve toplam 5 gün sürmektedir. Neredeyse 4 aya yayılan bu durum lise eğitimini olumsuz etkilemektedir. Yeni düzenleme ile sınavı bir hafta sonunda başlayıp bitirmeyi planlamaktayız.' dedi.

AA26 Eylül 2017 Salı 07:00 - Güncelleme: 26 Eylül 2017 Salı 15:27

Saraç, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen "2017-2018 Akademik Yılı Açılış Töreni"ndeki konuşmasında, üniversitelerin yeni eğitim yılına başladığı bugün üniversite giriş sınavlarına da kısaca temas etmek istediğini dile getirdi.

Yükseköğretimin dünyanın her yerinde dinamik ve canlı olduğuna işaret eden Saraç, bunun özellikle son 10 yılda Türkiye'de de sürekli genişleyen ve büyüyen bir yapıda olduğunu vurguladı.

Saraç, şöyle konuştu:

"Dolayısıyla bu durum, belli zaman aralıklarında birtakım değişiklikleri tabii olarak gündeme getirmektedir. Türkiye'nin içinde bulunduğu şartlarda bugün için sosyal adalet ve fırsat eşitliği bakımından üniversiteye sınavsız geçiş mümkün olmamakla birlikte giriş sisteminde aksayan tarafları giderecek, sınav stresini azaltacak, karmaşıklıktan uzak, daha yalın ve sade bir sistem için gerekli düzenlemenin Türkiye'ye kazandırılmasının kaçınılmaz olduğu da bir gerçektir."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın defaatle söylediği gibi, eğitim öğretimin bütün kademelerinde öğrenciler üzerinde sınav stresini azaltmanın gerekliliğini dile getiren Saraç, "Zira bunun eğitim öğretimin niteliği üzerinde olumsuz tesirlerini görüyoruz." dedi.

Saraç, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Şu an uygulanmakta olan giriş sistemi iki aşamalı olarak gerçekleştirilmekte. Sınavların ilki mart, diğeri haziran ayında ve toplam 5 gün sürmektedir. Neredeyse 4 aya yayılan bu durum lise eğitimini olumsuz etkilemektedir. Yeni düzenleme ile sınavı bir hafta sonunda başlayıp bitirmeyi planlamaktayız.

Diğer önemli değişiklik ise puan türlerinde gerçekleşecek. Şu an var olan 18 puan türü aslında programların aradığı yeterlilikleri sağlamak açısından önemli bir işlev görmekte ise de bu kadar puan türü, yönetilmesi gereken süreci zorlaştırmakta. Ayrıca bazı programlar için aday havuzunu daraltmakta, buna ilaveten bazı puan türleri arasında da akademik farklılık, zaten çok az olarak ortaya çıkmakta. Bundan dolayı bu 18 puan türünü de azaltmaya gidiyoruz. Bunlar, çok az sayıda adayın girdiği dil puanı dışında temel olarak sayısal, sözel ve eşit ağırlık puan türleri olacak fakat her bir puan türünde temel Türkçe ve temel matematiğin katkısı bulunacak. Yeni sistemde önemli bir değişiklik de şu olacak, Türkçe ve matematik, bu sınavın merkezinde olacak."

Saraç, "Üniversite eğitimine, bütün branşlardaki eksikliklerin olumsuz etkileri olmakla birlikte özellikle bu iki daldaki eksiklik, sonraki yıllarda telafisi en güç olanlarıdır. Bu, diğer müfredatın sorulmayacağı anlamına da asla gelmemelidir. Milli eğitim müfredatı daha önce olduğu gibi yine sınavda sorgulanmaya devam edecek." vurgusu yaptı.

"Ailelerimiz ve öğrencilerimiz, asla tedirgin olmasınlar"

Üniversite sınavlarının milyonlarca kişiyi etkilediğine işaret eden Saraç, şöyle konuştu:

"Milyonlarca öğrenciye ve ailelerine belirtmek isterim ki, ailelerimiz ve öğrencilerimiz, asla tedirgin olmasınlar, endişeye kapılmasınlar. Sorular, aynen eskisi gibi milli eğitim müfredatından sorulacak. Öğrencilerimiz, çalışma yöntemlerini değiştirmesinler, sadece sıkı sıkıya derslerine sarılsınlar. Yeni düzenleme ile sınavı öğrencilerimiz, aileleri, rehber hocaları ve bu sistemi yöneten bizler için daha yalın, daha sade ve daha sistemli, yönetilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Yapmak istediğimiz aynen budur."

Yekta Saraç, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, tüm projelerde ve hedeflere yürüdükleri yolda desteğinden güç aldıklarını ifade ederek, açılış töreninin Külliye'de gerçekleştirme imkanından onur duyduklarını dile getirdi.

Saraç, tüm üniversitelerin, Türkiye'nin yer aldığı zor coğrafyada, Türkiye Cumhuri?yeti'nin güçlü ve gururlu duruşunu destekleyecek altyapı ve iş gücünü üretme, bilimsel ve teknolojik gelişmenin merkezi olma bilincinde olduğunu kaydetti.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra üniversitelere yerleşmiş terörist yapının yarattığı tahribatın giderilmesi çalışmalarında önemli yol aldıklarını dile getiren Saraç, üniversitelerde güven ve huzur ortamının yeniden tesis edildiğini söyledi.

"Üniversiteleri?n, ülkemizin idealleri, hedefleri ve değerleri ile örtüşen biçimde attığı tüm adımların planlı ve ülke kaynaklarını verimli kullanmak kaydıyla evrensel akademik standartlara uygun olmalarını içtenlikle önemsiyoruz." diyen Saraç, YÖK olarak bu konuda somut hedefler koyduklarını kaydetti.

Saraç, Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması Projesi, 100/2000 YÖK Doktora Projesi, Mühendislik ve Temel Bilim alanlarına yönelik YÖK destekleri, YÖKDİL ve ALES sınavlarının, köklü değişikliklerle yeniden düzenlenmesi gibi ana projelerin gündeme alındığını anımsatarak pek çoğunun sonuçlandırıldığını vurguladı.

Temel bilimlere üstün başarı sınıfı

Saraç, üniversiteye girişte bu yıl temel bilimlerin yüzde yüz başarıya ulaştığını belirterek, "Bu yıl temel bilimlere has üstün başarı sınıfları oluşturduk. Özel bir müfredatla farklı müfredatla farklı üniversitelerin hocalarından ders alacak bu sınıfın öğrencileri." dedi.

Milletin temsilcileri ve karar alıcılarıyla ortak çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Saraç, TBMM komisyonları ile etkin, verimli bir iş birliği ve müzakere süreci geçirdiklerini kaydetti.

Uluslararası ilişkiler alanında da akademik, stratejik ve istihdama yönelik iş birliği ziyaretleri gerçekleştirdiklerini dile getiren Saraç, Haziran 2017'de yükseköğretim politikalarında köklü yapılanmalara yönelik YÖK'ün tekliflerinin uygun görülmesi ve TBMM'de kabulleriyle Türk yükseköğretim sisteminde yapılan devrim niteliğindeki bir dizi değişimin, YÖK'ün diğer önemli adımı olduğunu söyledi.

"Araştırma üniversiteleri"

2017-2018 akademik yılı içinde öne çıkan başlığın, geçen yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önemini vurguladığı "Araştırma üniversiteleri" olduğunu dile getiren Saraç, "Araştırma üniversiteleri, akademinin, genç kuşakları, ülke kalkınmasına kazandırması sürecinde, Cumhuriyet tarihimizde gerçekleşen kazanımların daha ileriye taşınması hedefimizin temel fazıdır." şeklinde konuştu.

Saraç, şunları kaydetti:

"Bilim ve teknoloji alanında yönlendirici olan, bilim ve teknoloji ithal eden değil, bilim ve teknoloji merkezleri iken cazibe alanı haline gelen üniversiteler için sistemli ve kararlı adımlar atıyoruz. Bu üniversiteler ülkemizin dünyada bağımsız duruşunun, mazlumu koruma azminin ve dünyayı daha iyi bir yer kılma arzusunun mihenk taşı olacaktır. Bugün ilan edilecek, 10 araştırma üniversitesi ve motivasyon kaynağı olacak 5 aday araştırma üniversitesi, ülkemizin geleceği için önem taşıyan projenin ilk büyük adımdır."

58 devlet üniversitesi araştırma üniversitesine aday oldu

Araştırma üniversitesi belirleme sürecinde 58 devlet üniversitesinin niyet beyanında bulunduğunu, ilk aşamada araştırma üniversiteleri kriterleri ile nesnel göstergelere göre puanların hesaplandığını aktaran Saraç, 25 üniversite belirlendiğini söyledi.

İkinci aşamada ise başvuran kurumun "Araştırma Üniversitesi Olma Talebi Kapsamında Hazırlamış Olduğu Öz Değerlendirme Raporu"nun dikkate alındığını belirten Saraç, bu aşama sonunda da 19 üniversitenin tespit edildiğini anlattı.

Saraç, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, TÜBİTAK, Kalite Kurulu, devlet ve vakıf üniversite temsilcilerinden oluşan bir jürinin, rektörlerin ve üniversitelerin üst yönetimi ile bir mülakat gerçekleştirdiğini ve süreci nihayetlendirdiğini dile getirdi.

Saraç, "araştırma üniversitesi" kavramına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Araştırma üniversitesi, misyonunu ve stratejik yol haritasını belirlemiş ve üniversitenin çalışma disiplinini bu plana uygun biçimde yürütebilen bir kurumdur. Bu süreçte üniversite, yalnızca araştırma başlığında mükemmeliyeti amaçlamaz, eğitim ve bilginin üretimi, aktarımı ve paylaşımında da en iyiyi hedefler. Üniversite öğretim üyesi ders dışında da araştırma faaliyetlerine öğrenci dahil ederek eğitimin kapsamını ve katkısını artırır."

Doktora eğitiminin önemine de vurgu yapan Saraç, "Daha iyiyi hedefliyorsak, dünya bilim tarihinde bir iddiayı sürdürüyorsak iyi bir doktora eğitimini, bu eğitimde çeşitliliği ve bilim üretiminde etkin üniversitelerin standartlarını uygulamak zorundayız." dedi.

"Araştırma üniversiteleri" kavramının etkin inşasında beklenen performansın elde edilebilmesi için ihtiyaç duyulan kaynakların uygun destek programları ile sağlanması ve kaynakların en iyi şekilde yönetilmesinin, öncelikli olduğunu dile getiren Saraç, uluslararasılaşmanın ise bu noktada devreye giren en önemli politika olacağını söyledi.

Saraç, son üç yılda yeni YÖK'ün bakan düzeyinde imzaladığı uluslararası mutabakat sayısının 32 yılda imzalanan mutabakat sayılarının neredeyse iki katı olduğunu belirterek, "Türkiye'de ilk defa uygulamaya koyduğumuz yeni bir konsept ile yabancı uyruklu öğrencilere burs verilmeye başlandı, artık YÖK olarak uluslararası araştırma projelerine imza atıyoruz, hedef ülkeler seçiyoruz, amaçlara yönelik anlaşmalar yapıyoruz. Bütün bu çalışmalar, ülkemizin dış alemde görünürlüğüne ve gücüne önemli katkılar sağlayacaktır." diye konuştu.

Yabancı uyruklu öğrenci sayısında bu yıl artış oldu

"Yabancı uyruklu öğrenci sayısında gerileme yaşanacağına" yönelik değerlendirmeler olduğunu belirten Saraç, ellerindeki yeni verilere göre, geçen yıla oranla yabancı uyruklu öğrenci sayısında artış gerçekleştiğini kaydetti.

"Ecdadımızın 'Marifet iltifata tabidir' sözünü hatırlayarak, bugün burada devletinin ve ülkesinin güçlü yarınlarına katkı sunacak olan çalışmaları ödüllendirmek istedik. Vereceğimiz ödüller aşk ile dolu olduğumuz vatanımız için çalışan akademinin her ferdinin kıymetini bildiğimizin sade bir nişanesidir." vurgusu yapan Saraç, YÖK Üstün Başarı Ödüllerinin, bireysel ve kurumsal olmak üzere iki ana başlık altında verildiğini dile getirdi.

Saraç, bireysel dalda, fen ve mühendislik bilimleri, sağlık bilimleri, sosyal ve beşeri bilimler alanlarında verilecek "Yılın Doktora Tezi Ödülü"ne ilişkin değerlendirmenin, tezin bilimsel ve yenilikçi yönü, özgün olmasının yanı sıra tez sonuçlarının ekonomik, sosyal, kültürel ve diğer katkıları göz önüne alınarak yapıldığını söyledi.

Öğrenci ve hoca birlikte ödüllendirilecek

YÖK olarak bu ödüllerde de bir yeniliğe gittiklerini kaydeden Saraç, hoca-talebe ilişkisine dikkat çekmek, bu konuya ehemmiyet verildiğini göstermek için, doktora öğrencisinin ve danışman hocasının birlikte ödüllendirilmesinin kararlaştırıldığını vurguladı.

Saraç, kurumsal alanda ise "Topluma Hizmet", "Uluslararası İş birliği", "Üniversite-Sanayi İş birliği" ile "Yerel Kalkınmaya Katkı" olmak üzere dört kategoride ödül verileceğini belirtti.

Saraç, tüm ödüllerin diğer çalışmaları ve iş birliklerini teşvik etmesini diledi.

"Akademimiz hızla değişen dünyanın yaşadığı zorlukların aşılmasında, ülkemizin kalkınma yolundaki ciddi gayretlerine destek olma konusunda kararlıdır. Bu konuda da devletimizin tüm kurumlarına desteğe hazırız." ifadesini kullanan Saraç, sanayi ile iş birliğini geliştirme, insanlığın sorunlarına çözüm üretme, bilim ve teknolojinin sayılı merkezleri olma iddiasındaki üniversitelerin çoğaldığını görme temennisinde bulundu.