24 Mayıs 2024 Cuma / 17 Zilkade 1445

TBMM'de 10 ilde OHAL ilanı görüşmesi! Fuat Oktay Genel Kurul'u bilgilendirdi

TBMM Genel Kurulda depremden etkilenen 10 ilde OHAL ilan edilmesi oylanması öncesinde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 'Girmediğimiz il ve ilçe kalmamıştır. Çadır kentler oluşturulmuş, KYK, yurt, pansiyonlar barınma ve beslenme amaçlı kullanılmıştır. Yaraları en hızlı şekilde sarmak ve şehirlerimizi yeniden ihya etmek için OHAL'in hayati bir karar olduğuna inanıyoruz. Bu büyük afetin yaralarının sarılması için Meclis'imizin OHAL ilanına destek vererek milletimizin, devletimizin yanında olacağına inancımız tamdır.' dedi.

AA9 Şubat 2023 Perşembe 14:16 - Güncelleme:
TBMM'de 10 ilde OHAL ilanı görüşmesi! Fuat Oktay Genel Kurul'u bilgilendirdi

TBMM Genel Kurulu'nda, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 10 ilde olağanüstü hal (OHAL) ilanıyla ilgili Cumhurbaşkanı Kararı'na ilişkin tezkere üzerinde görüşmeler sürüyor.

Hükümet adına konuşan Oktay, depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına ve millete başsağlığı ile sabır diledi; depremde hayatını kaybeden AK Parti Adıyaman Milletvekili Yakup Taş için TBMM Genel Kurulu'na ve yakınlarına taziyelerini iletti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Türkiye'nin, 6 Şubat pazartesi günü saat 04.17'de Kahramanmaraş Pazarcık'ta 7,7 büyüklüğünde ve aynı gün saat 13.24'te Kahramanmaraş Elbistan'da 7,6 büyüklüğünde meydana gelen iki büyük depremle sarsıldığını hatırlattı.

Odak derinliği yaklaşık 7 kilometre ve sığ odaklı bir deprem olduğunu anlatan Oktay, bunların Türkiye'nin son 100 yılda yaşadığı en büyük depremler olduğuna dikkati çekti. Fuat Oktay, şunları kaydetti:

"Art arda oluşan bu depremler ülkemizin her yerinde olduğu gibi etrafımızdaki birçok ülkede de hissedilmiştir. Yaklaşık 110 bin kilometrekare bir alanı etkileyen ve çok büyük bir yıkıcı etkisi olan bu depremler, 10 ilimizde çok geniş bir alanda can kaybına ve yaralanmalara neden olmuş, çok sayıda bina hasar görmüş ve yıkılmıştır. Hatta 11 de diyebiliriz buna, yine can kayıplarından ve etkilenen bazı bölgelerden dolayı. 110 bin kilometrekare, Avrupa'da birçok ülkenin yüzölçümü kadar veya ondan daha büyük bir alanı teşkil etmektedir. Bu deprem, Anadolu coğrafyasının son 2000 yıllık tarihçesinde 1668 Büyük Anadolu depremi ve 1939 Erzincan depreminden sonra meydana gelen en büyük üçüncü depremidir."

Oktay, depremlerin, Türkiye'nin en önemli aktif fay zonlarından biri olan Doğu Anadolu Fay Zonu'nun iki ayrı kolu üzerinde meydana geldiğini, bu depremler sonucunda yerkabuğunun yaklaşık 400 kilometrelik bir hat boyunca kırıldığını ve 3-4 metre yer değiştirdiğini belirterek, "Bu etki sahada demir yolu rayları, kara yolu ve benzeri birçok yapıda belirgin şekilde gözlemlenmektedir. Ana depremler sonrasında şu ana kadar farklı büyüklüklerde 1300'den fazla deprem meydana gelmiştir. Bu depremlerin 325'i 4 ve üzeri büyüklüktedir. Yine 3'ü 6 ve üzeri büyüklükte, eğer şu an itibarıyla veriler değişmediyse, 24 civarı da 5-6 arasında. Bu artçı deprem aktivitesinin daha uzun bir süre bölgede etkili olması beklenmektedir." diye konuştu.

- "DEVLETİMİZ VE HÜKÜMETİMİZ, TÜM KURUM VE KURULUŞLARIYLA CANSİPARANE BİR MÜCADELE BAŞLATTI"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, sadece iki büyük depremle değil aynı zamanda zorlu kış şartlarının getirdiği her türlü olumsuzlukla da mücadele etmek zorunda kalındığına işaret ederek, bu büyük felaketin gerçekleştiği ilk anda, saat 04.17'de, Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi müdahale çalışmalarına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında devletin ve hükümetin, tüm kurum ve kuruluşlarıyla cansiparane bir mücadele başlattığını ifade etti.

Depremden etkilenen illerde bakanların afetle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetlere nezaret ederken, kendilerinin de Ankara AFAD merkezinde tüm afet bölgesindeki çalışmaların koordinasyonunu yürüttüklerini dile getiren Oktay, "Sayın Cumhurbaşkanımız arama kurtarma çalışmalarını anbean bizzat, sadece takip etmiş değil, yönetmiş, dün ve bugün de deprem bölgesine giderek çalışmaları yerinde takip etmiştir." dedi.

Fuat Oktay, depremde yaşamını yitiren ve yaralanan vatandaşlara ilişkin son verilere değinerek, "Ne yazık ki, üzülerek ifade ettiğimiz can kayıpları boyutunda baktığımızda şu ana kadar 14 bin 351 kimliğini belirlediğimiz can kaybı mevcut. Enkazlardan çıkarılanlar da buna dahil, yaralı olarak 63 bin 794 vatandaşımız kurtarılmıştır. Yıkılan bina sayısı 6 bin 444'tür." bilgisini paylaştı.

Arama kurtarma faaliyetleri çerçevesinde sahada 24 bin 727 arama kurtarma personelinin fiilen çalışmalarına devam ettiğini anlatan Oktay, "Bunların içerisinde 5 bin 125 kişi, Türkiye'ye afetle mücadele çerçevesinde yardım teklifinde bulunan ülkelerden katılan arama kurtarma ekipleridir. Sahaya baktığımızda, arama kurtarma ekiplerinin dışında çok sayıda gönüllülerimiz, yerel yönetimlerimiz, sağlık personelimiz, güvenlik personelimiz, Emniyet güçlerimiz, Silahlı Kuvvetler personelimiz de bizzat faaliyet göstermektedir. An itibarıyla 113 bin 318 kişi fiilen afet bölgesinde çalışmalarını sürdürmektedir, görevlendirilmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

- "SAHADA 10 BİN 363 İŞ MAKİNESİ GÖREV YAPIYOR"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, iş makinelerinin önemine işaret ederek, ilk andan itibaren bölgeye iş makinelerinin sevkinin başladığını ve bunları yakından takip ederek ihtiyaç duyulan yerlere sevk ettiklerini vurguladı. Oktay, "Toplam şu an sahada 10 bin 363 iş makinesi görev yapmaktadır. Türkiye'deki araç takip sistemi olan iş makinelerinin yaklaşık üçte biri fiilen bölgede çalışmaktadır. Şu anda sahada fiilen faaliyet gösteren vinç sayısı 920'dir, ihtiyacı olan yerlere de yine kaydırıyoruz." ifadesini kullandı.

Çok farklı iş makinelerinin de sahada çalışmalarda yer aldığını aktaran Oktay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Afetin olduğu ilk anda bir sıkıntımız vardı, bölgesel bazda da Türkiye genelinde de o günlerde hava şartları oldukça bozuktu, havadan ikmal noktasında ikincil afetleri yaşamamak için helikopterleri kullanamadık. Sahada çok yoğun tipi olan bölgeler vardı. Aynı zamanda Nur Dağı'nda da afetten kaynaklı hasar vardı, karadan götürmek istediğimiz için, yoğun trafik sıkışıklığı nedeniyle geçişlerin engellendiği bir dönemi yaşadık ilk anda. Ama ona rağmen sahaya, bütün imkanları yığmaya çalıştık. Özellikle havalimanının açık olduğu bölgelerde havalimanından doğrudan uçaklarla gittik ama helikopterleri ilk etapta kullanmayla ilgili sıkıntımız vardı. Hava araçları bizim için önemliydi. Şu an itibarıyla 81 uçak ve 79 helikopterle fiilen havayı çok yoğun şekilde değerlendiriyoruz. Sadece uçakların sorti sayısı 1122, helikopterler gece ve gündüz faaliyet içerisinde zaten. İskenderun Körfezi dahil o bölgede, tahliye de iş makinelerinin sevki de oradaki yangının söndürülmesi de dahil birçok alanda 22 adet gemiyi fiilen kullanıyoruz."

Hükümet adına konuşan Oktay, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından ilk andan itibaren beslenme faaliyetlerini devreye sokmaya çalıştıklarını söyledi.

Dün ve bugün itibarıyla girilmeyen il ve ilçenin kalmadığını bildiren Oktay, "Şu anda yoğun şekilde köylere müdahaleye çalışıyoruz. Tipiden kaynaklı ulaşılamayan yerler olursa helikopterleri de özellikle bunun için yoğun kullanmaya başladık." diye konuştu.

Oktay, 1,5 milyondan fazla battaniye ile 100 bini aşkın çadırın afet bölgesine ulaştırıldığını açıkladı.

İl bazında çadır kentlerin oluşturulduğunu anlatan Oktay, tüm yurtlar, pansiyonlar, öğretmenevleri ve ilgili bütün yerlerin, geçici barınma ve beslenme amaçlı kullanıldığını, buralarda şu anda 500 binin üzerinde vatandaşın barındırıldığını ifade etti. Oktay, geçici barınmadaki vatandaşların toplamının 750 bini aştığını bildirdi.

Afet bölgesinin dışına tahliyeyi ısrarla teşvik ettiklerini belirten Oktay, bu amaçla bölgenin dışında ilk etapta 1 milyon 100 bin geçici barınma merkezinin aktif hale getirildiğini aktardı.

Tahliyeyle alakalı bir mekanizmanın oluşturulduğunu, bu kapsamdaki yerlerin belirlenerek ilan edildiğini söyleyen Oktay, buralara isteyenlerin kendi imkanlarıyla gidebileceğini, isteyenlerin de karadan, havadan ve denizden nakledilmesine ilişkin çalışmaların başladığını kaydetti.

- "LOJİSTİĞİ ETKİLEYECEK KAPALI YOLUMUZ YOK"

Ulaştırma konusunda ilk etapta Nurdağı'nda bazı sıkıntıların yaşandığını anlatan Oktay, bu konuya ciddi şekilde odaklandıklarını, sonrasında afet bölgesine lojistik desteği sağlayacak tüm yolların açıldığını vurguladı.

"Yolların sıkıntılı, tek şeritli, kontrollü geçiş de olsa açılmasını zorladıklarını" söyleyen Oktay, "Nurdağı bunun örneklerinden. An itibarıyla lojistiği etkileyecek kapalı yolumuz yok." dedi.

Hatay Havalimanı dışındaki havalimanlarının tamamının açık olduğunu ve faaliyetlerine yoğun şekilde devam ettiğini dile getiren Oktay, "Hatay Havalimanı'nda onarım çalışmaları başladı. En geç bir hafta içinde onarımı tamamlanacak." diye konuştu.

Afet bölgesinde bulunan 10 bin civarındaki mobil baz istasyonundan yaklaşık 4'te 1'inin hasar gördüğüne değinen Oktay, bölgeye yoğun şekilde jeneratör iletildiğini, kesintisi olan elektriklerin devreye alınması ve mobil baz istasyonların da sevki ile haberleşmenin, afet yönetimini etkileyemeyecek boyutta olduğunu ve normale dönmeye başladığını kaydetti.

Doğal gaz ana iletim hatlarında 9 yerdeki kırılma ve ağır hasarın tamamının onarıldığını belirten Oktay, "Hatay, Kahramanmaraş, Gaziantep'e doğal gaz verilemiyordu, Adıyaman'a da tedbir amaçlı verilmiyordu. Dün akşam itibarıyla tamamladık ve dün akşamdan itibaren ikincil afetlere sebebiyet vermeyecek şekilde, kontrollü şekilde doğal gaz verebilecek konumdayız ve vermeye başladık. Ümit ediyoruz ki kontroller tamamlanıp tamamına doğal gaz veriyor olacağız." ifadelerini kullandı.

- "AKARYAKITI SIKINTI BOYUTUNA DÖNÜŞMEYECEK ŞEKİLDE YÖNETTİK"

Akaryakıt konusunda afet bölgesinde trafikteki sıkışıklıktan kaynaklı ciddi tedbirler almak durumunda kaldıklarını anlatan Oktay, "Akaryakıt sıkıntısını, çok ciddi bir sıkıntı boyutuna dönüşmeyecek şekilde yönettik. Gerek seyyar tankerler gerekse diğer tankerlerle bölgeye yoğun akaryakıt sevkiyatı devam ediyor. Gerektiğinde eskortla bunları geçiriyoruz." bilgisini paylaştı.

Oktay, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı eliyle psikososyal desteklerin de devam ettiğini aktardı.

Bölgeyi rahatlatma kapsamında "afet bölgesi" kararı aldıklarını anımsatan Oktay, "OHAL kararı almak üzere de bugün huzurlarınızdayız." dedi.

Sağlık açısından hastanelerin yoğun destek verdiğini belirten Oktay, "Hasar olan hastanelerde dışarıda, sahra veya daha küçük çaplı hastaneler faaliyete alındı. Orada bir sorun yaşamıyoruz. Ağır hastalar da hava ambulanslarıyla afet bölgesi dışına çok hızlı şekilde tahliye edildiler, edilmeye de devam ediliyor." diye konuştu.

İlk etaptaki ihtiyaçları karşılamak için hane başına 10 bin lira destek sağlamaya başladıklarını belirten Oktay, "Bu, tüm afet bölgesini kapsayacak. Afetle mücadelenin sonuna kadar 100 milyar lira kaynak ayırmış durumdayız. Şu anda ilk müdahale çalışmaları devam ediyor, arama kurtarma çalışmaları tamamlandıktan sonra; enkazların hızlı şekilde temizlenmesi, kaldırılması, geçici barınma olayının tamamlanması, eş zamanlı olarak da kalıcı konutların, barınma hizmetlerinin yerine getirilmesi... Dolayısıyla 100 milyar liralık kaynak burada değerlendirilecek. Bu kapsamda yardım talebinde bulunan çevrelere, kişilere AFAD'ın hesapları tavsiye edildi." bilgisini verdi.

- "OLAĞANÜSTÜ DURUMLAR, OLAĞANÜSTÜ TEDBİRLERİN ALINMASINI GEREKTİRİR"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, depremin yaşandığı 10 ili, "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" ilan ettiğini hatırlatan Oktay, Erdoğan'ın, arama kurtarma faaliyetlerinin ve sonrasındaki çalışmaların süratle yürütülebilmesini temin için Anayasa'nın 119. maddesine dayanarak 3 ay süreyle OHAL ilan etme kararını kamuoyuyla paylaştığını aktardı.

Olağanüstü durumların, olağanüstü tedbirlerin alınmasını gerektirdiğini vurgulayan Oktay, şöyle konuştu:

"Olağanüstü bir yönetim düzeninin gerekli olduğu doğal afet, tehlikeli salgın, hastalık ve kamu düzenini tehlike altına sokan yaygın şiddet vakaları gibi durumlarda başvurulan OHAL uygulamasında amaç, yaraların en hızlı şekilde sarılması. Biz de zaten şu anda yaraların en hızlı şekilde sarılmasıyla ilgili her türlü imkanı seferber etmiş durumdayız. Acil ve hayati ihtiyaç malzemelerinin karşılanması, afet bölgesinde yıkılma riski olan binaların bulunduğu alanlara girişin sınırlandırılması, tehlike arz eden binaların yıkılması, zaruri ihtiyaçlarının dağıtımının düzenlenmesi gibi zorunlu işler OHAL yönetimiyle kolaylıkla ve hızlıca sağlanabilecek. Mülki idare amirleri; tedavi, kurtarma, yedirme, giydirme ve barındırma gibi işlerde, bu gibi işlerin gerektirdiği acil satın almaları ve kiralamayı doğrudan yapabilecekler. Konaklama tesislerinin OHAL gereklerine göre kullanılabilmesi OHAL kapsamında mümkün olabilecek. Krizin, afetin boyutları göz önünde bulundurularak depremin yıkıcı etkisi; ağır kış şartları, doğrudan etkilenen il sayısı ve nüfusa göre üç aylık süreyle belirlendi."

Demokratik hukuk devletlerinde olağanüstü durumların yönetiminin, hukukun izin verdiği olağanüstü yönetim usulleriyle gerçekleştiğine dikkati çeken Oktay, şunları kaydetti:

"Daha önce birçok ülkede, buna ABD, Kanada ve Filipinler de dahil, bunlar gibi birçok ülkede doğal afetler sonrası OHAL ilan edildi. Ülkemizde de OHAL afetten etkilenen illerle sınırlı tutularak Meclisimizin onayına, sizlerin onayına sunuldu. Tek hedef, afet yönetimi sürecinde, en çabuk ve en etkili şekilde, her anlamda, insanımızın, afetzedemizin yardımına koşabilmek. Yaraları en hızlı şekilde sarmak ve şehirlerimizi yeniden ihya etmek için olağanüstü hal durumunun hayati bir karar olduğuna inanıyoruz. Yaşadığımız bu büyük felaketin üstesinden devlet, millet el ele vererek geleceğiz, bu acı günlerimizi inşallah süratle geride bırakacağız.

Yaşanan bu büyük afetin yaralarının sarılması için yüce Meclisimizin, OHAL ilanına destek vermek suretiyle milletimizin ve devletimizin yanında olacağına inancımız tam. Tüm kurum ve kuruluşlarımız imkan ve kabiliyetleriyle vatandaşlarımızın yanında, hizmetinde. Arama kurtarma çalışmaları yapan görevli ve gönüllüler başta olmak üzere alanda emek veren sağlık görevlilerinden güvenlik görevlilerine, gönüllülere, sivil toplum örgütlerine, yerel yönetimlere, herkese ve 85 milyona, tek yürek deprem bölgemiz için dua eden milletimize şükranlarımızı sunuyoruz."