Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Türk Delegasyonu ev sahipliğinde Avrupa Konseyi binasında açılan sergi, AKPM'nin kış oturumu süresince 30 Ocak'a kadar ziyaret edilebilecek.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde düzenlenen "Türkiye Dokuma Atlası" projesi kapsamında hazırlanan sergiye, AKPM Türk delegasyonu üyeleri ve çok sayıda ülkenin milletvekilleri katılım gösterdi.
"Türkiye Dokuma Atlası" projesi kapsamında doğal lifler ve yerel ham maddelerle doğaya saygılı bir şekilde üretilen rengarenk dokumalar sergide yer aldı.
Dokumacılıkta kullanılan doğal pigmentlerin ham maddelerinin örneklerinin de yer aldığı sergide, minyatür dokuma makineleri, ziyaretçilerin dikkatini çekti.
Sergide, mekik gibi geleneksel üretim yöntemlerinde kullanılan eşyalar tanıtılırken, ehram ve Ankara Sof Kumaşı dahil geleneksel kumaşlarla tasarlanan elbiseler de sergilendi.
"SON DERECE ANLAMLI"Etkinlikte, serginin açılışı vesilesiyle Emine Erdoğan'ın mesajı okundu.
Emine Erdoğan mesajında, bu serginin Anadolu'nun yüzyıllara dayanan ve köklü dokumacılık geleneğini, tarihsel derinliği ve sanatsal zenginliğiyle birlikte uluslararası topluma taşıyacak olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
"Kültürel mirasın korunmasını teşvik eden ve toplumlar arasında diyaloğu destekleyen bir kurum olan Avrupa Konseyi himayesinde böylesine değerli bir projenin bir sergiyle taçlandırılması son derece anlamlı." ifadesini kullanan Emine Erdoğan, küresel ölçekte barış ortamının tesis edilmesinin, her kültürün insanlığın ortak hazinesine kattığı benzersiz değerlerin korunması ve yaşatılmasıyla mümkün olduğunu belirtti.
Emine Erdoğan, toplumların kültürleri vasıtasıyla birbirlerini tanıdıkça, insanlığın büyük tek bir aile olduğu bilincinin güçleneceğine ve hiç kimsenin dışlanmadığı bir hoşgörü ortamının giderek gelişeceğine inandığını vurgulayarak, "Anadolu'nun binlerce yıllık bilgi birikimine, doğa dostu üretim bilgeliğine ve kadın emeğinin paha biçilemez katkısına kapı aralayan bu serginin, tüm ziyaretçiler için ilham verici bir deneyim sunmasını temenni ediyorum." değerlendirmesinde bulundu.
"TÜRKİYE'NİN HER BÖLGESİ, KENDİ STİLİNE, MOTİFLERİNE VE KENDİ GELENEKLERİNE SAHİP"
Avrupa Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Bjorn Berge açılışta yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 1949'dan bu yana Konsey'in önemli üyelerinden biri olduğunu kaydetti.
Berge, Türkiye'nin etkileyici kültürel mirasının yüzyıllar öncesine dayandığını dile getirerek, "Türkiye'nin her bölgesi, kendi stiline, motiflerine ve kendi geleneklerine sahip." şeklinde konuştu.
"TÜRKİYE, YAŞAYAN BU MİRASI KORUMAK VE YENİDEN CANLANDIRMAK İÇİN SOMUT ADIMLAR ATTI"
Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA) Türkiye Delegasyonu Başkanı Fatih Dönmez, "Bu sergi yalnızca Türk tekstillerinin bir tanıtımı değil, aynı zamanda ortak hafızamızın derin bir tanığıdır." şeklinde konuştu.
Dönmez, binlerce yıldır Anadolu'nun zanaatıyla kendisini ifade ettiğini kaydederek, "Türkiye, yaşayan bu mirası korumak ve yeniden canlandırmak için somut adımlar attı. 'Türkiye Dokuma Atlası' projesi, Sıfır Atık girişimimizle uyuşuyor ve aynı zamanda kültür politikaları ile çevresel sorumluluğun birlikte nasıl ilerleyebileceğinin güçlü bir örneği." dedi.
Avrupa Konseyi Türk Delegasyonu üyesi ve AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, bu serginin, Avrupa Konseyi'nin kurucu ilkeleriyle uyum için olan yüzyıllara dayanan farklı kültürel etkileşimlerin bir sentezini temsil ettiğini dile getirdi.
Yıldız, Türkiye'nin yalnızca Avrupa ve Asya arasında bir köprüyü temsil etmediğini vurgulayarak, "Türkiye aynı zamanda Asya ve Avrupa'dır. Balkanlar'ın kalbinden Uzak Asya'ya, Afrika'dan Kırım'a kadar Türkiye, birçok coğrafyaların izini taşırken aynı zamanda kendi izini bırakıyor." dedi.
Etimolojik olarak "gazlı bezin" adını Gazze'den aldığına dikkati çeken Yıldız, "Tıpkı bizim bu kumaşı korumak ve tedavi etmek için kullandığımız gibi Gazze'de yüzyıllardır insanlığın yaralarını sarıyor." diye konuştu.
Yıldız, insanoğlunun da Gazze'nin yaralarını sarabilmesini umduğunu ifade etti.
"BU HİKAYENİN HER YERİNDE HANIMEFENDİLERİN EMEĞİ VAR"
AA muhabirine konuşan Yıldız, ayrıca sergiye olan yoğun ilgi hakkında, "Ben açıkçası bunu Türkiye'mizin dört bir yanında emek emek bu kumaşları dokuyan hanımların çalışma ihlasının bir bereketi olarak nitelendiriyorum." dedi.
Yıldız, bu kumaşların Türkiye'nin farklı noktalarında ne kadar büyük bir emekle dokunduğunu birçok kez müşahede ettiğini belirterek, şöyle konuştu:
"Ben bu noktada açıkçası çok samimiyetle Emine Erdoğan hanımefendiye teşekkür etmek istiyorum. Çünkü gerçekten bu kadınlara çok inandı, bu kadınların vizyonuna çok inandı. Ve bizler de aslında güzel bir kadın dayanışması örneği olarak burada bunu sergilemek istedik. Çünkü bu hikayenin her yerinde hanımefendilerin emeği var."
"TÜRKİYE'DE KADINLARIN YAPTIĞI İŞE HAYRANLIK DUYUYORUM"
Sergiyi ziyaret eden Valentine Lechien, kumaşların nasıl üretildiğini keşfetmenin ilgi çekici olduğunu dile getirerek, "Türkiye'de kadınların yaptığı işe hayranlık duyuyorum." dedi.
Strazburg'da yaşayan Semine Çavuş, serginin özenli bir şekilde hazırlanmış olmasının ve burada farklı kumaşların tanıtılmasının çok hoşuna gittiğini söyleyerek, "Sergiyi çok anlamlı ve güzel buldum." diye konuştu.




