1 Aralık 2021 Çarşamba / 26 RebiülAhir 1443

Yıldırım: Biz hem Avrupalıyız hem Asyalıyız

AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Türkiye olarak çevre coğrafyada yaşayan milyarlarca mağdur ve masum insanın hakkını gözetmek gibi bir sorumluluklarının bulunduğunu belirterek, 'Biz hem Avrupalıyız hem Asyalıyız. Hem kültürel hem coğrafi olarak stratejik bir yerdeyiz. Coğrafya kaderdir. Bu bizim kaderimiz. Sadece sınırlarımız içinde yaşayan 84 milyonun refahı için değil, etrafımızda yaşayan milyarlarca mağdur ve masum insanın da hakkını ve hukukunu gözetmek gibi bir sorumluluğumuz var. Biz de bunun bilincindeyiz. Bu sorumluluk tarihten gelen bir sorumluluktur. Amacımız hasmane tutum değil, bölgesel huzursuzlukları ortadan kaldırmak.' dedi.

AA25 Kasım 2021 Perşembe 17:09 - Güncelleme: 25 Kasım 2021 Perşembe 17:09

Yıldırım, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) ve Moğolistan Ulusal Üniversitesi iş birliğiyle kurulan "Türkoloji Araştırmaları Enstitüsü"nün hizmete alınması nedeniyle üniversitenin Çiğli Ana Yerleşkesi'nde düzenlenen "Türkiye, Türk Devletleri ve Akraba Toplulukları" başlıklı konferansa katıldı.

Buradaki konuşmasında Türk dünyası denince Adriyatik'ten başlayıp Sarı Irmak'a kadar uzanan bir coğrafyanın akla getirilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım, Moğolistan ile de tarihi ve kültürel bağlara işaret etti.

İki ülke arasındaki öğrenci değişim programlarının, ilişkilerin gelişmesi için büyük önem taşıdığını aktaran Yıldırım, şunları kaydetti:

"Bugün dünyanın her tarafından ülkemiz üniversitelerinde okuyan 240 bin misafir öğrencimiz var. İKÇÜ'de 18 bin öğrenci içerisinde 1000 civarında başka ülkelerden gelip burada eğitim alan öğrenci var. Misafir öğrenciler, öğrenim süresi boyunca bulunduğu şehri, ülkeyi, yaşam şeklini, kültürünü, tarihi ve doğal güzelliklerini, insanını tanıma fırsatı buluyor. Mezun olup memleketine gittikten sonra ülkemizin gönüllü birer elçisi olmaya devam ediyor. Milyarlarca dolar harcasanız böyle bir imkan elde edemezsiniz. O bakımdan, bu öğrenci değişim programlarını hükümetimiz çok önemsiyor ve gittikçe yaygınlaştırıyor."

Türk Devletleri Teşkilatı hakkında da bilgi veren Yıldırım, Nahçıvan Antlaşması ile 2009'da kurulan Türk Konseyi'nin, Türk Devletleri Teşkilatı olarak değiştirildiğini, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'ın asıl üye, Macaristan ve Türkmenistan'ın gözlemci üye olduğunu anımsattı.

Konseyin üye sayısının gelecek yıllarda artacağına dikkati çeken Yıldırım, "Aynı dili, aynı kökten gelen dilleri konuşan veya bünyelerinde Türklerin yaşadığı devletler de bu topluluğun doğal üyesidir. Moğolistan bunlardan biridir. Ayrıca Balkan coğrafyasında Macaristan başta olmak üzere Bulgaristan, Bosna Hersek, Sırbistan, Arnavutluk, Makedonya ve bütün Balkan devletleri, Türk Devletleri Teşkilatı'nın doğal bir üyesidir ve ileride bunlar da teşkilata dahil olacaklardır. Yine Rusya ve Çin de bu topluluğun doğal üyesidir." ifadesini kullandı.

- "TÜRKİYE, AZERBAYCAN'IN YANINDADIR"

Kendilerine zaman zaman "Avrupalı mısınız, Asyalı mısınız ?" diye sorulduğunu dile getiren Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz hem Avrupalıyız hem Asyalıyız. Hem kültürel hem coğrafi olarak stratejik bir yerdeyiz. Coğrafya kaderdir. Bu bizim kaderimiz. Sadece sınırlarımız içinde yaşayan 84 milyonun refahı için değil, etrafımızda yaşayan milyarlarca mağdur ve masum insanın da hakkını ve hukukunu gözetmek gibi bir sorumluluğumuz var. Biz de bunun bilincindeyiz. Bu sorumluluk tarihten gelen bir sorumluluktur. Amacımız hasmane tutum değil, bölgesel huzursuzlukları ortadan kaldırmak."

Konuşmasında Azerbaycan'ın topraklarını Vatan Savaşı ile geri aldığını da hatırlatan Yıldırım, şunları paylaştı:

"Azerbaycan, 44 gün savaşıyla 30 yılda halledemediği meselesini halletti. Sovyetler dağılırken, bağımsız devletler oluşurken, fırsatı ganimet bilen Ermenistan, Azerbaycan topraklarının yüzde 25'ini işgal etti. 1 milyon kişi memleketlerini, evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bu sorunlar çözülemedi, havanda su dövüldü ve bir netice alınmadı. İş başa düştü, Azerbaycan kendi topraklarındaki işgalcileri 44 günde attı ve bu faaliyetleri yaparken, Türkiye de manen ve her türlü desteği verdi. Sayın Cumhurbaşkanımız, 'Eğer Azerbaycan'a dışarıdan bir saldırı olursa Türkiye, Azerbaycan'ın yanındadır ve gereğini yapacaktır' açıklamasını yaptı. Bu aslında meseleye noktayı koyan kararlılıktı."

İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse ve Moğolistan Ulusal Üniversitesi Rektörü Ochiryag Bayanjargal ile diğer yetkililer de birer konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından Türkoloji Araştırmaları Enstitüsü'nün açılışını yaparak incelemede bulunan Yıldırım, Çağdaş Moğol Ressamları Sergisi'ni gezdi.

- DUAYEN KAPTAN SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

Programın ardından Binali Yıldırım, Türk denizcilik sektörünün önde gelen isimleri arasında yer alan ve önceki gün vefat eden Altay Altuğ'un, Bostanlı Beşikçioğlu Camii'nde kılınan cenaze namazına katıldı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, İzmir iş dünyası ve denizcilik sektörü temsilcilerinin de katıldığı cenaze töreninde, Altuğ ailesi, taziyeleri kabul etti.

Türkiye'nin ilk özel kılavuzluk ve römorkörcülük şirketini kuran ve sektörün duayen isimleri arasında gösterilen Altuğ'un cenazesi, Doğançay Mezarlığında toprağa verildi.