26 Kasım 2020 Perşembe / 10 RebiülAhir 1442
Gece modu

Zilhicce ayının ilk on gününün fazileti nelerdir? Zilhicce ayının faziletleri

2020 Kurban Bayramı'nın yaklaşmasıyla birlikte en çok araştırılan konulardan biri de Zilhicce ayının faziletleri oldu. Kurban Bayramını da içerisinde barındıran Zilhicce ayının ilk on gününün fazileti merak konusu oldu. Kurban Bayramı'nın habercisi olan Zilhicce ayında yapılacak zikirler, ibadetler ve dualar çok faziletlidir. Öte yandan vatandaşlar, bu ayda yapılacak ibadetleri ve duaları araştırmaya koyuldu. Bu ayda yapılan ibadetler bin yıldan daha faziletlidir buyrulmuştur. Peki Zilhicce ayının ilk on gününün fazileti nelerdir? İşte detaylar...

22 Temmuz 2020 Çarşamba  09:50 - Güncelleme: 22 Temmuz 2020 Çarşamba 09:50

Zilhicce ayı Temmuz'un 22'sinde başlıyor. Kurban Bayramı’nın habercisi olan Zilhicce ayının ilk on gününün fazileti açısından bu ayda yapılacak zikirler, ibadetler ve dualar çok önemlidir. Zilhicce ayının faziletlerinden biri de oruç tutmaktır. Peygamber Efendimizin de bu ayda 9 gün oruç tuttuğu rivayet edilmiştir. Kurban Bayramı'nın bulunduğu ay olan Zilhicce ayının ilk on gününün fazileti ve ibadetler için Hz. Muhammed (s.a.s.); “Allah katında şu on günde işlenecek salih amelden daha sevimli bir amel yoktur.” buyurmuştur. Bu mübarek ayda yapılan ibadetlerin ve dualar bakımından Zilhicce ayının faziletleri nelerdir? İşte Zilhicce ayının ilk on gününün fazileti...

Zilhicce ayının başlayacak olmasıyla birlikte Zilhicce ayında yapılacak zikirler merak konusu oldu. Zilhicce ayı, Kurban Bayramı'na 10 gün kala başlamaktadır. Kurban Bayramı'nın habercisi olan Zilhicce ayında yapılacak zikirler, ibadetler ve dualar çok faziletlidir. Kurban Bayramı’nın bulunduğu aya Zilhicce ayı denmektedir. Zilhicce ayı, Hicri takvime göre yılın 12. ve sonuncu ayıdır.

ZİLHİCCE AYININ İLK ON GÜNÜNÜN FAZİLETİ

Kurban Bayramı’nın bulunduğu aya zilhicce denir. Zilhicce ayının faziletleri ile ilgili birkaç hadis-i şerif:

(Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan oruç, bir yıl oruç tutmaya bedeldir. Bir gecesini ihya etmek de Kadir Gecesi’ni ihya etmek gibidir.) [İbni Mace]

(Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, 700 misli sevab verilir.) [Beyhekî]

(Terviye günü [Arefe’den önceki gün] oruç tutup, günah söz söylemeyen Müslüman Cennete girer.) [Ramuz]

(Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutan, her günü için yüz köle azat etmiş veya cihad edenlere yüz at vermiş yahut Kâbe’ye kurban için yüz deve göndermiş gibi sevab alır.) [R. Nasıhin]

(Bu on günün hayrından mahrum olana yazıklar olsun! Bilhassa dokuzuncu [Arefe] günü oruçla geçirmelidir! Onda o kadar çok hayır vardır ki, saymakla bitmez.) [T. Gafilin]

(Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutana, her günü için bir yıllık oruç sevabı verilir.) [Ebul Berekat]

(Zilhiccenin ilk on günü, fazilette bin güne, Arefe günü ise on bin güne eşittir.) [Beyhekî]

(Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur.) [Taberani]

(Allah indinde zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!) [Taberani]

Tesbih: Sübhanallah,

Tahmid: Elhamdülillah,

Tehlil: Lâ ilâhe illallah,

Tekbir: Allahü ekber, demektir.

ZİLHİCCE AYININ FAZİLETLERİ NELERDİR?

Peygamber efendimiz, Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerin, diğer aylarda yapılan amellerden daha kıymetli olduğunu bildirince, Eshab-ı kiram, (Ya Resulallah, bu ayın ilk günleri yapılan ameller, Allah yolundaki cihaddan da mı daha kıymetlidir?) dediklerinde, (Evet, cihaddan da kıymetlidir. Ancak canını, malını esirgemeden savaşıp şehit olanın cihadı daha kıymetlidir) buyurdu. (Buhârî)

Hazret-i Ebüd-derda buyurdu ki: Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutmalı, çok sadaka vermeli, çok dua ve istigfar etmelidir, çünkü Resulullah, (Bu on günün hayır ve bereketinden mahrum kalana yazıklar olsun) buyurdu. Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutanın ömrü bereketli olur, malı çoğalır, çoluk çocuğu belalardan muhafaza olur, günahları affolur, iyiliklerine kat kat sevab verilir, ölürken kolay can verir, kabri aydınlanır. Cennette yüksek derecelere kavuşur. (Şir’a)

Her hafta saç, sakal, tırnak kesmek sünnettir. İbni Âbidin hazretleri, (Zilhicce ayının ilk on günü, bu sünnetleri geciktirmemeli. (Kurban kesecek kimse, Zilhicce ayı girince, saçını ve tırnağını kesmesin) hadis-i şerifi, emir değildir. Bunları, kurban kesinceye kadar geciktirmek müstehabdır) buyurmaktadır. Kurban kesecek kimsenin, Zilhicce ayının ilk gününden, kurban kesinceye kadar, saçını, sakalını, bıyığını ve tırnağını kesmemesi müstehabdır; fakat vacib değildir. Bunları kesmesi günah olmaz ve kurban sevabı azalmaz.

Bu on gün içinde, hasta ziyaret eden, Allahü teâlânın dostlarının hatırını sormuş ve ziyaret etmiş gibi olur. Bu on gün içinde Ehl-i sünnet’e uygun bir din kitabı okumak çok sevabdır. Din ilmini, Ehl-i sünnet itikadını öğrenmek, kadın erkek herkese farzdır. Çocuklara öğretmek, birinci görevdir.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayınladığı bilgilere göre Zilhicce ayının fazileti ile ilgili şu ifadelere yer veriliyor.

"Fecr suresinin 2. âyetinde geçen “on gece” ile, tercih edilen yoruma göre, hac ayı olan Zilhicce’nin ilk on gecesi kastedilmiştir (Râzî, Mefâtîhu’l-ğayb, XXXI, 163). Zilhicce’nin ilk on gününün faziletine işaretle, Hz. Peygamber (s.a.s.); “Allah katında şu on günde işlenecek salih amelden daha sevimli bir amel yoktur.” buyurmuş, sahabîler, “Ey Allah’ın Resûlü! Allah uğrunda yapılacak cihattan da mı üstündür? “ diye sormuşlar. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.s.); “Evet, Allah yolunda cihat etmekten de. Ancak malını ve canını tehlikeye atarak cihada çıkan, şehit olup dönmeyen kimsenin cihadı başka. (O, bundan üstündür.)” (Buhârî, Îdeyn, 11) buyurmuştur.

Zilhicce’nin bu on gününün fazileti hac ibadetinin bu ayda yapılmasından kaynaklanmaktadır (İbn Hacer, Feth, II, 459). Zira bu günlerde hac ibadetinin bir kısım menâsiki yapılmakta bir kısmı da (ziyaret tavafı, şeytan taşlama gibi) ardından gelen teşrik günlerinde gerçekleştirilmektedir. Zilhicce ayının dokuzuncu günü olan kurban bayramının arefesinde tutulan orucun da çok faziletli olduğu rivayetlerde zikredilmiştir (Müslim, Sıyâm, 196, 197; Ebû Dâvûd, Savm, 64; Tirmizî, Savm, 46)."