07 Mart 2021 Pazar / 23 Recep 1442
Gece modu

Ahmet Ümit Balıkesir^de

BALIKESİR'deki Tivoli Kitabevi ünlü yazar Ahmet Ümit ve hayranlarının buluşmasına ev sahipliği yaptı. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Ümit, Gezi Parkı, ve yolsuzluk olaylarını değerlendirdi. 'Geziyi yazmazsam olmazdı' diyen Ahmet Ümit, yolsuzlukların üzerine gidilmesi, yargının bağımsız olması gerektiğini vurguladı.

DHA31 Aralık 2013 Salı 07:00 - Güncelleme: 31 Aralık 2013 Salı 11:45

Son kitabı, 'Beyoğlu'nun En Güzel Abisi' ile okurlarının büyük takdirini kazanan Ahmet Ümit, Balıkesir'deki Tivoli Kitabevi'nde kitaplarını imzaladı. Okurlarını kırmayıp anı fotoğrafı da çektiren Ahmet Ümit, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını değerlendirdi. Son kitabının kendisini iki yönden mutlu ettiğine dikkat çeken Ahmet Ümit, "Beyoğlu'nun En Güzel Abisi hem eleştirmenler hem de okurlar tarafından çok beğenildi. Kısa bir sürede 250 binlik bir satış seviyesi yakaladı ki bu Türkiye için çok sevindirici. Ama yeterli değil. 75 milyonluk bir ülkede bir yazar 200-250 bin kitap sattığı zaman biz çok mutlu oluyoruz. Aslında 2 milyon, 5 milyon satması lazım. Çünkü edebiyat, sanat demek, insanlarımızın kitap okumaları demek, demokrasinin gelişmesi, trafik sorunumuzun çözümü demek. Umarım benim gibi yazarların kitapları çok daha fazla satar. Bu da ülkemizin gelişiminin bir göstergesi olur" dedi.


"KORSANIN TÜRKÇESİ HIRSIZLIKTIR"


Ahmet Ümit, imza gününe katılan okurlarını ve vatandaşları korsan kitap almamaları konusunda uyardı. Ümit, "Korsan başta devlete zarar veriyor. Vergi alınmıyor. Kitabevlerine zarar veriyor, kitabevleri zorlukla ayakta duruyor. O nedenle korsanın Türkçesi hırsızlıktır. Bu insanların ne yaptığı da belli değil. O para uyuşturucuya, silaha, her türlü karanlık işe gidiyor" dedi.


"MATRUŞKA DEVLET VARSA ÜZERİNE GİDİLMELİ"


Ahmet Ümit, yolsuzluk olaylarını da değerlendirerek demokrasi ve şeffaflıktan uzaklaşılmaması gerektiğini vurguladı. Demokrasinin güçler ayrılığı anlamına geldiğini kaydeden Ümit, "Devlet içinde yargının kendi bağımsızlığı olması gerekir. Devlet içinde devlet, derin devlet kavramlarından artık çıkmamız lazım. Hükümetin, iktidar sahiplerinin, belediyelerin şeffaf olması lazım. Yani bir soruşturma, yolsuzluk varsa sonuna kadar üzerine gidilmesi lazım. Dört bakan istifa etti. Bunun üzerine gidilmesi gerekiyor. Eğer gerçekten derin devlet, paralel devlet, matruşka devlet varsa bunun da araştırılması lazım. Demokrasiye sahip çıkmak lazım. Artık darbeler dönemi bitmiştir. Eğer hükümeti beğenmiyorsak gidip sandıkta değiştirmemiz lazım. Bir hırsızlık varsa da ben hükümete oy verdim diye bu hırsızlığın hesabını martta sormam. Çünkü yargı var" diye konuştu.


"GEZİ OLAYLARINI YAZMASAM OLMAZDI"


Romanının Tarlabaşı yani Beyoğlu'nu anlattığını hatırlatan Ahmet Ümit, Gezi olaylarını yakından takip ettiğini dile getirdi. Ahmet Ümit, "Bu konuyu anlatmazsam ayıp olurdu. Çünkü İstanbul'da artık yeşil alan kalmadı. Bizim tek yeşil alanımız Gezi Parkı'ndaki o ağaçlardı. Küçücük yer. O ağaçları da kesmeye kalktılar. Bu ağaçları biz niye kestirelim? İstanbul'da nefes alamıyoruz. Üç beş tane ağaç var hiç olmazsa onu savunalım dedik. Başımıza dünyayı yıktılar. Beş insan öldü, onlarca insanın gözü kör oldu. Böyle şey mi olur? Yazmayayım mı bunu? Bu konuyu yazınca herkes alkışladı. 'Ahmet Bey aklınıza sağlık iyi ki yazdınız' dediler. Ağacı savunana tepki mi olur? Bu çocuklar nerede yaşayacaklar? Ağaç bitti, şehir bitti, park yok. Her yer beton, cam, plastik. Herkes kanser oluyor, şehir ısınıyor, yağmur yağmıyor kuraklık başlıyor. AVM üzerine AVM. Yeter artık insan dayanamıyor" dedi.