• $ 5,7163
  • € 6,2895
  • 275.258
  • 102533
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Çınarından Centrantus Ruber’ine kadar..

“İstanbul’da yaşama sanatının sanat hâline gelmesi için bu tarihî şehir, Osmanlı çınarlarından, taşlardan fışkıran Centrantus Ruber’lerine kadar iyi bilinmelidir.”

  • AYŞEGÜL ERGÜL ASLAN
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
x

Yakın zamanda kaybettiğimiz tarihçi ve devlet adamı Haluk Dursun, ardında pek çok eser bırakarak bu dünyadan göçtü. Onun belki bıraktığı en büyük miras, farklı dünya görüşlerine sahip onlarca insanın, onun ardından söylediği güzel sözler oldu. 1957 yılında doğan Dursun, Galatasaray Lisesinin ardından İstanbul Üniversitesi Tarih bölümünü bitirdi. Ardından Marmara Üniversitesinde yüksek lisans ve doktorasını tamamlayarak akademik kariyerine adımı attı ve yine aynı üniversitede Yakın Çağ Tarihi Anabilim Dalında profesörlüğe kadar yükseldi. Akademik çalışmalarının yanında pek çok kamusal alanda da görev aldı. İBB Genel Müdür Danışmanlığı, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdür Vekilliği, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcılığı gibi görevlerde bulundu. Bu görevleri sırasında İstanbul ile bir kent olmasının ötesinde bir ilişki kuran Haluk Dursun, tabiri caizse İstanbul’u tarihiyle, kültürüyle, insanıyla bir bütün olarak ele aldı ve anlamaya çalıştı. Bu bakış açısının bir ürünü sayılabilecek İstanbul’da Yaşama Sanatı her şeyiyle birlikte İstanbul’un bugününe odaklanan; geçmişi yok saymamakla birlikte beyhude nostaljilere kapılmayan, İstanbul’un bugünü ile sıkı ilişki içine girmiş bir insanın kişisel tecrübelerini de içeren bir metin.

NOSTALJİYE REDDİYE

1999 yılında, kitaba yazdığı ilk ön sözde şu ifadeleri kullanıyor Haluk Dursun: “İstanbul’da doğmadım, ama İstanbullu oldum. İstanbul’da yaşayıp da bir türlü İstanbullu olamayanlara, bir türlü İstanbul’u yaşayamayanlara hep acıdım, onları hiç anlayamadım. İstanbul’u geçmişte bırakıp, nostalji feryatlarına katılmadan elde kalanlarla yetinmeye, onları keşfetmeye çalıştım.” Bu cümleler, Dursun’un İstanbul’u algılama, İstanbul’la ilişki kurma biçimini anlamanın da bir girizgahını oluşturuyor adeta. Öyle ki kitabın girişini oluşturan “Nostaljiye Reddiye” adlı ilk bölümün başlığı bile bu cümleleri destekler nitelikte. Bir tarihçi olmasının da etkisiyle mutlaka İstanbul’un tarihini önemsiyor, “Günümüzde, maalesef artık kalmayan ortak İstanbul kültürü, ancak ortak İstanbul tarih bilinciyle oluşturulabilir” diyecek kadar bu tarihe saygı duyuyor Haluk Dursun, ancak ona göre bir şehri anlamak, hissetmek, o şehri yaşamakla mümkün. Geçmişe takılıp kalınmasına, İstanbul’un eski zamanlardaki şaşalı çağına ağıt yakmaktansa İstanbul’un bugünü ile ilişki kurulmasının daha doğru olacağını düşünüyor. Bu yüzden de eskiye methiyeler düzmek yerine, “biz inanıyoruz ki, eskinin kötü tarafları, eksik yönleri olabileceği gibi, yeninin de hâlâ mevcut güzellikleri olabilir” şeklinde dile getiriyor ‘yeni’ye dair bakış açısını. 

TAŞI TOPRAĞI ŞİKAYET

Bu vesile ile yakın zamanda aramızdan ayrılan Haluk Dursun Hoca’yı bir kere daha anarken, bu kitabın da bugünün İstanbul’una dair henüz farkına varamadığımız bir şeyleri fark etmemize vesile olacağını umalım ve kendisinin cümleleriyle sonlandıralım: “İstanbul’da yaşama sanatının sanat hâline gelmesi için bu tarihî şehir iyi tanınmalı, yedi tepesinden kıyısına, parkından dağına, tarihî Osmanlı çınarlarından, taşlardan fışkıran Centrantus Ruber’lerine kadar iyi bilinmelidir.” 

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar

Yorumlarınızı kendi özgür iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

  • Lütfen birşeyler yazınız. Yorum alanı boş bırakılamaz.
  • Tebrikler! Yorumunuz onay sonrası yayınlanacaktır.
  • Mesajlarınız size hukiki sorumluluk doğurur.
  • Bir hata oluştu lütfen daha sonra tekrar deneyiniz!

Trafikteki araçların arasına yıldırım düştü

Trafikteki araçların arasına yıldırım düştü

Kumpas davalarının savcısının cezası belli oldu

Kumpas davalarının savcısının cezası belli oldu

İran, BAE'ye ait tekneye el koydu: 11 kişiyi gözaltına aldı

İran, BAE'ye ait tekneye el koydu: 11 kişiyi gözaltına aldı

Kampüste kahreden ölüm: Dereceyle mezun olmuştu

Kampüste kahreden ölüm: Dereceyle mezun olmuştu

Saldırıdan yaralı kurtuldu, katliamı anlattı: Sivilleri bilerek hedef aldılar

Saldırıdan yaralı kurtuldu, katliamı anlattı: Sivilleri bilerek hedef aldılar

Şehitlerimizin kanı yerde kalmadı! O terörist öldürüldü

Şehitlerimizin kanı yerde kalmadı! O terörist öldürüldü

Türk sınırları onlara emanet! Teröristlere geçit vermeyecekler

Türk sınırları onlara emanet! Teröristlere geçit vermeyecekler

NSU terör örgütünden Türk avukata ölüm tehdidi

NSU terör örgütünden Türk avukata ölüm tehdidi
 
Trafikteki araçların arasına yıldırım düştü

Trafikteki araçların arasına yıldırım düştü

Türk sınırları onlara emanet! Teröristlere geçit vermeyecekler

Türk sınırları onlara emanet! Teröristlere geçit vermeyecekler

Tokyo 2020 Olimpiyatları'nı garantileyen sporcularımız

Tokyo 2020 Olimpiyatları'nı garantileyen sporcularımız

Hobi olarak başladı, şimdi Avrupa ülkelerine gönderiyor

Hobi olarak başladı, şimdi Avrupa ülkelerine gönderiyor