5 Nisan 2026 Pazar / 18 Sevval 1447

Çocuklarla beyin dürtmece oynuyorum

Sabahın erken saatleri. Sıcacık yatağından kalkmak zorunda olan bir çocuk, onun gidişini dört gözle bekleyen azman bir kedi, kedinin eline düşen bahtsız bir kara kızılkuyruk, incir ağacında ceviz mancınığı tasarlayan bir karga, geleneksel kuyruksokumu toplantısında konuşmacı olan bir pire, kemik torbasının kaderini değiştiren hafif şiddette bir deprem…

ASLI GÜR14 Şubat 2013 Perşembe 07:00 - Güncelleme:
Çocuklarla beyin dürtmece oynuyorum

 Sıradan başlayan bir gün, kahramanlarımız için neler getiriyor dersiniz?

Çocuk edebiyatının sevilen yazarlarından Şiirsel Taş, Hayykitap’tan çıkan yeni kitabı Zincir’de çocuklara eğlenceli bir okuma vaad ediyor. Dokuz sıradışı kahramanın karıştığı sürprizli olayların birleştiği kitapta insanların yanı sıra hayvanlar da öyküleştiriliyor. Üstelik yazar satır aralarında çevre ve sağlık meselelerine ince eleştiriler yöneltiyor.

Aslında radyasyon onkolojisi hekimi olan Şiirsel Taş uzun zamandır aktif olarak hekimlik yapmıyor. Uzmanlık eğitimini tamamladıktan sonra bir kız çocuğu dünyaya getiren Taş, kendi hikayesini şöyle anlatıyor: “Bir çocukla birlikte yaşamaya başlayınca, çocuk kitaplarıyla öyle ya da böyle haşır neşir olmanız kaçınılmaz. Çocuk kitaplarını sadece okuyan, inceleyen ve o kitapları çocukla paylaşan kişi olmak yetmedi bana. Üretmek istedim. Öteden beri kendimi yazarak daha iyi ifade ediyordum. Dolayısıyla on yıldır çocuk edebiyatının içindeyim. ‘Beyin dürtmece’ oyunu oynamayı seviyorum. Bu oyunu en rahat çocuklarla oynayabilirsiniz. Yazarken yapmaya çalıştığım şey beyin dürtmek, merak duygusu uyandırmak.”

Amacım içtenliği yitirmemek

Şiirsel Taş yazarken her zaman kendi yaşadıklarından da ilham aldığını söylüyor. Popüler olanın peşinde olmadığını belirten Taş “Elimizdeki malzemeyle besleniyoruz, değiştiriyoruz, çoğaltıyoruz, var olanı farklı biçimlerde ifade etmeye çalışıyoruz. Ortaya koyduğumuz ürünlerin hepsi ortaklaşa yoğurduğumuz bir hamur aslında. Farklı bakış açılarının ve deneyselliğin, düşündüğümü anlatabilmenin peşindeyim. Çocuklar yazdıklarımı besleyen temel kaynak, kızım da o kaynağın parçası. Artık teknik anlamda da destek oluyor bana. İlham perisi değil de acımasız bir son okumacı olduğunu söyleyebilirim.”

Çocuklar için yazarken temel ilkesi içtenliğini yitirmemek ve keyifle okunan bir kitap hazırlamak Şiirsel Taş’ın. Böyle düşününce çocuk yazınını, genel edebiyattan çok keskin sınırlarla ayrılmadığını belirten Taş şunları söylüyor: “Hayatın hakim olduğum alanlarında yazmaya çalışıyorum. Çocuk yazınında en büyük sıkıntılardan biri içtenlikten yoksunluk. Hepimiz hayatın çoğu alanında maskelerle yaşıyoruz zaten. En azından yazarken maskelerden olabildiğince sıyrılmak, -miş gibi yapmamak önemli. Çocuk gülmek, korkmak, heyecanlanmak, savrulmak ister. Bütün bunlar hayatın içinde var zaten. Hayatın içinde var olan her şey edebiyatın içinde de vardır. Çocuk edebiyatı da bunun dışında değil.”

 

Yazdıklarım kafama düştüğüm notlardan çıkıyor

Peki Şiirsel Taş’ın Zincir’i yazmaya başlaması nasıl oldu? Öykünün önce kafasında canlandığını belirten Taş, devamının çok kolay geldiğini anlatıyor: “Yazdığım metinleri kimi zaman uzun bir yürüyüş sırasında, kimi zaman bir bankta otururken tasarlıyorum. Bazen de bir diyalog sırasında metnin fitili ateşlenmiş oluyor. Yazdıklarım çoğunlukla kafama düştüğüm notlardan çıkıyor zaten. Zamanı geldiğinde, bir biçimde doğru notlar bir araya gelip metnin taslağını oluşturuyor. Zincir’de her karakterin bölümü gerçekten de bir zincirin halkalarını oluşturacak şekilde birbirine eklemlenerek ortaya çıktı. Okur, Zincir’i okurken keyif alıyorsa, bu keyfin üretim aşamasında emeği geçen herkes tarafından paylaşıldığını da hissediyor olmalı.”

 

Çocuklar şifreleri seviyor

Kitaptaki karakterlerin çoğunu hayvanlar oluşturuyor. Bu hayvanların her birinin hayatında bir şekilde yer ettiğini belirten Taş, diğer kitaplarında da bunun etkili olduğunu anlatıyor: “Zincir’den önce yazdığım Börtü Böcek Güncesi’nin ana eksenini, böceklere aşırı meraklı bir çocuğun gözlemleri ve yaşamı oluşturuyordu. Doğal döngüler ve bunların işleyiş mekanizmaları ilgi duyduğum bir konu. Bu ilginin yazdıklarıma yansıması çok normal.” 

Kitapta bir bölümde Mors alfabesini de kullanmış Taş. Çocukların şifreleri sevdiğini, Mors alfabesini de bu yüzden tercih ettiğini belirten Taş şöyle konuşuyor: “Mors kodunu bilmiyorum ama kavram olarak şifreleri ben de seviyorum. Hayvanlar arasında farklı ama ortak bir dil olarak kullanma fikri hoşuma gittiği için mors kodu kitaba sızıverdi. Çocukları kitaplarda farklı kavramlarla tanıştırmayı seviyorum, bu tanışıklığın sonrasını getirmek ya da getirmemek onlara kalmış. Ama Zincir’i okuduktan sonra bir okur mors kodunu öğrenmek, kullanmak, daha fazlasını araştırmak isteyebilir.”

 

Bilim yazarlığında boşluk var

Şiirsel Taş bilim yazarlığının Türkiye’de kocaman bir boşluk olduğunu söylüyor: “Çeviri kitaplarla bu boşluk kısmen kapatılmaya çalışılıyor ama yeterli değil. Yapmak istediklerim büyük oranda bu kocaman boşluğun kıyısında köşesinde eşelenmekle ilgili. Ama yarın, şu anda hiç aklımda olmayan bambaşka bir şey üretmek için de kolları sıvayabilirim.”

ÖNERİLEN VİDEO

Kan donduran cinayette yeni detay: O anlar kamerada

Kapat
Video yükleniyor...