01 Ekim 2020 Perşembe / 13 Safer 1442
Gece modu

Mısır’ın meşruiyet çıkmazı

Devrim Sonrası Mısır Dış Politikası, Mısır’da 2011 devrimini izleyen süreçte bölgesel ve uluslararası aktörlerin Mısır’daki siyasi liderliklere yönelik pozisyonlarını kapsamlı bir şekilde ortaya koyan önemli bir çalışma.

MEHMET RAKİPOĞLU 12 Haziran 2019 Çarşamba 22:32 - Güncelleme: 12 Haziran 2019 Çarşamba 22:32

Aralık 2010’da Tunus’ta başlayan halk hareketleri domino etkisiyle bölgedeki birçok ülkeye sıçramıştı. Bu anlamda diktatöryel yönetimlerin iktidarlardan uzaklaştırılıp demokrasinin halklar tarafından benimsenmesi süreci Mısır’da da yaşandı. 1981-2011 arası anti-demokratik yollarla iktidarı elinde tutan Hüsnü Mübarek rejimi protesto ve gösteriler sonucunda devrildi,  Müslüman Kardeşler adayı Muhammed Mursi cumhurbaşkanı seçildi. Fakat Arap devrimlerinin bölgesel ve küresel statükoyu değiştirecek potansiyele sahip olması ve bu durumun kimi aktörler tarafından dolaylı ya da doğrudan tehdit olarak algılanması Mısır’daki devrim sürecini baltaladı. Suudi Arabistan, BAE gibi bölgesel aktörlerin finansal desteği ile doğrudan, ABD-AB gibi küresel aktörlerin siyasi desteği ile dolaylı olarak Mısır devrimi 3 Temmuz 2013 darbesi ile donduruldu. 

DIŞ POLİTİKA TERCİHLERİ

Darbe destekçisi mezkur aktörlerin siyasal İslam’a veya statükoya meydan okuyabilecek bağımsız projelere sahip aktörlere karşı izledikleri siyaset sonucu askeri darbeyle iktidara gelen Abdülfettah Sisi yönetimi Mısır’ın iç siyasi yapısını, ekonomisini, güvenliğini ve dış politikasını yeniden dizayn etmeye başladı. Kısa süreli Mursi iktidarını eleştirerek bir iktidar inşa etme çabasında olan Sisi rejimi bir dönüşüm arayışı içerisinde olsa da gerek ekonomik kriz gerek güvenlik zaafiyetleri gerekse dış politikadaki başarısız hamlelerle bir meşruiyet kriziyle karşı karşıya kaldı… İsmail Numan Telci’nin editörlüğünü yaptığı SETA Yayınları tarafından basılan Devrim Sonrası Mısır Dış Politikası: Dönüşüm Arayışından Meşruiyet Çıkmazına başlıklı kitap, Mısır’da 2011 devrimini izleyen süreçte yönetimlerin dış politika tercihlerini, etkileşim içindeki aktörlerin Mısır’daki siyasi liderliklere yönelik pozisyonlarını kapsamlı bir şekilde ortaya koyan önemli bir çalışma. Kitapta devrim süreçlerinin en büyük destekçisi olan Türkiye ve Mursi döneminde Mısır’ın yakınlaştığı Katar; karşı devrim sürecini finanse eden ve darbeyi “meşrulaştıran” Suudi Arabistan ve BAE; darbeye sessiz kalan ABD, Almanya, İsrail ve Fransa; darbeyi onaylayan Rusya ve Çin; darbe sonrası bölgesel konjonktürden doğrudan veya dolaylı etkilenen etkilenen Filistin, Gazze, Libya, Sudan, Etiyopya ile Mısır’ın ilişkileri derinlikli olarak ele alınmış..