Varlık arayışı içinde olan Kutay’ın üzerinden “varoluş” u, “neden”i sorgulayan Saatçi Peygamber Necati Göksel’in dördüncü romanı.
Kurgusal sağlamlık, sıkı bir sinema gözüyle yapılmış, son dönem eserlerin en önemli aranan türü haline gelen fotoğraf gibi ya da film karesi gibi anlatı Göksel’in kurgusunda gayet duru bir dil ile ifade buluyor..
Varlık derken, akla gelen Felsefi öğelerden ziyade herkesi kucaklayan hümanist bir tavır hâkim romanda. Tasavvuf ve akıl bir arada durur mu? Kutay’ın üzerinde çok güzel durduğunu belirtmek isterim, öyle ki; yalın bir dili olan Necati Göksel’in söyleyeceğini dolandırmadan, gayet duru ifadelerle söylemesi tasavvufun o yoğuşmalı haliyle birbirini tamamlayamayacak hissini anında öteliyor.
Romanın kahramanı Kutay’ın önder olma, akıl verme, rehber olma gibi sancıları yok. Herkesi kucaklayan bir sevgisi ve yaşantısı var. Bunun içindir ki herkes deva bulmak, mutlu olmak, huzur bulmak için onun kapısını çalıyor. Romanda tarihsel gerçekler ise tamamen o yılların tarihi detaylarıyla dolu 1348’deki veba salgınından, 1369’daki ikinci veba salgınına, Yahudilerin yakılmasına, Polonya’ya gitmelerine, saatin gelişmesine başlamasına kadar, Akdeniz’de cirit atan korsanlar, din algısı, Timurlenk, Kadı Burhanettin gibi kitapta ismi geçen kahramanlara, hepsi derinlikli çalışılmış. Bu açıdan romanda yer yer belgesel tadı ya yok değil.
“İsa konuşurken Mecdeli Meryem O’nun hep yanındaydı” diyerek, Hıristiyan asıllı nişanlısı üzerinden kadına bakış açısını anında açık ediyor Kutay. Peki Kutay Peygamber mi? Elbette değil ama öyle güzel bir düşünce sistemi ve buna örüntülü bir yaşamı vardır ki herkes onu Peygamber zanneder, oysa “Peygamber diye bir şey yok, Tanrı’ya yakınlık vardır” der.
Köle olarak satılıp, bir Peygamber gibi itibar görmek tamamen onun iyilik penceresinden dünyaya bakmasından kaynaklanıyor.
Kitaptan:
“Biliyorum, burada toplanan sizler bende kendi içinizdeki tasaya ilaç olacak bir söz arıyorsunuz. Bense hayatın anlamını aradım, ilahi hikmeti aradım. Ben hepimizin Tanrı’dan sudur ettiğine, sadece bizlerin değil evrende ki her şeyin Tanrı’dan sudur ettiğine inandım”
Saatçi Peygamber
Necati Göksel
Altın Kitaplar




