7 Aralık 2021 Salı / 3 CemaziyelEvvel 1443

Ahşap 45 yıldır ellerinde yeniden hayat buluyor

Bursa'nın İnegöl ilçesinde yaşayan Rüstem Ahmet Gözübüyük, 25 metrekarelik atölyesinde 45 yıldır ahşabı sanata dönüştürüyor. Aslen Kahramanmaraşlı olduğunu belirten Gözüyübük, 'Mesleğim icabı 18 yaşında İnegöl'e geldim. 45 yıldır ahşap yontu sanatının farklı dallarında, naht sanatından modern yaklaşımlara kadar farklı ürünler çıkarmaya çalışıyoruz. Ahşap yontu sanatını yaşatmaya çalışıyoruz. Ahşap yontu sanatı iki türlü yapılıyor. Biri imitasyon yani herhangi bir resmi ya da sanatkarın eserini birebir oymaya deniyor. Bir de kendi tasarımlarımız, konsept tasarımlarımız, kompozisyonunu kendimizin kurguladığı eserler var.' dedi.

AA5 Kasım 2021 Cuma 12:11 - Güncelleme: 5 Kasım 2021 Cuma 12:11

Unutulmaya yüz tutan ahşap oyma sanatının son nesil ustalarından 57 yaşındaki Gözübüyük, atölyesinde ahşaba adeta hayat veriyor.

Gözübüyük, AA muhabirine, bazı eserlerin hazırlanmasının 4 ay sürdüğünü, teknolojinin gelişmesiyle CNC makinelerinin de bu işi yapabildiğini ancak kendisinin el sanatını yaşatmaya çalıştığını söyledi.

Aslen Kahramanmaraşlı olduğunu belirten Gözüyübük, "Mesleğim icabı 18 yaşında İnegöl'e geldim. 45 yıldır ahşap yontu sanatının farklı dallarında, naht sanatından modern yaklaşımlara kadar farklı ürünler çıkarmaya çalışıyoruz. Ahşap yontu sanatını yaşatmaya çalışıyoruz. Ahşap yontu sanatı iki türlü yapılıyor. Biri imitasyon yani herhangi bir resmi ya da sanatkarın eserini birebir oymaya deniyor. Bir de kendi tasarımlarımız, konsept tasarımlarımız, kompozisyonunu kendimizin kurguladığı eserler var." dedi.

Ahşap oyma sanatının aşamalarını anlatan Gözübüyük, şöyle konuştu:

"Önce resim hayal alemimizde canlanır ya çocukluğumuzdan gelen ya da herhangi bir yerde gördüğümüz resmi yakalarız. İkinci aşama ahşap. Hangi ahşabı kullanacağımıza karar veririz. Ceviz, ıhlamur, kayın, bazen istisna olarak çam ağacı ki reçineli olur, ben çok severim. Yongalar kalktıkça çamın da kokusu yayılıyor. İnsan daha farklı duygularla işe sarılıyor. Bu şekilde resim ve ahşabı buluştururuz. Kalıplandırma ve ahşabın üzerine çizimden sonra oyma aletleriyle oymaya başlarız."

Hat sanatı örneklerinin yer aldığı ilk sergisini yaklaşık 4 yıl önce İnegöl Kent Müzesi'nde açtığını belirten Gözübüyük, sergide yaklaşık 30 eserinin bulunduğunu dile getirdi. Gözübüyük, geçen günlerde Bursa Tayyare Kültür Merkezi'nde düzenlenen karma sergiye de "Zümrüdüanka Kuşu" ve "Deniz Kıyısı" tasarımlarıyla katıldığını bildirdi.

Tamamen el işçiliğiyle eserler ortaya çıkardıklarını ve insanların eserlere ilgi gösterdiğini belirten Gözübüyük, şunları kaydetti:

"Sanatseverler gezip dolaştıkları yerlerde döküm malzemeleriyle plastik ve alçıyla dökülen sanat işlerini gördüğü için ilk anda şaşırabiliyor. Boyadan yola çıkarak metale benzettikleri oldu. CNC zannedenler oldu. CNC değil. Biz sadece delik kısımlarını el makinesiyle deliyoruz, diğer kısımları tamamen el bıçaklarıyla yapıyoruz. CNC ahşapta kesinlikle kullanmıyoruz. Tamamen el işçiliği. Boyasını istediğimiz gibi değiştirebiliyoruz. Antik ceviz rengi ya da küflü eskitme renklerini seviyorum. Bu renkleri tercih ediyorum."

Gözübüyük, modern üretim teknikleri ve çeşitliliğinin her sahayı olduğu gibi ahşap oyma sanatını da etkilediğine işaret ederek, "Bu kadar büyük ebatlarda parçaların elle yapıldığına inanası gelmiyor insanların. El sanatını yaşatmaya çalışıyoruz farklı konsept tasarımlarla. Alçı döküm ya da plastik malzemelere insanlar daha çok maruz kalınca ahşap sanatı da prestij kaybetmiş gibi oluyor. İnsanların şaşırmaları o yüzden oluyor bana göre." ifadelerini kullandı.