17 Ocak 2026 Cumartesi / 29 Recep 1447

Bir garip Serbest Fırka hikayesi

Zekeriya Yıldız’ın kaleme aldığı 1930 Yalancı Bahar adlı roman Cumhuriyet’in ilk yıllarında M.Kemal’in emriyle kurulan Serbest Fırka’nın kuruluş ve kapanış sürecini konu alıyor.

EREN ÖZDEMİR17 Eylül 2012 Pazartesi 07:00 - Güncelleme:
Bir garip Serbest Fırka hikayesi

Bugünlerde ilginç bir demokrasi deneyinin yıldönümündeyiz. 1930 yılının Ağustos ayında kurulup Kasım’ında kapanan Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın 82. kuruluş yıl dönümü. Demokrasi tarihi çalkantılarla dolu olan Türkiye’nin bu deneyi iyi analiz ettiği söylenemez. 1930 Yalancı Bahar romanı Serbest Fırka’nın kısacık ama hazin öyküsünü anlatıyor. Kitabın yazarı Zekeriya Yıldız’la hem kitabı hem de dönemi konuştuk.

-Serbest Fırka’nın siyasal hayatımız içindeki yeri nedir?

Serbest Fırka ile ilgili yapmamız gereken ilk tespit yapay bir girişim olduğudur. Bu partinin kurucuları bir ihtiyacı görüp de yola çıkmış değiller. Gazi Mustafa Kemal, hem devletin hem de Halk Fırkası’nın başında tartışmasız tek otorite iken muhalif bir parti kurdurmuştur. Eski başbakanlardan Paris Sefiri Fethi Okyar biraz da korkarak partiyi kurmaya mecbur kalmıştır.

-Niye korksun ki?

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapatılalı daha dört yıl olmuş. Kurucuları zorlama gerekçelerle Şeyh Sait isyanının tertipçileri olarak gösterilmiş, kurucu milletvekillerinin tamamı yargılanıp ağır cezalar almış, altısı idam edilmiş.

-Nasıl ikna oluyor?

Gazi ikna ediyor.’ Cumhuriyeti ben kendim için kurmadım, bir fani olarak arkamda diktatör idaresi bırakmak istemiyorum’ diyor. Buna rağmen Fethi Bey’in ayak dirediğini görünce de bir takım teminatlar veriyor. Partinin kendi izniyle kurulduğunu gazeteler aracılığıyla kamuoyuna deklare ediyor. Para ve kadro veriyor. Partinin tüzüğünü, programını hatta Fethi Bey’in konuşma metinlerini bile titizlikle inceliyor. Gazete sahibi milletvekillerine yeni partiye sahip çıkmaları talimatını veriyor.

-Demokrasiye geçiş için iyi niyetli bir çaba değil mi?

Kanaatime göre Serbest Fırka denemesi bir projedir. Ama salt demokrasiye geçiş projesi değil bu. Başka amaçlar da içeriyor. Bu projenin denklemi sadece Gazi’nin kafasında var.

-Bugünden baktığımızda Serbest Fırka niçin kurulmuştur sizce?

Özellikle Batıda sıkça dile getirilen diktatör benzetmelerinden Gazi’nin rahatsız olduğunu görüyoruz. Öte yandan Amerikan kaynaklı 1929 ekonomik bunalımının en çok etkilediği ülkelerin başında Türkiye geliyor. Çünkü ekonomisi tarıma dayalı. Ürettiğini satamayan Anadolu köylüsü perişan. Üstelik başarısız bir idare var. Vergiler çok ağır. Tahsildarlar acımasız. Yöneticiler halktan kopuk. Üstelik büyük yolsuzluklar var. Yabancı şirketler adına temsilcilik yapan milletvekilleri ve Halk Partisi yöneticileri büyük paralar kazanıyorlar. Bir de doğuda isyanlar var. Askeri harcamalar genel bütçe içinde oldukça kabarık. Bu vaziyet içinde eleştiri yapabilecek kimse yok. Tabi bir de arka arkaya gelen devrimler var. Toplum hayatını yeniden dizayn eden tepeden inmeci yenilikler. Serbest Fırka işte böylesi bir ortamda kuruluyor. Artık gerilen ülkenin gazını almak için mi, ipleri eline geçirdiği görülen İsmet Paşa’yı korkutmak için mi, dış dünyaya mesaj vermek için mi, devrimlerle alakalı sondaj yapmak için mi kuruldu bilmiyoruz.

-Vatandaş Serbest Fırka’ya büyük ilgi gösteriyor. Neden?

Tek sebep alternatif olmasıdır. İnsanlar CHP’den kurtulma ümidi doğduğu için ona koşmuşlardır. Batı Anadolu gezisi esnasında Fethi Beyi taşıyan trenin önü Menemen’de kesiliyor. Menemenliler Fethi Bey’e bir tepsi içinde ekmek ve tuz veriyorlar. “Seninle ekmek ve tuz yemeğe razıyız, yeter ki bizi kurtar” diyorlar. Serbest Fırka, kötü yöneten, tepeden bakan, halkı adam yerine koymayan iktidara meydan okumadır. Kuruluşundan bir ay sonra seçimlere girmiş, büyük başarı sağlamış iktidar alternatifi olduğunu açıkça göstermiştir.