Cemil Meriç’in kitapları ümmete armağan olsun 

Merhum mütefekkir Cemil Meriç’in kitaplığındaki Osmanlıca eserler, Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesine hibe edildi. Ünlü yazarın kızı Ümit Meriç: Benim evimin kütüphanesinde bulunacaklarına beşeriyetin, ümmetimin ve milletimin hizmetinde olsunlar istedim.

02 Eylül 2019 Pazartesi 02:09 - Güncelleme: 02 Eylül 2019 Pazartesi 02:09

Türk düşünce hayatının köşe taşlarından yazar, mütefekkir Cemil Meriç’in kütüphanesindeki her biri eşsiz 300 Osmanlıca eser, başta araştırmacılar olmak üzere insanlığın istifadesine sunulmak üzere Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesine bağışlandı. Dil, tarih, edebiyat, felsefe ve sosyoloji dahil sosyal bilimlerin birçok alanında araştırma yapıp yazılar kaleme alan, ardında onlarca makalenin yanı sıra 8 çeviri ve 12 kitap bırakan, 2015 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Vefa Ödülüne layık görülen düşünce adamı Cemil Meriç’in, bağışlanan Osmanlıca eserleri arasında el yazısını taşıyan kitaplar ve notlar da bulunuyor.   

HERKESE AÇIK OLACAK 

Vefatının ardından babasının kütüphanesini ağabeyi ile paylaşan Prof. Dr. Ümit Meriç, kendi payına düşen baba yadigarı emsalsiz Osmanlıca eserleri,  Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Kütüphaneler Daire Başkanlığı görevlilerine teslim etti. Cemil Meriç’in kızı Prof. Dr. Ümit Meriç, “kahraman” olarak nitelediği babasının 38 yaşında görme yetisini kaybettiğini, 68 yaşında felç olduğunu, 71 yaşında da hayatını kaybettiğini söyledi.  20. yüzyıl Türkiye’sinin yetiştirdiği en büyük mütefekkirlerden Cemil Meriç’in kitap okumayı, “bilmece çözmenin güzelliği gibi” diye tarif ettiğini aktaran Prof. Dr. Meriç, babasının hayatını “kitap almak ve kitap yazmak” şeklinde özetledi.  

Manevi değeri yüksek baba mirası eserleri bağışlama fikrini anlatan Prof. Dr. Meriç, kitapların Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesinde beşeriyete açılacağına inandığını ifade etti. 

‘Kitapları evlere hapsetmeyin’

Babasının kütüphanesinde 11 bin 500 kitap bulunduğunu, Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesine hediye edilen Osmanlıca 300 kitabın büyük kısmının İstanbul Konstantiniyye Dersaadet’te basıldığını, aralarında baskısı Bombay (Hindistan) ve İskenderiye’de (Mısır) yapılmış olan eserlerin de yer aldığını dile getiren Prof. Dr. Meriç, bu durumun İslam coğrafyasındaki irfanı da gözler önüne serdiğini vurguladı.

Külliyedeki kütüphanenin Türk-İslam tarihinin dünyadaki en önemli merkezi olması gerektiğini dile getiren Meriç, yazarlara ve yakınlarına, evlerinde oluşturdukları kütüphanelerde adeta hapsedilen kitaplarını milletin istifadesine sunulmak üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki kütüphaneye bağışlamalarını önerdi.      

Her kitabın babasından bir iz taşıdığına değinen Meriç, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bütün ciltlerinde babamın ellerinin sıcaklığını hissediyorum. Bir kısmı beraber okuduğumuz kitaplar, fakat böyle olmasına rağmen kitapların benim kütüphanemde kalmasının egoizm olduğu kanaatine vardım. Evimin kütüphanesinde bulunacaklarına beşeriyetin, ümmetimin ve milletimin hizmetinde bir açılım göstereceğine inandığım için bu kitapları seve seve, ayrıldığım için biraz üzülerek ama asıl layık oldukları yere hediye ederek, tam yerine vermiş olduğumu düşünerek çok büyük bir bahtiyarlık hissediyorum.” 

 

Terör örgütüne darbe: Teröristler böyle etkisiz hale getirildi