Rahmetli babam Üstat Necip Fazıl’ın, eski adıyla Büyük Kapı, yeni ismiyle O ve Ben kitabını getirmişti eve. İlkokul üçe giderken bu kitapla tanışmıştım ve onu okuyarak başladım. Çocukluğumdan beri kitap okumayı çok severim.” Bu sözler, Denizli’nin Yatağan ilçesinde yaşayan Hüsnü Çalhan’a ait. ‘Dağdaki çobanla benim oyum aynı mı’ diyenleri utandıracak derecede birikime sahip olan Çalhan, çobanlık yaparak geçimini sağlıyor. Varını yoğunu kitaba yatıran, konferanslara katılan Çalhan, ‘Bazen kitaba dalmaktan koyunları kaybederdim’ diyor.
Kitap dergisi Okur’un haziran sayısında bir röportajı yayınlanan Çalhan, henüz ilkokul 4. sınıfa giderken Nazım Hikmet’in Rusya'ya gidişini anlatan ‘Kızıl Zindanlar’ kitabını okumuş. 1970’li yıllara gelindiğinde Mavera dergisini ziyaretlere giden Çalhan, burada, edebiyatın önemli kalemlerinden Cahit Zarifoğlu, Rasim Özdenören gibi isimlerle, 1976’da ise Sezai Karakoç ile tanışmış. 1975 yılında Üstad Necip Fazıl ile tanışmak için de girişimde bulunmuş Çalhan. Gerisini kendisinden dinleyelim: Kısakürek’i ziyaret için Büyük Doğu dergisinin Cağaloğlu’ndaki merkezine gittim. Üstad birilerine öyle bağırıyordu ki, kapıyı çalıp da içeriye giremedim, geri döndüm. Daha sonra 1976’da İzmir’de Milli Türk Talebe Birliği’nde yaptığı konuşmada kendisini dinleyip tanıştım.’
LİSTESİNDE KİMLER YOK Kİ
Abdullah Güner’e verdiği röportajda, genellikle düşünce kitapları okuduğunu anlatan Çalhan, Sezai Karakoç, Atasoy Müftüoğlu, Edward Said, Ali Şeriati, Cemil Meriç, Malik Bin Nebi, Aliya İzzetbeogoviç gibi isimleri okuduğunu, Mehmet Akif Ersoy’un Safahat’ını ise dönüp dönüp yeniden okuduğunu belirtiyor. Çalhan, Peyami Safa ve Oğuz Atay’ın romanlarını sevdiğini de söylüyor.
Hüsnü Çalhan 1956’da doğdu. Köyünün ilkokulunu bitirdi. 4 yaşında çobanlığa başladı.
Okul hayatına devam edemedi. İlkokuldan sonra şehre geldi. Şehirde kitaplar, dergiler ve gazete okumayı, kütüphanelere gitmeyi sürdürdü. Şu anda da çobanlığa ve okumaya devam ediyor.
‘Kitaba dalmaktan koyunları kaybederdim’
Ekmekten çok kitap ye!
Okumanın insanın düşüncesini ve ufkunu genişlettiğini dile getiren Hüsnü Çalhan, ‘Gençlere hep söylüyorum; ekmek yemekten daha çok kitap yemezseniz bu iş olmayacak kardeşim. Okumak bizim davamız. Okuduğunuz zaman ne olup bittiğini tartabiliyorsunuz, hadiselerin analizini yapabiliyorsunuz. Okumayan insan bu yüzden kördür’ diyor.




