30 Kasım 2020 Pazartesi / 14 RebiülAhir 1442
Gece modu

4 yıldır ABD'de yaşayan Demir Demirkan: Türkiye'de sağlık sistemi ABD'ye göre neredeyse 50 yıl ileride

Türkiye'deki sağlık kurumlarının koronavirüsün tedavisi ve işleyişi noktasında ABD'ye kıyasla çok iyi olduğunu ifade eden ünlü sanatçı Demir Demirkan, 'ABD'ye ilk geldiğimde teknoloji sistemleri üzerine bu kadar ilerlemiş bir ülkenin, sağlık sektöründe bu kadar geri kaldığını görünce oldukça şaşırmıştım. Türkiye'de sağlık sistemi buraya göre neredeyse 50 yıl ileride ve herkes çok iyi çalışıyor.' dedi.

AA07 Kasım 2020 Cumartesi 13:00 - Güncelleme: 07 Kasım 2020 Cumartesi 14:20

Hayatını 2016'dan bu yana ABD'de sürdüren Rock müzik yorumcusu ve şarkı sözü yazarı Demir Demirkan, karantina sürecinde yazdığı "Deli Hayaller" eseriyle yeniden dinleyicilerle buluşturduğu "Hayat Nedir" şarkısını ve yeni çalışmalarını, telekonferans yöntemiyle AA muhabirine anlattı.

Kariyerinin plansız ve biraz doğaçlama ilerlediğini ifade eden Demirkan, "Sadece kendimle, kendimin dünyayı nasıl algıladığıyla ilgili uğraşıyorum. Bedenim, zihnim, gönlüm, kalbim, ruhum üzerinde çok çalışıyorum ve (her şeyi) iyice algılamaya, büyümeye çalışıyorum. Bu süreci iyi yönettim ve kendimce doğru bir yerde olduğumu düşünüyor, hissediyorum. Bu bir final değil, buradan da gidilecek. Bu hiçbir zaman durmayan bir süreç." ifadelerini kullandı.

Ünlü sanatçı, bu sürecin aile olmasıyla bir ilgisi olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

"Oğlumu büyütürken, kendim de tekrar büyüyor gibiyim. Çünkü o çocukluk sürecinde o kadar boş bir zihni yoğurmaya başlıyorsun ki sonra kendi çocukluğunu hatırlıyorsun. Minicik bir kelimeden zihnin nereye doğru gittiğini ve nasıl koşullandığını anlıyorsun. Eğer dikkatliysen onları çözmeye başlıyorsun. Dolayısıyla çocuğunu büyütürken kendini de büyütüyorsun. Bu inanılmaz bir süreç. Müzik tarafında da durum bu anlamda değişiyor ve projeler büyüyecek. Bundan sonrasını da bilmiyorum. Sektör değişiyor duruma bakacağız."

Yeni tip koronavirüs sebebiyle evde kalınan süreçte, çalışmalarını evinde kurduğu stüdyoda gerçekleştirdiğini söyleyen Demirkan, "Düzen, çok fazla değişti. 4 yaşında bir oğlum var anaokuluna gitmeyerek, bütün gün evde olunca başka bir düzen oldu. Başta bir ay zorlandık sonra ona da alıştık." diye konuştu.

"TÜRKİYE'DE SAĞLIK SİSTEMİ BURAYA GÖRE NEREDEYSE 50 YIL İLERİDE"

Demir Demirkan, Türkiye'deki sağlık kurumlarının Kovid-19'un tedavisi ve işleyişi noktasında ABD'ye kıyasla çok iyi olduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:

"ABD'ye ilk geldiğimde teknoloji sistemleri üzerine bu kadar ilerlemiş bir ülkenin, sağlık sektöründe bu kadar geri kaldığını görünce oldukça şaşırmıştım. Türkiye'de sağlık sistemi buraya göre neredeyse 50 yıl ileride ve herkes çok iyi çalışıyor. Burası 350 milyon nüfusa sahip bir ülke ve 50'nin üzerine eyalet yönetiliyor. Bu anlamda (Türkiye'ye göre Kovid-19) süreç biraz daha zorlu geçiyor. Türkiye'nin durumu buraya göre daha iyi. Haberleri izliyorum. Hep çevremle irtibat halindeyim."

Koronavirüs sebebiyle Türkiye'de müzik sektörünün diğer sektörlere göre büyük bir darbe aldığına dikkati çeken Demirkan, "Albümleri olup, büyük konserler verenlerin dışında gece klüplerinde sahne alan müzisyen arkadaşlarım çok daha zor durumda. Türkiye'de benim gördüğüm en büyük eksik, müzisyenlerin bir araya gelip yapılanmaması. Bunu yönetime sunacak bir öneri yok, getirmeyi de düşünmüyorlar. Sosyal medyadan paylaşımlar yaparak maalesef bir yere varamayacağız. Birlik haline gelip, isteklerimizi resmi bir şekilde ortaya koymak gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

"MÜZİĞİN, SANATIN NE İŞE YARADIĞINI TEKRAR KENDİME KANITLADIM"

Ünlü şarkıcı, "Evde Kal" çağrısı yapılan günlerde yazdığı "Deli Hayaller" şarkısına da değinerek, şunları söyledi:

"Evde kal, süreci başladıktan sonra, sanırım 1 ay geçmişti. Instagram'dan bir canlı yayın yaptım. Bu konuda çok da iyi değilim aslında. Katılım çok oldu. Kimseye haber vermeden açmıştım. Orada insanların karantina sürecinde gidişatın ne olacağı konusunda umutsuzluğa kapıldığını gördüm. Kendimde de bunu hissettim. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. İleriye bakacak bir hayalimiz kalmadı. Bu hayaller de giderse hayat ne kadar yaşamaya değer bilmiyorum. Açıkcası kendimizi oluşturmaya devam etmemiz gerekiyor. Bu anlamda hem bana hem de dinleyicilerime motivasyon olsun diye bu şarkıyı yazdım. Hayal kurmanın ne kadar delice olduğundan esinlenerek şarkının ismini de 'Deli Hayaller' koydum. Büyük ölçüde insanlara motivasyon oldu şarkı. Çok fazla teşekkür aldım. Tabii ki şarkı hit olsun ve konserler vereyim diye bir plan yoktu ortalıkta. Ben sadece o teşekkürleri alıp onunla yetindim. Çünkü müziğin, sanatın ne işe yaradığını tekrar kendime kanıtladım. Klibini de dinleyicilerimin yolladığı videolarla çekmek çok mantıklı geldi ve tahminimden daha iyi oldu. Herkese bir motivasyon oldu."

İnternetten 2006'da yayınladığı ve yeniden müzikseverlerin beğenisine sunduğu "Hayat Nedir" şarkısını ise hiçbir konserde seslendirmediğine işaret eden Demirkan, "Klibini YouTube'a koymuştuk. Sonra ben parçayı unuttum açıkcası. Pandemi döneminde sosyal medyada bazı yorumlarda bu parçayı isteyenler oldu. Düşündüm ve gerçekten bu şarkı resmi olarak hiçbir zaman yayınlanmamıştı. Klip de eski bir teknolojiyle çekilmişti. 2006 yılında, şimdiki kameralar ve yayın teknolojisi yoktu. Dolayısıyla görüntü kalitesi çok iyi değildi. Onun üzerinden görüntüler iyileştirilmeye çalışıldı. Aynı şey müzik için de geçerliydi. Onun üzerinde de bir oynama yapıldı. Ondan sonra da bütün dünyada şarkının çıkışını yaptım." dedi.

Demir Demirkan, şarkının büyük ölçüde olumlu yorumlar aldığını söyleyerek, "Benim dinleyicilerim ikiye ayrılıyor. Bazıları (şarkıların) melodik ve daha yumuşak olanlarını beğeniyor. Bazıları da sert olanları. Hatta o halka Pentagram'a kadar gidiyor. Tabii ki sert sevenler 'Hayat Nedir'i beğendi. Benim iki koldan gittiğimin farkında dinleyici. Kendi içimde de bunu yaşıyorum. Onun için kötü bir yorum almadım şimdiye kadar. Konser olsa bu şarkıyı dinlemek isteyen çok kişi var." ifadelerini kullandı.

Şarkının "Hayat nedir, ölen bilir" nakaratına da değinen ünlü müzisyen, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Daha çok, 'ölmeden önce ölmek' (kavramı) gibi. Aslında kendi içimde anlatmaya çalıştığım, tasavvufla alakalı bir konu. Dünya üzerinde aslında kendimizin, egonun, bu Demir isminin, giyindiğimiz personanın gereklilikleri, şartları var. Bu bir hapis ve bu hapisten çıkabilmek için o maskeden biraz olsun ayrılabilirseniz, gerçeği görmeniz biraz daha olası olur. O süreç ne kadar uzarsa da gerçekle birlikte olup, onunla yaşayabilirsiniz. Tamamen felsefeyle tasavvufun birleştiği yerden konuşuyorum. Yani hayat, egonun ölümünden sonra anladığınız şey; nefsin yok olmasından sonra anladığınız yaşayış, yaşamışlık ve can olma halidir."