25 Mayıs 2026 Pazartesi / 9 ZilHicce 1447

Sultan Dîvânî ruhu Afyonkarahisar'da yeniden canlanıyor

Afyonkarahisar Valiliği himayelerinde düzenlenen “Sultan Dîvânî Mevlevîlik Günleri” Anadolu'nun manevi mimarlarından Sultan Dîvânî'yi yeni nesillerle buluşturdu.

AKSAM.COM.TR - Gülcan Tezcan25 Mayıs 2026 Pazartesi 13:46 - Güncelleme:
Sultan Dîvânî ruhu Afyonkarahisar'da yeniden canlanıyor

Kadınanalar Kültür Derneği, Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliği ve Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi katkılarıyla gerçekleştirilen "Sultan Dîvânî Mevlevîlik Günleri" şehirde ilim, kültür ve sanatla dolu bir iklim oluşturdu.

ONUR KONUĞU AHMET ÖZHAN "ANADOLU'YU MAYALAYANLAR"I ANLATTI

Etkinlikler, Prof. Dr. Veysel Eroğlu Spor Salonu'nda Türk Tasavvuf Musikisi ve Folklorunu Araştırma ve Yaşatma Vakfı Başkanı, sanatçı Ahmet Özhan, "Anadolu'yu Mayalayanlar" başlıklı bir konuşması ile başladı. Anadolu'nun mayasının irfan, hikmet ve gönül medeniyetiyle yoğrulduğunu belirten Özhan, Mevlânâ'dan Yunus Emre'ye uzanan tasavvuf geleneğinin asırlardır toplumu ayakta tuttuğunu ifade etti.

Modern çağda insanlığın büyük bir manevi boşluk yaşadığına dikkati çeken Özhan, Anadolu irfanının yeniden hatırlanmasının ve genç kuşaklara aktarılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Gençlere seslenen Özhan, "Ey yarınlarımızın sahibi olan gençler! Ne olursunuz kendi kıymetinizi bilin. Siz bütün âlemi avucunuzda taşıyacak kadar çok önemli bir potansiyele sahipsiniz. Kendinizi ucuz eğlencelerle ve zevklerle boşa harcamayın. Büyüklerimizin Kur'an ve Resul-i Kibriya Efendimizin sözlerinden kaynaklanan o muhteşem kitaplarıyla beyninizi, beyin veri tabanınızı süsleyin. Sevgili gençler, hayatınızı değerlendirin. Kur'an-ı Kerim'i rehber edinmedikçe, onu bize getiren vahyin sahibi Resul-i Kibriya Efendimizin yolundan yürümedikçe emin olun mutlu olamayacaksınız. Başarılı da olamayacaksınız. Bugün içinde yaşadığımız bu dünyanın bütün çirkinlikleri Kur'an ve sünnetten ayrı düşünmek ve yaşamın getirdiği bedbahtlıktır. Buna itimad edin." şeklinde konuştu.

ALLAH'LA NASIL DOST OLUNUR?

"Cenab-ı Hak diyor ki "Ey kullarım, hayıflanmaktan, mahzuniyetten kurtulmak istiyorsanız benimle dost olun." diyor. Allah'la dost olmanın tek ve hakiki kurtuluş olduğunun altını çizen Özhan, sözlerine şöyle devam etti:

"Allah'la dost olmak ne demek? İnançlı olmak, Allah'ın birliğine ve varlığına iman etmek, Hz. Peygamber'in onun elçisi, resulü ve vahyini bize getiren bir peygamber olduğunu tasdik etmek demek. Ondan sonra da bu öğretilerle tabii ki namuslu olmak gerek. Çalmamak gerek. İnsan gönlünü kırmamak gerek. Adil olmak gerek. Gençlere şefkat ile yaşlılara hürmetle muamele etmek gerek. Açı doyurmak, yetimi, garibi muhafaza etmek, onlara hizmet etmek gerek. Devletini her şeyin üzerinde tutmak, vatanını, seni idare edenlere daima dua etmek gerek." Sanatçı Ahmet Özhan'ın konuşmasının ardından Konya Büyükşehir Belediyesi Türk Tasavvuf Musikisi ve Sema Topluluğu tarafından sema mukabelesi icra edildi.

TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINDAN AKADEMİSYENLER KATILDI

Etkinliklerin ikinci gününde Rıza Çerçel Kültür ve Sanat Merkezi'nde "Sultan Dîvânî ve Afyonkarahisar'da Mevlevîlik" konulu kapsamlı bir sempozyum düzenlendi.

Türkiye'nin farklı şehirlerinden çok sayıda akademisyenin katıldığı sempozyumda, Sultan Dîvânî Hazretleri'nin düşünce dünyası, Afyonkarahisar'daki Mevlevîlik geleneği ve şehrin tasavvuf mirası ele alındı. Sultan Dîvânî'nin Hz.Mevlana gibi Mevlevilik geleneğinin kurucu isimlerinden biri olduğuna dikkat çekilen oturumlarda Sultan Dîvânî ve onun İslâm'a hizmetlerinin daha iyi tanıtılması, bilinmesi için kapsamlı çalışmaların devam ettirilmesi gerektiği kaydedildi. Sempozyumda ayrıca Afyonkarahisar'da Mevlevîlik kültürünün daha güçlü şekilde nasıl yaşatılacağı, şehrin manevi mirasının kültürel hayata nasıl daha etkin taşınacağı ve bu birikimin gelecek kuşaklara nasıl aktarılacağı konusunda değerlendirmelerde bulunuldu. Program kapsamında sunulan bildirilerin kitaplaştırılarak kültür dünyasına kazandırılacağı belirtildi.

GELENEKSEL SANATLAR VE MEVLEVÎ MUTFAĞI TANITILDI

Sempozyum kapsamında hat, ebru ve keçe sanatı ile Mevlevî mutfağına ilişkin atölye çalışmaları gerçekleştirildi. Katılımcılar, geleneksel sanatlar ve Mevlevî kültürüne dair uygulamalı etkinliklere yoğun ilgi gösterdi. Usta sanatçılar tarafından gerçekleştirilen atölyelerde, asırlardır devam eden gelenekli sanatların incelikleri katılımcılarla paylaşıldı.

Program kapsamında Mevlevîlik kültüründe önemli bir yere sahip olan mutfak geleneği hakkında da bilgiler verildi. Mevlevîhanelerde mutfağın yalnızca yemek hazırlanan bir alan değil; aynı zamanda edep, disiplin, sabır ve manevi terbiyenin merkezi olarak görüldüğü ifade edildi.

Etkinlik alanında kurulan stantlarda geleneksel sanatlara ait eserler sergilenirken, ziyaretçiler hem sanatkârlarla sohbet etme hem de uygulamalı çalışmaları yakından inceleme imkânı buldu. Katılımcılar, bu tür kültürel faaliyetlerin Anadolu'nun irfan mirasının yaşatılması ve genç kuşaklara aktarılması açısından önemli olduğunu dile getirdi.

"EN BÜYÜK İHTİYACIMIZ YENİDEN GÖNÜL MEDENİYETİNİN İHYASI"

İki gün süren etkinliklerin kapanışında konuşan Kadınanalar Kültür Derneği Başkanı Fatma Gülşen Koçak, Afyonkarahisar'ın yalnızca ticari ve ekonomik değerlerle anılmasının eksik bir yaklaşım olduğunu söyledi.

Koçak, "Afyonkarahisar sadece mermeriyle, sucuğuyla, kaymağıyla ve kaplıcalarıyla anlatılacak bir şehir değildir. Bu şehir gönlün, maneviyatın, edebin ve kardeşliğin şehridir. Bu topraklarda yalnızca ticaret yapılmadı; aynı zamanda ahlak, hikmet ve insanlık öğretildi." dedi. Modern dünyanın insanı manevi değerlerden uzaklaştırdığına dikkati çeken Koçak, çağın en büyük krizlerinden birinin ruh ve anlam kaybı olduğunu ifade etti.

Koçak, "Bugün insanlar teknolojiyle büyüdüğünü düşünüyor ancak vicdanlar küçülüyor. İnsanlık yalnızlık, sevgisizlik ve menfaat kavgaları içerisinde tükeniyor. Böyle bir çağda en büyük ihtiyacımız yeniden gönül medeniyetinin ihyasıdır." diye konuştu.

SULTAN DÎVÂNÎ MEVLEVÎLİK GÜNLERİ ULUSLARARASI BOYUTA TAŞINACAK

Sultan Dîvânî Hazretleri'nin manevi mirasının yalnızca Afyonkarahisar'a değil, bütün İslam ve Türk dünyasına ait büyük bir değer olduğunu vurgulayan Koçak, gelecek yıl programı uluslararası bir hüviyete kavuşturmak için hazırlıklara başlayacaklarını söyledi. Koçak, Balkanlar'dan Türkistan coğrafyasına, Ortadoğu'dan Avrupa'ya kadar farklı ülkelerden ilim, sanat ve kültür insanlarını Afyonkarahisar'da buluşturmayı hedeflediklerini belirtti.

Afyonkarahisar'ın Mevlevîlik geleneği bakımından köklü ve güçlü bir birikime sahip olduğunu ifade eden Koçak, "Bu şehir sadece geçmişin hatıralarını taşıyan bir mekân değildir. Afyonkarahisar aynı zamanda yaşayan bir irfan merkezidir. Sultan Dîvânî Hazretleri'nin bıraktığı manevi mirası daha geniş coğrafyalara taşımak istiyoruz." dedi.

"AFYONKARAHİSAR ANADOLU'NUN MEDENİYET HAFIZASINI TAŞIYOR"

Koçak, Afyonkarahisar'ın taşıdığı manevi birikimin yalnızca tarihî bir miras olmadığını, aynı zamanda Anadolu'nun medeniyet hafızasını diri tutan güçlü bir kültür damarı olduğunu ifade etti. Şehrin asırlardır irfan, hikmet ve tasavvuf geleneğiyle yoğrulduğunu belirten Koçak, bu köklü mirasın kültürel sürekliliğini koruyarak geleceğe taşınmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Uluslararası ölçekte düzenlenecek programlarla Afyonkarahisar'ın kültür ve medeniyet şehirleri arasında daha görünür hâle geleceğine inandıklarını kaydeden Koçak, bu tür kültür faaliyetlerinin yalnızca geçmişi anmak için değil, geleceğin medeniyet tasavvurunu inşa etmek için de büyük önem taşıdığına dikkat çekti.