20 Ekim 2020 Salı / 3 RebiülEvvel 1442
Gece modu

Urfa Kalesi'nde geçmişin izleri aranıyor: ''İlk kez sistemli bir kazı çalışması yapılıyor, yeni keşifler olabilir''

Şanlıurfa'nın simgesi Balıklıgöl Yerleşkesi civarında yer alan ve MS 812-814 arasında Abbasiler döneminde yapıldığı tahmin edilen Urfa Kalesi'nde başlatılan kazı çalışmaları sürüyor. Şanlıurfa Kalesi Kazı Başkanı ve Batman Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Arkeolog Prof. Dr. Gülriz Kozbe, 'Kalenin, büyük olasılıkla Neolitik bir alan üzerine kurulu olduğunu düşünüyoruz. Büyük İskender'in ölümü sonrası kurulan bir kale olduğunu değerlendiriyoruz. Daha sonra Edessa Krallığı olarak bilinen Urfa'nın ilk yerel krallığı Arami ve Süryani etkilerinin fazla olduğu ama bir yandan da Yunan unsurlarının da etkilerinin olduğu bir krallıktan bahsediliyor. Urfa Kalesi'nde Abbasilerden sonra Selçuklu ve daha sonrasında Osmanlı'nın kalıntılarıyla karşılaşacağımızı öngörüyoruz' dedi.

AA23 Eylül 2020 Çarşamba 12:18 - Güncelleme: 23 Eylül 2020 Çarşamba 12:43

Şanlıurfa Kalesi Kazı Başkanı ve Batman Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Arkeolog Prof. Dr. Gülriz Kozbe, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık bir aydır Şanlıurfa ve Eyyübiye belediyelerinin desteği, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinasyonunda, Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinden akademisyenlerin katkısıyla kalede kazı çalışması yaptıklarını söyledi.

Kalenin, binlerce yıllık Balıklıgöl Heykeli ve ''Amazon kraliçelerinin av ve savaş sahneleri''nin tasvir edildiği mozaiklerin olduğu bölgeye çok yakın oluşunun, kazıları biraz daha ilginç kıldığını dile getiren Kozbe, çalışmalarda yeni eserlere rastlanabileceğine dair ihtimallerin güçlü olduğuna dikkati çekti.

Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin akın ettiği tarihi Balıklıgöl Yerleşkesi yakınında kazı yapılmasının da ayrı bir önem taşıdığını vurgulayan Kozbe, kalede daha önce sadece kurtarma kazılarının yapıldığını dile getirdi.

- "BÜYÜK İSKENDER SONRASI KURULMUŞ"

Şanlıurfa Kalesi'nin çok önemli bir turizm noktası olarak ön plana çıktığını kaydeden Kozbe, burada ilk kez sistemli bir kazı çalışmasının yapıldığını belirtti.

Kitabe ve yazıtların haricinde kaleyle ilgili bilinmeyen birçok değerin olduğunu vurgulayan Kozbe, şöyle devam etti:

"Kalenin, büyük olasılıkla Neolitik bir alan üzerine kurulu olduğunu düşünüyoruz. Büyük İskender'in ölümü sonrası kurulan bir kale olduğunu değerlendiriyoruz. Daha sonra Edessa Krallığı olarak bilinen Urfa'nın ilk yerel krallığı Arami ve Süryani etkilerinin fazla olduğu ama bir yandan da Yunan unsurlarının da etkilerinin olduğu bir krallıktan bahsediliyor. Urfa Kalesi'nde Abbasilerden sonra Selçuklu ve daha sonrasında Osmanlı'nın kalıntılarıyla karşılaşacağımızı öngörüyoruz."

- KALENİN BÜYÜK SÜTUNLARININ GİZEMİ ÇÖZÜLÜYOR

Prof. Dr. Kozbe, tarihi Urfa Kalesi'nin simgesinin, yaklaşık 15 metre boyunda olan 2 büyük korint başlıklı sütun olduğunu, sütunların güney kısmında büyük bir mimari kalıntının izlerine rastladıklarını dile getirdi.

Kazıların devamında bu kalıntıları anlamlandıracaklarına inandıklarını ifade eden Kozbe, kaledeki geçmiş döneme ilişkin süreci evre evre, dönem dönem ortaya koyacaklarını, ortaya çıkacak eserleri ilerleyen dönemde ziyaretçilerin rahatlıkla görülebileceği düzeyde restore etmeyi planladıklarını sözlerine ekledi.