11 Mayıs 2021 Salı / 29 Ramazan 1442
Gece modu

'Yeni bir kavrama ihtiyaç var'

1970’li yıllarda Milli Türk Talebe Birliği’nde yapılan Milli Sinema oturumlarına benzer bir oturum düzenlendi. Yönetmen Salih Diriklik, Mesut Uçakan ve İsmail Güneş geçmişten günümüze sinemayı konuştu. 

18 Şubat 2019 Pazartesi 07:00 - Güncelleme: 18 Şubat 2019 Pazartesi 07:00

Çemberlitaş’taki Birlik Vakfı’nda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen “Milli Sinema ve Diziler” başlıklı bir panel gerçekleşti. Panele konuşmacı olarak katılan yönetmen Salih Diriklik “Milli Sinema” kavramının 1960 ve 1970’li yıllardan bugüne kadar gelişini ve bu süreçte yaşananları anlattı.      

ÖNCÜ İSİM: ÇAKMAKLI

Türk sinemasında “milli ve manevi değerleri sinemaya aktarma” çabası ile öne çıkan isimlerden yapımcı, yönetmen ve senarist Yücel Çakmaklı’nın “Milli Sinema” anlayışıyla, dine ve geleneklere karşı olmayan bir sinemayı ifade ettiğini aktaran Diriklik, Yusuf Kaplan’ın “Güzel film yapmadıktan sonra ismine milli veya dini sinema demenin hiçbir anlamı olmadığı” görüşünü aktardı. Sinema yazılarında “Salih Gökmen” ismini kullanan ve “Flaşbek” kitabına imza atan Diriklik, yeniden gündeme gelen tartışmalar sonrasında bugünkü dizi ve diğer yapımları da kapsayacak şekilde içi doldurularak “Yeni Milli Sinema” isminde bir kavramın oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.    

YAPIMCISIZ OLMAZ 

Yönetmen Mesut Uçakan da “Milli Sinema” kavramının ortaya çıkışına ve Türk sinemasının başlangıcından bugüne kadar çekilen zorluklara değinerek, sinema konusundaki sancıların ilk olarak rahmetli Yücel Çakmaklı zamanında başladığını söyledi. 

Uçakan, “Günümüzde de bir yönetmenin en büyük şansı, iyi bir yapımcı bulmasıdır. Yoksa kendi başına hiçbir şey yapamaz” diye konuştu. 

“Çocuklarımızı asimile ediyorlar, haberiniz olsun!” 

Panelin konuşmacılarından Yönetmen İsmail Güneş sinema, dizi ve diğer yapımların genç nesil üzerine olumsuz etkisi olduğunu ifade etti. Güneş, “Çok üzgünüm, yapacak bir şey yok ama büyük bir felaketin bizi beklemekte olduğunu, asıl beka sorununun o evinizdeki kutuda, televizyonda olduğunu artık görmelisiniz. Orada bizim çocuklarımızı asimile ediyorlar, haberiniz olsun. Ve bütün bu işlerin derdini çeken kim varsa onların esamisi bile okunmuyor” şeklinde konuştu.  

Yönetmen Mesut Uçakan: Yeni neslin dili çok farklı, ‘Milli Sinema’ kavramını kullandığınız zaman çuvallıyorsunuz. Muğlak bir dönemde kullanabilirsiniz, şimdi muğlak bir dönem yok, her şey çatır çatır söyleniyor. Sinemadaki milli anlayış için yeni bir kavram bulunmalı. 

Yönetmen İsmail Güneş: Televizyonlardaki gibi sinema salonlarındaki reklamlara da sınırlama getirilmesi gerektiğini önerdiğim için cezalandırıldım. Yapımcılar ‘Mısırı satsınlar ama bizim de mısırdan payımız olsun’ diyorlar.      

Yönetmen Salih Diriklik: “MTTB Sinema Kulübü olarak ‘Milli Sinema’ anlayışımızı ‘dine karşı olmayan sinema’ değil ‘dine aykırı olmayan sinema’ olarak belirledik. İçi doldurularak “Yeni Milli Sinema” isminde bir kavramın oluşturulması gerekiyor.