Gündelik hayatı ilgiyle kurcalayan şiirlerindeki canlı duyuş ve düşünsel çaba nedeniyle Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü'ne layık görülen Hasan Bozdaş, AKŞAM Gazetesi Kültür Sanat Editörü Bedir Acar ile Necip Fazıl deryasında kısa bir yolculuğa çıktı.
Necip Fazıl tanışıklığınız, adını, şiirini ilk duyuşunuz?
1990'ların sonu, en fazla on yaşındayımdır, babamın arkadaşlarından birinden kaset hediye aldığımı hatırlıyorum. "Necip Fazıl: Kendi Sesinden Şiirler I". Teypte dinlediğim o sesin, şiiri bir düşünce ve tavır olarak sunduğunu anlamak elbette yıllar sürdü ama "Kaldırımlar" ve "Çile" çocuk dünyamda bile etkisini hissettiren şiirlerdi. Bugün dönüp baktığımda, şiire ilgimin ilk kez o günlerde şekillendiğini görüyorum. Lise yıllarımda ise edebiyat öğretmenim Asilhan Şahin'in Necip Fazıl'a duyduğu güçlü ilgi, onu tartışılan, yeniden okunan, ezber edilmesi gereken bir figüre dönüştürüyordu. Bugün ise benim için belirleyici olanların şiirlerinden çok, metinleri olduğunu söylemem gerekiyor.
Necip Fazıl'ın ideallerini nasıl okuyorsunuz?
Doğu ile Batı arasında, her iki yönelişi de denemiş, sonunda kendi varlık sorusu etrafında bir konum belirlemiş birinden bahsediyoruz. Çilesinin siyasal, toplumsal, hatta psikolojik katmanları var ama hepsinin altında daha temel bir mesele duruyor. İnsan nereye yaslanmalıdır ve kendi iç bütünlüğünü nasıl kurmalıdır? Necip Fazıl, bir medeniyet idealine adamış kendisini. Büyük Doğu bunu temsil ediyor. Çile ve dava kavramı bu anlamda birbirinden ayrı değil. Çile bir iç mücadeleyi temsil ederken dava bunu kamusal alana taşıyor. Necip Fazıl'da bu iki eksenin sürekli birbirini tamamladığını görürüz.
Bu ödülün size göre kıymeti?
Necip Fazıl, şiiri ile fikriyatı birbirinden ayrı düşünen biri olmadı. Bu sebeple şiiri, estetik bir okumadan ziyade hep ideolojik olarak tartıldı. Siyasi ve dini tavrı, estetik tavrının önüne konarak konuşuldu. Bu açıdan Necip Fazıl şiirinin ritmik örgüsünden imgesel yönüne ve dildeki gerilim gücünden tematik çeşitliliğine kadar şiir bilimsel bir açılıma ihtiyacı var. Necip Fazıl Ödülleri, Türkiye'nin en çok konuşulan, okunan, tartışılan ve en çok etkileyen isimlerinden birini temsil ediyor. Onun adına bu şekilde bir ödül mekanizması teşekkül etmek de fikri külliyatının yaşaması açısından çok kıymetli gördüğüm bir şey.
Ödül size neler hissettirdi?
Ödüle değer görülmek elbette bir mutluluk kaynağı. Şiirle kurduğum içsel ve köklü bağın bir anlamda teyidi demek. Hem kendi şiirsel serüvenimde karşılığı olan hem de etkisi birçok anlamda süren bir şair adına verilmesi ise bu kıymeti ziyadeleştiriyor.




