Necip Fazıl Kısakürek'in "Para" adlı oyunu, ilk kez 1941/42 tiyatro sezonunda İstanbul Şehir Tiyatrolarında Muhsin Ertuğrul tarafından sahneye konulmuş, dönemin tanınmış oyuncuları tarafından canlandırılmıştır. Yazarın "Tohum" ve "Bir Adam Yaratmak" adlı eserleri ise daha önceki yıllarda sahnelenmiştir.
Aradan uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen, oyunun güncelliğini koruduğu görülmektedir. Kısakürek, oyunun başına "Vaka: meçhul bir tarihte, meçhul bir memlekette geçer." notunu düşmüştür. Eserdeki karakterler ise "O", "Benzeri", "Karısı", "Oğlu" gibi soyut adlarla anılmaktadır.
Oyun, para hırsının insanları nasıl çirkinliğe sürüklediğini, onları geri dönülmez bir felakete götürdüğünü ve her türlü ahlaki değerin yok sayıldığını ortaya koymaktadır. "Buna para derler para... Şeref de bu, namus da bu, hikmet de." ifadesi, eserin ana temasını açık biçimde yansıtır. Bir işin değeri yalnızca parayla ölçülür hale gelmiştir. Ahlak ile parayı karşıt kavramlar olarak ele alan yazara göre, bu iki değere aynı anda sahip olmak mümkün değildir.
Necip Fazıl Kısakürek, Türk tiyatro edebiyatında "para" kavramını bağımsız bir tema olarak ele alan ilk yazar olarak öne çıkar. "Para", yalnızca bireysel hırs ve ahlaki çöküşü değil, aynı zamanda toplumun değer yargılarındaki yozlaşmayı da eleştirel bir bakışla sahneye taşır.
Bütün bunların ötesinde, oyun yakın tarihimizde yaşanan banker ve banka krizlerini çağrıştıran sahneleriyle izleyiciye ekonomik bunalımların yol açtığı ahlaki çöküntüyü hatırlatmaktadır. Bu yönüyle "Para", sadece yazıldığı dönemin değil, çağdaş dünyanın da eleştirisini içinde barındıran evrensel bir eser niteliği taşımaktadır.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, ünlü şair ve düşünce adamı Necip Fazıl Kısakürek'in (1904- 1983) vefatının 30. yılı anısına, şairin 1941 yılında kaleme aldığı ve 1941-42 sezonunda Muhsin Ertuğrul tarafından sahnelenen "Para" isimli oyununu Engin Gürmen rejisiyle (2013 yılında) seyirciyle buluşturdu.




