10 Ocak 2026 Cumartesi / 22 Recep 1447

Kalbe kök salmış dizeler

Sinema dünyasının ünlü yüzleri Üstad'ı ve en etkilendikleri Necip Fazıl dizelerini yorumluyor…

HABER MERKEZİ9 Ocak 2026 Cuma 16:06 - Güncelleme:
Kalbe kök salmış dizeler
Sinema dünyasının ünlü yüzleri Üstad'ı ve en etkilendikleri Necip Fazıl dizelerini yorumluyor...

DERDA YASİR YENAL: GÜNDÜZLER SİZE KALSIN, VERİN KARANLIKLARI!

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;

Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!

Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;

Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Gecenin karasına her baktığımda, dudaklarımdan süzülür üstadın bu sözleri.

Görünenin sahte yüzündense görünmeyende kaybolmayı yeğleyenlerin;

dışarıya karşı kahkahalar atmaktansa hıçkırıklarını içinde tutmayı sevenlerin; derdi milletle uğraşmaktansa kendi nefsiyle mücadele edenlerin makamıdır karanlıklar.

Öyledir ki o karanlıktan örtüler...

Kimi pazarda kendisini tek hisseder de, karanlık sevdalısı tek iken ruhunda kurar pazarı.

Kimi gündüzleri göremez de, öteki gece seçer, cam gibi, görmesi gerekeni.

Gündüz iki gözün görür zira gece ise ferasetin.

Seçtiğim dizelerden de anlaşılacağı üzere ben gece adamıyım. Karanlığı severim.

İSMAİL HAKKI: BİR GÜZEL DAVA ADAMI

Kimi insanlar vardır isimleri anıldığı zaman insanda birtakım duygular uyanır. Kiminde muhabbet, kiminde cesaret, kiminde umut.. Merhum Necip Fazıl Kısakürek'i her duyduğumda bende dert ve dava mevzusu uyanır. Yaşadığı dönemin tüm insani meselelerini dert edinmiş ve hepsi ile alakalı fikirler kurmuş, bu fikirleri muazzam cümlelerle hayatımıza ve duygu dünyamıza nakşetmiş bir güzel dava adamı. Allah cc bizlere de böyle dava kaygısı, Müslüman derdi ile anılmayı nasip etsin. Ömrünün çoğunu bizlere bıraktığı birbirinden özel eserlere harcamış olan bu mukaddes dava sözcüsünü rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Cennet mekân olsun.

BURAK HAKTANIR: BOZUK DÜZENE KARŞI YÜKSELEN SES

"Kim var orada" diye seslenildiğinde; sağına solu bakmadan "ben varım" diyerek bir adım öne çıkan, "zaman bendedir ve mekân bana emanettir! " şuurunda bir gençliğin yetişmesinde şiirleriyle ve fikirleriyle çağımıza ışık tutan Şair Bakİ'den sonra Sultanu'ş Şuara ünvanına sahip şair, yazar ve mütefekkir Üstad Necip Fazıl Kısakürek'i bugün bir kez daha rahmet ve minnetle anarken kendisinin ne kadar derinlikli bir düşünce insanı olduğunu içtimai hayattaki birçok gelişmede tekrar anlamış oluyoruz.

"Durun kalabalıklar bu cadde çıkmaz sokak" uyarısıyla bozuk düzene karşı yapmış olduğu güçlü itiraz ve ikazla bizi kendimize getiren, "tohum saç bitmezse toprak utansın, hedefe varmayan mızrak utansın" dizeleriyle yol gösteren, "Gençler bugün mü, yarın mı bilemem ama Ayasofya mutlaka açılacak" sözleriyle hedef koyan üstadın atmış olduğu tohumların bugün filizlendiğini görmek ayrı bir şükür sebebidir.

Üstadın ismine atfen gerçekleştirilen ve geleneksel hale gelen Türkiye'nin en prestijli ödlül törenlerinden olan NECİP FAZIL ÖDÜL TÖRENİ organizasyonuna ev sahipliği yapan Star Gazetesi'ne ve emeği geçen tüm Necip Fazıl dostlarını tebrik ediyorum.

MURAT KARAK BİR MEDENİYETİN RUHUNU YENİDEN UYANDIRDI

"Zaman bendedir ve mekân bana emanettir" diyen Necip Fazıl Kısakürek, yalnızca bir şair değil; bir nesle düşünmenin, inanmanın ve dirilmenin ne demek olduğunu hatırlatan bir fikir mimarıydı...

"Zaman bendedir ve mekân bana emanettir."

Bu söz, bir cümleden öte bir bilinç hâlidir. Necip Fazıl, bu kelimelerle insanın kendi varoluş sorumluluğunu hatırlatır. Zamanı tüketen değil, ona yön veren bir insan olmayı öğütler. Çünkü ona göre insan, sadece yaşamakla değil; yaşadığı çağı anlamlandırmakla mükelleftir. Bu derin bakış, Necip Fazıl'ı sıradan bir şairden ayırır; onu bir dönemin fikrî rehberi, manevi pusulası hâline getirir.

Necip Fazıl, kelimeleriyle bir medeniyetin ruhunu yeniden uyandırdı. Onun dizelerinde zaman, takvim sayfalarından ibaret değildir; bir emanet, bir sorumluluktur. Bugün, fikirlerin hızla tüketildiği bir dünyada onun sesi hâlâ yankılanıyor: "Zaman bendedir..."

Belki de asıl mesele, o emaneti hâlâ hakkıyla taşıyıp taşıyamadığımızdır...

HAKAN ŞAHİN BİR MİLLETİN RUH MİMARI

Necip Fazıl, bir şairden, bir yazardan yahut bir fikir adamından çok daha fazlasıdır. O, bir iman

ve dava eri, bir fikir sancaktarı, bir milletin ruh mimarıdır. Kalemiyle, hitabetiyle, cesaretiyle

ve sarsılmaz inancıyla Türk gençliğine yalnızca kelimeler değil; bir istikamet, bir şuur ve bir

dava ahlakı kazandırmıştır.

Üstad, "Zaman bendedir ve mekân bana emanettir!" diyen bir neslin özlemini duymuş; gençliğe

bu idrakle seslenmiştir. Onun eserlerindeki ruh, millî ve manevî dirilişin sesi, öz benliğe

dönüşün yankısıdır. Batı taklitçiliği içinde yönünü kaybeden gençliğe, "Ruh kökünü hatırla!"

diye haykıran bir çağrıdır o... Fikirleriyle Türk gençliğine bir dava şuuru, bir iman cehdi

kazandırmış; onları benlik bilinci ve manevî vakarla donatmıştır.

Değerlerin aşındığı, inançsızlığın süslendiği bu zamanda onun sesi, genç yürekler için uyanışın

ilk adımıdır. Necip Fazıl'ın fikir dünyası, bugünün sarsıntılı çağında hâlâ bir pusula, hâlâ bir

diriliş çağrısıdır. Bu çağrı, Türk gençliğini köksüzlükten kurtarıp onu kendi tarihinin, inancının

ve kültürünün asil mirasçısı yapma arzusu taşır. İşte tam da bu yüzden Necip Fazıl;

suskunlukları titreten bir dava adamı, her devirde yeniden doğan fikir güneşidir.

UĞUR IŞILAK: ŞİİRİN HİMALAYA'SI

Küçükken derdi ki dadım

Çoğu gitti azı kaldı

Büyüdüm ihtiyarladım

Çoğu gitti azı kaldı

Bir gün anlaşılır şiir

Çoğu gitti azı kaldı

Ekmek gibi azizleşir

Çoğu gitti azı kaldı

Son yüzyılda şiiri bir dağa benzetseydik, Üstat Necip Fazıl bu işin Himalaya'sı olurdu. Her şiir, anlaşılmak için vaktini bekler. Paylaştığım dizeler, bundan 20-30 yıl önce benim için sadece şiirdi; şimdi ise hayatın ta kendisi.

Üstat Necip Fazıl'dan aklı durduracak, dudağı uçuklatacak onarca şiir paylaşabilirim. Ancak yaş kemale erdikçe insan, aklından ziyade kalbine hitap eden dizeleri tercih eder hale geliyor.

Bu, son dönemlerde kendi kendime sürekli terennüm ettiğim ve beni derinden etkileyen bir şiir. Kelimeler ustasını bulduğunda işte o zaman şiir olur.

MURAT KEKİLLİ:

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya

Yüz üstü çok süründün, ayağa kalk Sakarya!

Bu şiir bana dünyada ters giden bazı şeyleri artık düzeltme zamanının geldiğini hissettiriyor ve düşündürüyor.

ÖNERİLEN VİDEO

Çelik Kubbe'nin yeni unsuru: KORKUT 140/35 sahaya indi

Kapat
Video yükleniyor...