29 Mayıs 2022 Pazar / 28 Sevval 1443

Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü sahibi Safiye Gölbaşı: O benim için sebat, cesaret...

Üstadın şiir kasetlerini çocuk yaşta dinledim. Sonra eserlerini okudum. Onunla bu tanışıklığım nitelikli edebiyat tanımımda önemli bir rol oynadı. O benim için sebat, cesaret, belagat ve samimiyet demek…

Akşam Gazetesi/ Bedir Acar22 Aralık 2021 Çarşamba 17:36 - Güncelleme:

Nesillere ulaşan bir 'ses' olarak Necip Fazıl'ın eserleri sizin yazarlık serüveninizde nasıl bir rol oynadı?

Necip Fazıl benim için daima hayranlık uyandıran, cesaret aşılayan, yol ve yöntem gösteren bir ufuk niteliğindedir. Onun yaşam ve yazı üslubuna muhatap olan pek çok insan gibi benim için de onu okumak her zaman zihin açıcı bir tecrübe olmuştur. Daha kişisel bir anekdot paylaşmam gerekirse üstat Necip Fazıl'ın evvela sesiyle tanıştığımı söylemek isterim. Doksanlı yılların başında, ben henüz ilkokuldayken, üniversitede okuyan ağabeyim, üstadın şiirlerini seslendirdiği kasetlerini getirirdi İstanbul'dan. Biz kardeşler de kasetçaların başına toplanır büyük bir huşu içinde bu şiirleri dinlerdik. Yıllar sonra yani ben artık lise öğrencisiyken Bir Adam Yaratmak'ı, Hikâyelerim'i, Cinnet Mustatili'ni peş peşe okuduğum zaman, üstadın sesini yeniden duyar gibi olmuştum. Sanki kitaplarını bana bizzat o okuyor, ben de aynı huşuyla dinliyormuşum gibi bir hisse kapılmıştım. Üstadın eserleriyle küçük yaştaki bu tanışıklığım öyle zannediyorum ki nitelikli edebiyat tanımımda da önemli bir rol oynadı.

Necip Fazıl deyince ilk aklınıza gelenler...

Üstat Necip Fazıl'ı, mesela zindanda duvara mıhlı peykelere bakarken ya da mahkeme salonunda müdafaasını yaparken, pencere önündeki masasına kapanmış kitaplarını yazarken yahut hıncahınç dolu bir konferans salonunda konuşurken düşündüğüm zaman aklıma şu dört kelime geliyor: Sebat, cesaret, belagat, samimiyet. Allah'a ve Resulüne iman ve itaat ederken gösterdiği sebat belagatteki tartışmasız ustalığıyla, bu ustalığı cesaret ve samimiyetle birleşince ortaya eşsiz bir portre çıkıyor. Bu portre ülkenin fikir hayatı için aynı zamanda bir ufuktur. Çaba gösterdiği her konu başlığı için, bu topraklarda yaşayan pek çok insan gibi ben de üstada minnettarım.

Necip Fazıl adına ödül verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Necip Fazıl gibi yalnızca şiir sahasında değil tiyatro, hikâye, günlük, düşünce, siyer, biyografi vb. pek çok alanda oldukça kıymetli eserler vermiş, bunların yanı sıra Büyük Doğu gibi önemli bir dergiyi 512 sayı boyunca çıkarmış güçlü bir mütefekkir adına edebiyat ödüllerinin verilmesini gayet anlamlı ve yerinde hatta biraz geç kalınmış bir karar olarak değerlendiriyorum.

Üstadın eserleri sizin edebiyat dünyanızda nasıl rol oynadı, bu ödül sizde nasıl duygular uyandırdı?

Küçük yaşlarımdan itibaren üstadın kitaplarına karşı daima hayranlıkla karışık bir muhabbet duydum. On yedi yaşında okulumun küçük kütüphanesine kapanmış Necip Fazıl okurkenki hâlim geliyor gözümün önüne şimdi. Onu okurken kapıldığım o şevki çok iyi hatırlıyorum: Bir gün üstat gibi güzel kitaplar yazma hayalinin verdiği o şevki... Bu sebepten bugün Necip Fazıl adına bir ödül almış olmak beni çok duygulandırıyor. Bunun yanı sıra sorumluluk hissettiğimi de belirtmeliyim. Necip Fazıl Edebiyat Ödülleri her ödülün sağlayamayacağı şekilde tevdi edildiği eserlerin değerini artıran ve eser sahiplerine sorumluluk yükleyen bir ödül. Kitaplarıma böylesi bir ödülün verilmiş olmasından ötürü daima kıvanç duyacağım.

PORTRE

30 Ekim 1982'de Muş'ta doğdu. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. İlk denemesi on beş yaşındayken Yeni Nesil dergisinde yayımlandı. Turuncu, Mahalle Mektebi, Heceöykü gibi dergilerde on üç yıl boyunca öykü ve yazı neşrettikten sonra ilk öykü kitabı Serazat 2017 senesinde Hece Yayınları'ndan çıktı. Serazat'ı 2019 senesinde Tübitak Popüler Bilim Kitaplığı'ndan çıkan çocuk romanı Çiko'nun Günlüğü izledi. İkinci öykü kitabı Seyircisiz ise 2020'de yine

Hece Yayınları'ndan çıktı. Ya/da, Hece, Diyanet Aile, Geçerken öykü ve yazılarının yayımlandığı bazı dergiler.

Akşam Gazetesi/ Bedir Acar