10 Ocak 2026 Cumartesi / 22 Recep 1447

Necip Fâzıl'da Peygamber sevgisi

'Esselâm' Üstad Necip Fazıl'ın 'Kıyâmete kadar gelecek mukaddesatçı Türk Gençliğine ithaf ettiği' şiir kitabıdır. Esselâm'ın alt başlığı, 'Mukaddes Hayattan Levhalar' adını taşıyor. Üstad, bu eserde, Kâinatın Efendisi'nin hayatından seçilmiş tabloları şiirleştiriyor.

Muzaffer Doğan9 Ocak 2026 Cuma 17:23 - Güncelleme:
Necip Fâzıl'da Peygamber sevgisi

Üstad, Esselâm için şöyle diyor:

Bin yedi yüz küsur mısralık, kemmiyette küçük bir destan... Fakat keyfiyette, her kelimesi bir beyin törpülemesine mal olduğuna göre, bilmem ne?...

Dâvâ, o Nura yaklaşmak... O Nur ise, insanı ve idrâki bir ân içinde yakıp kül edici kuvvette...

O halde, eser hakkında verilecek hüküm, bu yanış ve kavruluş borcunda, hangi derecenin tutturulup tutturulamadığında... Keyfiyet hükmü, ancak böyle bir ölçüyle verilebilir...

Üstadın, "Esselâm"la, şiirin ufkunu kâmil mânâda yakaladığına şâhid oluyoruz. Şeyhi Abdülhakîm Arvasî Hazretlerini tanıdıktan sonra yazdığı, kitabına da isim olan "Çile" şiirinde,

"Ver cüceye, onun olsun şairlik,

Şimdi gözüm büyük sanatkârlıkta." diyen şair, "Çile" kitabının başındaki "Şiirlerim ve Şairliğim" yazısında, "Biz şiiri iman için bilmişiz ve bu mihrak bilgiyi, her bilginin geçtiği bin bir yolağzı biliyoruz." diyor.

Ona göre, " Şair demek, Gâye-İnsan ve Ufuk-Peygamberi, Kâinatın Efendisi'ni, Allah'ın Sevgilisini sezmeye doğru hususî ve ileri bir istidat..."

Çileli, fırtınalı bir ömür yaşadıktan sonra, arkasında 100 cildi aşan bir eser bütünüyle birlikte, unutulmaz ve silinmez izler bırakan Üstad Necip Fâzıl Kısakürek, aramızdan ayrılalı 42 yıl oldu. O, şimdi sonsuzluk âleminde...

Üstad'ın, Kâinatın Efendisi Peygamberimize bağlılığı, sıradan bir sevgi değil, destanlık bir aşktır. O'nun gelişini ve getirdiği ölçüleri, tebliğ ettiği İslâm Dinini, "Çöle ve Bütün Zaman ve Mekâna İnen Nur" olarak nitelemiştir. Bu isimle, şiirin, tefekkürün ve tahassüsün bütün imkânlarını kullanarak, sınırlarını zorlayarak "Allah'ın Sevgilisi"ne çağdaş bir aşk destanı yazar adeta. "O ki, O Yüzden Varız" der...

Bununla da yetinmez. "Esselâm" isiminde, bu sefer, şiir diliyle bir başka aşk destanı yazar. "Mukaddes Hayattan 63 Levha"dır bu...

21 Ekim 1949 tarihli(5.yıl, 2.sayı) Büyük Doğu'nun kapağında şu çağrıyı görüyoruz:

Genç Adam!

Parola: ALLAH

Mukaddes Dâvâyı elden ele TESLİM ET!

Allah Habercisinin habercileri olalım!

"Son Peygamber", kurtuluşunu arayan insanlığın "son sığınağı"dır. Kapitalizmin, komünizmin, faşizmin, liberalizmin, demokrasinin ve bütün bâtıl ideolojilerin zulmü altında inleyen insanlık için "son sığınak", Allah Resûlü'nün kurtarıcı yoludur.

Üstad Necip Fâzıl'ın yarım asırlık mücâdele hayatı ve şiiri, hikâyesi, romanı, tiyatro eserleri, senaryo romanları; edebî, tarihî, dinî incelemeleri, monografileri, dinî ve tasavvufî eserleri, diğer fikrî verimleri; çıkardığı mecmualar, hülâsa olarak Büyük Doğu külliyatı, "Efendim, Kurtarıcım, Müjdecim, Peygamberi; Sana uymayan ölçü, hayat olsa teperim..." dediği ve aşkla bağlı olduğu Allah Resulü'nün yoluna adanmıştır.

Üstadın hayatı, adanmış bir hayattır. Sık sık, "Divânelere muhtacız!" derdi. Kendisi de Allah ve Resûlünün ulvî divânelerinden birisiydi...

"Vasiyet" inde şöyle der:

Beni de Allah ve Resûl aşkının yanık bir örneği ve ardından bir takım sesler bırakmış divânanesi olarak arada bir hatırlayınız!"

Onun gözünü diktiği "Büyük sanatkârlık", Allah ve Resûlüne olan aşkından dolayı, kendisine lütfedildi... O, bu aşkla yaşadı ve bu aşkla göç etti...

Üstad,1973 senesinde Hacca gitti. Bu hacc ziyaretinden bir eser doğdu. Bu eserin ilk sayfalarında Üstad'ın şöyle bir ifâdesi var: "Herkesin ayağıyla bastığı topraklara, dudağımı topuklarıma yapıştırmış olarak giderken, kendimi anneye muhtaç bir çocuk kadar zaif hissediyordum..."

Böylesine bir hassasiyetin sahibi olan Üstad Necip Fâzıl; "Çöle İnen Nur"da olsun, "Esselâm"da olsun, "İman ve İslâm Atlası"nda ve diğer eserlerinde olsun, hep bu hassasiyeti gözetmiş ve Efendimizin getirdiği ölçülerin, hayatın her alanına hâkim kılınması için bir ömür cihad etmiştir.

"Ellerime uzanan dudakları tepeyim;

Allah diyen, gel, seni ayağından öpeyim!" diyen Üstadımız Necip Fâzıl Kısakürek'e, Allah'tan rahmet, aşkla bağlı olduğu, "bal sensin, varlık petek" diye vasfettiği Resûlullah Efendimizden de şefaat niyaz ediyorum.

ÖNERİLEN VİDEO

Çatışmalar şiddetlendi: Ukrayna hedeflerine peş peşe saldırı

Kapat
Video yükleniyor...