Tarih, kahraman kadınlarla doludur. Arkada durmayı tercih eden ama önde giden eşine bütün enerjisini, bütün hayatını adayan kahraman kadınlarla...
Neslihan Kısakürek de işte o kahramanlardan biridir. Üstad gibi zor bir insanın yanında sarsılmaz bir sabırla, yıkılmaz bir inatla, davaya adanmış bir inançla durmak kahramanlık değil de nedir?
Üstad'ın Neslihan Hanım'la tanışması, kaderin çizdiği bir yoldur. Sebepler, vesileler vardır elbet ama nihayetinde bu, Cenab-ı Allah'ın takdiridir. Dağına göre duman veren Rabbimizin yazgısı her zaman yerli yerindedir; her zaman idrakimizin çok ötesinde bir hikmete şamildir.
Abdülhakim Arvasi gibi kudretli bir yürek avcısının tesiri altında bulunan Üstad, hayat çizgisindeki birçok değişiklikte olduğu gibi evliliğinde de onun yönlendirmesine mazhar olur. "Evlen." tavsiyesine uyar, Neslihan Hanım'la hayatını birleştirir.
Arvasi Hazretleri, evlilik sonrasında Kısakürek ailesinin her zaman yanlarında durur ve desteğini onlardan hiç eksik etmez.
Neslihan Hanım'a mektuplarında "kızım" diye hitap eder, Üstad'dan ise "damadım" diye bahseder. Bu manevî babalık, o ocağın duayla yoğrulmuş bir aile yuvası hâline gelişinin de işaretidir.
ZOR BİR SORU
Üstad'ın çileli hayatı boyunca Neslihan Hanım'ın bağlılığı, sadakati ve aşkı asla kesintiye uğramaz. Bir dağın ardında dağ gibi durur.
Üstad'ın hayatı hep zorluklarla geçer. Yokluk, yoksulluk, takipler, mahkemeler, hapishaneler... Çile üstüne çile. Bu çile yürüyüşlerinden birinde, kendini tutamaz ve belki de bir sınama olarak eşine şu soruyu sorar:
"Söyle; acaba içinden 'şu adamın karısı olacağıma bir bakkalın, bir kunduracının eşi olsaydım!' gibi bir duygu geçiyor mu?"
Neslihan Hanım, sahabe kadınlarına özgü ahlakla, şikâyet ve sızlanmalardan uzak bir şekilde kocasını teskin eder. Dik duruşundan taviz vermemesi konusunda hatırlatmalarda bulunur.
Kaderin kavuşturduğu bu asil çifti çoğu zaman zalim hâkimler, dine uzak savcılar, mümine düşman gardiyanlar ayırır. Üstad, o anlardan birini şöyle anlatır:
"Ayrılık... Zevcemden ayrıldım.
Mazlum ve mütevekkil kadıncağız çıkıp gitti.
Onun arkasından o kadar gözyaşı zapt ettim ki, Toptaşı'nın asırlık duvarlarına verseydim, o duvarlar bile bu gözyaşını yutamazdı..."

ÇETİN İMTİHANLAR
Neslihan Kısakürek, günümüz kadınlarının zor kaldırabileceği çetin imtihanlardan geçmiş, eşinin yanında dimdik durmuş bir hanımefendidir.
Zulmün kol gezdiği bir sabah, evi basan zalimler Üstad'ı alıp götürürken, bu soylu hanımefendi ne ağlar ne sızlar. Asillere yakışan bir eda ile yalnızca şöyle haykırır:
"Her şeyi Allah'a havale et ve hiçbir şey düşünme!"
Neslihan Hanım, Üstad'ın fırtınalı hayatında bir kale gibi dururken bir yandan da evlatlarını büyük bir titizlikle yetiştirir. Onlara hem anne hem baba olur.
Üstad, eşine her zaman müteşekkir olmuştur. Dostlarına bazen şöyle dermiş:
"Ben sigara içsem, dumanını o çıkarır."
"Ben soğuk alsam, o hasta olur."
Tarih, onun pâk ismini elbette büyük hürmetle anacaktır, hayatı nice hanımefendiye ibret ve ilham olacaktır.
Rabbimizden niyazımız odur ki, bu kahraman ruhlu kadının şuuru ve asaleti yurdumuzdan hiç eksik olmasın.




