2 Ocak 2026 Cuma / 14 Recep 1447

Necip Fazıl Şiir Ödülü sahibi Celal Fedai: Ödül benim için yeni bir başlangıç çizgisi

2025 Necip Fazıl Şiir Ödülü'ne layık görülen Celal Fedai, 'Şiir ilahî bir lütuftur şairine. Şair de onu milletine armağan eder. Ömrüm olursa bu ödülün benim için, tamamlanan bir çevrimin ardından yeni bir başlangıç çizgisi olmasını diliyorum.' dedi.

HABER MERKEZİ2 Ocak 2026 Cuma 07:35 - Güncelleme:
Necip Fazıl Şiir Ödülü sahibi Celal Fedai: Ödül benim için yeni bir başlangıç çizgisi

Celal Fedai, eserlerinde gelenek ile modernizmi buluşturan şairlerden... Aynı zamanda şiir üzerine yazdığı kuramsal yazılarla da ön plana çıkan, geçmişle bugün arasında düşünsel bir köprü kuran Fedai, bu yılki Necip Fazıl Şiir Ödülü'ne layık görüldü. Akşam Gazetesi Kültür Sanat Editörü Bedir Acar, Fedai ile söyleşisinde Necip Fazıl'ın izinden yürüdü...

Necip Fazıl'ı okumaya başladığınızda kaç yaşındaydınız, edebiyata yönelmenizde nasıl bir katkısı oldu?

Necip Fazıl, benim başlama çizgimdir. On beş, on altı yaşlarımdayken onu okumamla birlikte poetik ve politik kavrayışım şekillendi. Sonraları, Necip Fazıl çizgisindeki İsmet Özel, Cahit Zarifoğlu, Sezai Karakoç gibi şairlerin yanı sıra Ezra Pound'dan Paul Celan'a kadar birçok farklı şairle de tanıştım. Ancak ateşimi yakan, beni başlatan kişi o oldu.

Onun kırış kırış yüzü, benim pürüzsüz gençliğime bir ideal sundu. "Sen bir devsin!" nidasıyla coştum; çünkü kendimi gerçekten öyle hissediyordum. Ama "Yükü ağırdır devin." dediğinde omuzlarım düştü; sorumluluklarımı fark ettim. İnsana Allah'ın lütfu, ancak o sorumlulukları üstlendiğinde ulaşır.

Artık benim de yüzümde epeyce kırışıklık var. Başlama çizgimin kırışıkları bunlar. Umarım onları da benim gibi seven biri bulur.

Pek çok usta edebiyatçının yaşadığı dönemde bunalımlardan geçtiğini biliyoruz. Fakat çıkmaz sokakları felaha eriştirenler de var. Necip Fazıl gibi... Ona bu gücü veren neydi?

"Kendini tanı." diyen felsefeyle, "Nefsini bilen Rabbini bilir." diyen bilgelik aslında aynı bilgiye işaret eder. Necip Fazıl "Ben ve Ötesi" dediğinde, bir "örümcek ağı"ndan söz ettiğinde, çoktan benlik çilesini yaşamıştı.

O vakitler "dünyada taşınacak kuru baş"ının derdindeydi. Sonra o hâlden sıyrılıp bir kul olmanın özgürlüğüne yöneldi. Bu, poetik ve ontolojik bir hâlden politik bir varoluşa geçişti. İşte milyonlarca insanı sarsan da onun bu poetik ve politik aksiyonudur. 20. yüzyılda dünyayı kendi poetik ve politik fikirleriyle değiştirmek isteyen birçok büyük şair çıktı. Kimisi Sergey Yesenin ve Vladimir Mayakovski gibi intihar etti; kimisi Ezra Pound gibi faşist rejimleri destekledi; kimisi de T. S. Eliot gibi kolaya kaçtı. Romancılarda da durum farklı değildi: Mişima seppuku (intihar) yaptı, James Joyce ise estetiğin labirentinde kayboldu. Oysa Necip Fazıl, ipi göğüslemek için hem intihardan hem labirentten kurtuldu. Ona bu gücü veren şey, çilesi ve davasıydı. Temelde İslam maneviyatından doğan bir sanat ve hayat anlayışına sahipti.

Bu, Nâzım Hikmet'le mukayese edildiğinde daha iyi anlaşılır. Nâzım, Türkiye'ye özgü bir sosyalizmi düşlemiş ve bir çığır açmıştır. Ancak onu izleyenler, sosyalist gerçekçi kalıplara sığındıkları için birbirine benzeyen şiirler yazmışlardır. Necip Fazıl ise İslam maneviyatından doğan bir sanatı benimsemiş, böylece bireyliği korumuştur.

Nitekim ondan sonra gelen Sezai Karakoç ve Cahit Zarifoğlu, birbirine hiç benzemeyen iki özgün şiir geliştirmiştir. Şiirimizde bir "koro" değil, "birer ses" olmuşlardır.

Edebiyat ve sanat dünyasında ödüller hakkında genel olarak ne düşünürsünüz?

Nobel'in, Batı edebiyat kanonunun varlığını nasıl dönüştürdüğünü görüyorsunuz. Ne yazık ki Nobel, Batı politikasının ucuz bir aracına dönüştürülmüştür. Bu süreç Soğuk Savaş döneminde başladı; bugünse soykırım destekçiliğine kadar vardırıldı. Türk edebiyat kanonu maalesef politik bir "hamilikten" yoksun. Oysa Batı, bu hamilik işini güya sivil toplumlara bırakmış görünse de aslında poetikasını destekliyor. Çünkü ne kadar büyük askerî veya ekonomik atılımlar yaparsanız yapın, eğer bunları edebiyatınız ve sosyal bilimleriniz milletinize anlatamıyorsa, tüm çabanız boşa gider.

Necip Fazıl, Türk edebiyatının merkezî isimlerinden biri olarak bunun bilincindeydi. Poetik olduğu kadar politik bir aksiyon da yürüttü. Sezai Karakoç'un öncüsü oldu. Bu isimlere Zarifoğlu, İsmet Özel ve Akif İnan'ı da eklediğimizde karşımıza Müslüman Türklerin "şiir oyununun ligi" çıkar. Ne var ki bu "oyun" ve "lig" meselesini henüz tam olarak anlayabilmiş değiliz. Ödül, bu lig için gerekli aşamalardan biridir ve son derece yerindedir.

2025 Necip Fazıl Ödülleri açıklandı

  • Celal Fedai
  • Necip Fazıl Şiir Ödülü
  • Necip Fazıl Ödülleri

ÖNERİLEN VİDEO

Park halindeki aracı çukur yuttu! Sahibinin sözleri şaşırttı

Kapat
Video yükleniyor...