10 Ocak 2026 Cumartesi / 22 Recep 1447

Yaşasın “Ayağa kalk Sakarya!” ruhu!

Başbuğ velîlerin tasarrufu asırlar geçmesine rağmen bu topraklarda nasıl kesilmemişse, Kısakürek de eserleriyle nesilleri beslemeyi, gönülleri diriltmeyi, yarınlara dair ümitleri yeşertmeyi sürdürmektedir. Onun fikirleri dünde kalmış fikirler değil; bugünü kuran, geleceği de mayalayan fikirlerdir.

Mahmut Bıyıklı9 Ocak 2026 Cuma 15:45 - Güncelleme:
Yaşasın “Ayağa kalk Sakarya!” ruhu!

Merhum Mustafa Miyasoğlu, "Bugünkü Türkiye, daha çok 20. yüzyılın başındaki şair ve fikir adamlarının rüyasıdır." der. O rüyayı gören öncülerden biri de Necip Fazıl Kısakürek'tir. Ömrünü bu idealin gerçekleşmesi için nesilleri yetiştirmeye adamıştır.

Gençlere emek verenler, her daim ebedî genç kalmanın da sırrını çözenlerdir. Yüz yıllar geçse de onların isimleri dillerde, eserleri ellerde durur. Vefatının ardından onlarca yıl geçmesine rağmen, ülke gündeminin merkezinde yer alan Çile Şairi, geleceğe ve gençliğe seslenmeye devam etmektedir.

Başbuğ velîlerin tasarrufu asırlar geçmesine rağmen bu topraklarda nasıl kesilmemişse, Kısakürek de eserleriyle nesilleri beslemeyi, gönülleri diriltmeyi, yarınlara dair ümitleri yeşertmeyi sürdürmektedir. Onun fikirleri dünde kalmış fikirler değil; bugünü kuran, geleceği de mayalayan fikirlerdir.

Çağları aşan "Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik" haykırışı bugün her yerde yankılanmaktadır.

Necip Fazıl'ın gençleri; meydanlarda, meclislerde, kampüslerde, sıralarda, kürsülerde onun izinde, onun kavgasını yaşatmaktadır. Onlar, 'Kim var?' denildiğinde sağına soluna bakmadan, cesaretle "Ben varım!" diyebilen yiğitlerdir.

O, hep idealist bir genç aramış, idealindeki gencin peşine düşmüştür. Ana meselesi hep gençler olmuştur:

"İşte bütün meselem, her meselenin başı;

Ben bir genç arıyorum, gençlikte köprübaşı!"

diyerek hedefini net bir şekilde ifade etmiştir.

Necip Fazıl, gençliği olmayan bir hareketin istikbalinin olamayacağını iyi bilenlerdendir. Bu sebeple "Zaman bendedir ve mekân bana emanettir." şuuru taşıyan bir neslin meydan yerine çıkması için her türlü zorluğa göğüs germiştir. Şu ifadeleri bir gençlik manifestosu olarak hafızalara kazınmıştır:

"Kökü ezelde, dalı ebedde bir sistemin aşkına, vecdine, estetiğine, irfanına, idrakine sahip bir gençlik..."

Onun "dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, öcünün davacısı bir gençlik" inşa etme ideali, Müslüman Anadolu insanını düştüğü yerden yeniden ayağa kaldırma azminden kaynaklanmaktadır.

Konferanslarında muhatabı her zaman gençler olmuştur. Anadolu'nun her köşesinde buluştuğu vatan evlatlarına "Aziz Gençler", "Beklenen Nesil" diye hitap etmiş; "Aradığım gençliği karşımda görüyorum." diyerek sevinç gözyaşları dökmüştür.

Üstad, Anadolu'nun dört bir yanına saçtığı tohumların meyve verdiğini görmenin bahtiyarlığını yaşamış ve Büyük Doğu gençliğinden ümidini hiçbir zaman kaybetmemiştir. Şu ifadelerinde hem savaşçı bir şairin hem de huzurlu bir müminin sesi yankılanır:

"Maya tutması için otuz küsur yıldır, devrimbaz kodamanların viski çektiği kamıştan borularla ciğerimden kalemime kan çekerek yırtındığım, kıvrandığım ve zindanlarda çürüdüğüm bu gençlik karşısında, uykusuz, susuz, ekmeksiz, başımı secdeye mıhlayıp bir ömür Allah'a hamd etme makamındayım."

Gençliğe bu denli derin anlamlar yükleyen Büyük Doğu mimarını, yeni kuşakların gönlünden silmek isteyen kesimler de boş durmamış; yalan yanlış bilgilerle algı operasyonları yapmışlardır. Fakat ne yaparlarsa yapsınlar, memleket evlatlarının sevgisine sınır koyamamışlardır.

Geçmişte Necip Fazıl'a düşmanlık yapanların hepsi silinip gitmiştir. Şimdikilerin de hiçbiri yarınlara kalmayacaktır. Ama büyük şair, sonsuza dek bu topraklarda Türk gençliğine sözünü en gür şekilde söylemeye devam edecektir.

O yüzden diyoruz ki:

Yaşasın "Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk Sakarya!" ruhu!

  • Kısakürek
  • VelîlerinTasarrufu
  • GeleceğiMayalayan

ÖNERİLEN VİDEO

Çelik Kubbe'nin yeni unsuru: KORKUT 140/35 sahaya indi

Kapat
Video yükleniyor...