26 Mayıs 2022 Perşembe / 25 Sevval 1443

Zulme kafa tutan Necip Fazıl bizim pusulamızdır 

Necip Fazıl’ın sanat anlayışı bireysel tecrübelerden öte, bir tavırdı. Belki de bu yüzden tıpkı dönemindeki gençler gibi biz de ondan güç ve feyiz aldık. Tek Parti zulmüne kafa tutan Necip Fazıl’ın döneminde yaşayanlar onun duruşundan cesaret aldı.

BEDİR ACAR8 Ekim 2018 Pazartesi 07:00 - Güncelleme:

Henüz yolun başında olan, ilk bir-iki-üç eseri yayınlanan genç yazarları teşvik ve takdir maksadıyla verilen Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü’ne bu yıl layık görülen isimlerden biri Yasemin Karahüseyin. Okurlar onu ‘Zan’, ‘Hemzemin’ ve ‘Ademin Kanadı’ adlı romanlarıyla tanıyor. Necip Fazıl Jüri Heyeti, Karahüseyin için ödül gerekçesinde şu cümlelere yer verdi: ‘Yenilikçi arayışları, kalıcı karakterleri ve romandaki farklı sesiyle, hayal ve gerçek çatışmasını, insanın özünü arama çabalarını, ayrılan ve kesişen kaderleri derinlikli biçimde irdelemesiyle Yasemin Karahüseyin Necip Fazıl İlk Eserler Ödülüne layık görülmüştür.’ 

Karahüseyin ile Necip Fazıl Kısakürek’in genç edebiyatçılar ve bugünkü nesiller üzerine etkisini konuştuk. 

Necip Fazıl ismi sizin dünyanızda nasıl bir yere tekabül ediyor? 

Kuşağımdakiler gibi ben de Necip Fazıl’ı şiirleriyle tanıdım önce. Daha sonra ise tiyatro ve düşünce eserlerine yöneldim. Bütün bu eserleri hayatı ile değerlendirdiğimde karşımda edebiyat ve eylemi birbirinden ayırmayan büyük bir şairin durduğunu gördüm. Onun sanat anlayışı bireysel tecrübelerden öte, bir tavırdı. Belki de bu yüzden tıpkı dönemindeki gençler gibi biz de ondan güç ve feyiz aldık. 

EDEBİYAT MİRASTIR

1950’den bugüne değin onu tanımış, ondan esinlenmiş güçlü şair ve yazarları okuyoruz. Çünkü edebiyat aynı zamanda aktarılan ve devralınan bir mirastır. 

Necip Fazıl’ın beni etkileyen bir diğer yanı ise Arvasi Hazretleri’ni tanımasıyla kendi mizacı, duruşundan vazgeçmeyerek geçirdiği değişimdir. Değişimi eserlerine birçok halle yansırken insanı kaçınılmaz bir şekilde sarsar. Bir yandan insanı eleştirirken ve âdemden durduğu noktayı konumlamasını isterken bir yandan ona yeni bir rota sunar. Reis Bey oyunu bu minvalde beni çok etkilemiştir. Onun can alıcı kalemiyle çizdiği merhamet kavramını  ve adaleti herkese sorumluluk yükleyen bir olgu olarak ele alışı, benim edebiyat evrenimi de etkilemiştir. 

Necip Fazıl’ın çilesi ve davası hakkında neler söylersiniz? 

O dönemi yazılı kaynaklardan okuyan bizler için onun davası örneklik teşkil etmiştir. Büyük Doğu’yu çıkardığı zamanlarda yaşadığı maddi sıkıntılar, hakkında açılan davalar neticesinde aldığı hapis cezaları, hapishanede geçirdiği zamanlar, tek parti diktasıyla ezilen halk ve değerlerimiz…  Onun bütün bu olumsuzluklara rağmen değişmeyen tavrı, zulme kafa tutması ve üretkenliğinden vazgeçmeyerek verdiği eserler pusula görevi görmüştür. Zor zamanlarımızda tıpkı onun döneminde yaşayanların onun duruşundan aldığı cesareti bizler de aldık. 

28 ŞUBAT VE ÜSTAD

28 Şubat sürecinde “Bir gençlik, bir gençlik…” diye başlayan hitabesini okur, kendimizi sorgular, tazelenirdik. Çünkü o, küfrü olduğu kadar Müslümanları da eleştirirdi. Bu yıl şiir ödülüne layık görülen Arif Ay, Necip Fazıl Kısakürek isimli şiirinde “Bütün çilemize rağmen, keyfiyet bakımından bir taksiyi dolduracak sayıya ulaşamadık derdi. Oysa, tek başına bir orduydu.” dizeleriyle anar onu. Bu dizeler kuşkusuz olabildiğince yalın ve canlı anlatır onu. 

Rengini sakınmayan Necip Fazıl’ın çıkardığı Ağaç dergisinde edebiyatı merkeze alıp ideolojik kamplaşmaya gitmemesi de üzerinde düşünülmesi gereken bir tercihtir.  

BU ÖDÜLLER ÇOK ÖNEMLİ 

Necip Fazıl adına ödül verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Edebiyatımızın sürdürülebilir, saygın, kalıcı bir ödüle ihtiyacı vardı. Bu ödülün Üstad’ın adıyla kurumsallaşması sevindirici ve anlamlı. Bu büyük ismin gençlerle tanıştırılmasına bu ödül aynı zamanda bir vesile. Böylece yazarın eserlerine taze bir ilgi uyandırılıyor. Yeri gelmişken, Yücel Arzen tarafından bestelenen ve geçen yılki ödül töreninde icra edilen şarkıyı da hatırlatmak isterim. Bu güzel örnekte olduğu gibi ona ve eserlerine yönelecek yeni bakışlara ve yorumlara ihtiyacımız var. 

Ödülün size tevdi edilmesi hakkında neler söylersiniz? 

Ödüller insanı hem motive ediyor hem de sorumluluğunuzu daha kuvvetli bir biçimde hatırlatıyor.  Bu anlamda hem mutlu oluyor hem tedirginliğinizin arttığını hissediyorsunuz. Daha önce ödül alanlara ve bu yıl ödül alan şair ve yazarlara baktıkça iki duyguyu da birlikte yaşıyorum.