İstanbul'a birkaç saat uzaklıktaki İğneada, Batı Karadeniz’in son limanı olan ve eşsiz üç Langoz (su) ormanına ev sahipliği yapan bir doğa harikası. Nehirler, şelalele içindeki ağaçlar, büyülü bir dünyaya açılan kapı gibi adeta. Her biri ayrı bir özellikle hayran bıraktıran yedi gölü, size stres ve metropol yorgunluğunu unutturan bol oksijenli kampları, yaz tatili fırsatı veren altın kum plaj ve kristal denizi, en güzel kalkan ve balıklarıyla eşsiz lezzetler sunan limanı, sırrı çözülemeyen ‘Manyetik alanı’, gizemli Dupnissa Mağarası ve sekiz imparatorluğun izlerini taşıyan tarihiyle İğneada, hafta sonu tatilcilerinin yeni gözdesi.
Eski çağlardan beri yerleşim alanı olan bir yer İğneada. Antik Çağ’daki adı Thynias. Batı ve Doğu’dan sürekli akınlara maruz kalmış çünkü hem bereketli topraklara hem de Avrupa ve Asya’nın kesiştiği noktada stratejik bir öneme sahip. Yunan, Pers, Makedonya, Roma, Ostrogot, Hun, Bizans, Osmanlı imparatorluklarının ev sahipliği yapan İğneada, Balkan Savaşları sırasında Bulgaristan idaresini bile görmüş. Büyük bir nüfus barındırmayan bölge, Türkiye’nin en iyi korunmuş ekolojik cennetlerinden biri. Barındırdığı endemik bitki ve canlı türleri bile henüz tespit edilemedi.
TROPİKAL BÖLGELER GİBİ
Su ormanı diye de bilinen, İstanbul’un su kaynaklarından Istıranca derelerinin de aktığı ormanlar buradadır. Denize doğru akan derelerin getirdiği kumların birikerek kıyıda set oluşturması ve dere ağzını kapatması sonucu akarsuyun biriktiği yerde oluşan bir özel ekosistemdir burası. Dişbudak gibi özel ağaç türleri, ya da göl soğanı, su menekşesi gibi bitki türleri ile kara leylek, balıkçıl gibi kuşların daha çok görüldüğü bir bölgedir. Suyun taşıdığı kil ve organik minerallerle zenginleşen toprak, yağmur ormanları gibi gür ağaç dokusuna sahiptir. Ama oradaki gibi sadece yağış ve neme değil tropikal bölgelerdeki gibi ‘Taban suyuna’ bağımlıdır. Yazın ortasında ormanın tabanını suyla kaplandığını görebilirsiniz.
MÜTHİŞ ‘TRAKYA’ MANZARASI
Yenice Köyü sonrası sırrı yıllardır çözülemeyen ‘manyetik alana’ ulaşırsınız. Araçlar motoru durdurulduktan sonra yokuş yukarı hareket ediyor. Sonrasında 40 km uzunluğunda yeni orman yolu, müthiş bir ‘Trakya manzarasına’ ev sahipliği yapar. Yer yer durup bulutsuz akşamlarda Tekirdağ’a kadar tüm Trakya’yı gözlemleyebilir, etkileyici günbatımı izleyebilirsiniz.
DUBNİSSA’DA GİZEMLİ YOLCULUK
Dubnissa Mağarası İğneada’ya gelmeden sol tarafta dağın içinde doğal aşınmalarla ortaya çıkmış sarkıtlardan oluşan çok farklı bir mağaradır. İçinde, güvenlik şeridiyle yürünebilen bir kolu ve suyla kaplı olan ikinci bir kolu bulunur. Üç kilometre uzunluğundaki olağanüstü doğa şekillerini ve binlerce yarasayı barındıran bu mağarada yürürken duyduğunuz sesler, sanki antik çağların gizemli öykülerini kulağınıza fısıldar gibi. İğneada’ya gelmeden önceki Demirköy’de, Fatih’in İstanbul’u Fetih için yaptırdığı topların dökümhanelerini barındıran ilginç bir mekan.
NEREDE KALINIR?
İğneada, Bulgaristan sınırından Kıyıköy’e kadar olan sahil şeridinde kesintisiz kum plajdır. Girişten sağa inerek ormana girerseniz farklı şehre girip konaklarsanız. Burada, almak istediğiniz hizmete göre üç tip konaklama imkanınız bulunuyor. İğneada da 5 yıldızlı hotel, pansiyon, kiralık apart, çadır yerleri ve karavan alanları mevcut. Fiyatları 4 aylık sezonda her bütçeye uygun aralıkta ve özellikte. Şehirden uzaklaştıkça kamp alanları başlar ve alışveriş yapabileceğiniz noktalar azalır. Sabah aracınız ile geçtiğiniz yer, gelgitler nedeniyle akşam saatlerinde yarım metre suyla dolabilir. Yakın Deniz kampında, deniz dalgalıdır ve plaj birden derinleşir. Öğretmenler kampı ise daha sığdır.
NASIL GİDİLİR, NE YENİR?
İğneada’ya giderken, en kısa yol TEM otoyolu. İstanbul’dan Edirne yönüne giderken Çerkezköy gişelerini kullanmanız gerekiyor. Buradan Saray-Vize-Poyralı-Demirköy üzerinden İğneada’ya ulaşabilirsiniz. Longoz ormanına aracınız yerden yüksek ve 4x4 ise Çerkezköy Saray’dan Kıyıköy’e dönüp orman yolunyla İğneada’ya gidebilirsiniz fakat en az 2 araçla bunu yapmanız gerekir çünkü hem yol uzun ve tehlikeli hem de arıza olması durumunda yardım alabilmek için.
İğneada, Karadeniz balıkçı limanlarının sonuncusudur ve 12 ay boyunca balık olur. Kalkan’ın en çok çıktığı bölgelerden biridir. “Misafirlere ayrı, yerliye ayrı” fiyat yoktur, uygun fiyatlı bir yemek yiyebilirsiniz. Dağ köylerinde beslenen hayvanlardan yapılan özel sucukları vardır, etleri de buralardan getirilir. Kış sezonunda avlanabilirsiniz de.




