5 Nisan 2026 Pazar / 18 Sevval 1447

Camı elime aldığımda Çocuğuma dokunmuş gibi hissediyorum

Kum, soda ve kireçle başlayan bir macera onunkisi… İşlendiğinde o denli sert ve kırılgan bir malzeme halini alan cam, ateşin karşısında ona tümüyle teslim oluyor. Cam üfleme sanatçısı Aydın Yıldız da 46 yıldır cama teslim olmuş. Yıldız, “Cama dokunduğumda yavrumu elime almış gibi hissediyorum. Bu bambaşka bir dünya” diyor.

GİZEM TÜMBAY KOÇAK 19 Kasım 2017 Pazar 07:00 - Güncelleme:
Camı elime aldığımda Çocuğuma dokunmuş gibi hissediyorum

Sanatsal ifade aracı olan cama istenilen şekli vermek için ustanın estetik düşün- ceye sahip ve sanat algısının gelişmiş olması gerekiyor. Camı hayatının merkezine alan usta Aydın Yıldız’ın kapısını çalıyoruz bu hafta. Cam sanatında yarım asrı geride bırakan, ikinci kuşak cam ustası, aile geleneğini oğlu Serhat Yıldız’a devretmeye hazırlanıyor. Su içtiğimiz bardağa, aydınlandığımız avizeye, çiçek koyduğumuz vazoya kadar birçok objeye hayat veren Yıldız, Star Pazar’a konuştu.

Baba mesleği olan camcılığı devam ettirmeyi çok küçük yaşlarda kafasına koyan Aydın Yıldız, şu sözlerle anlatıyor hikâyesini: Kafkasya’dan gelen atalarım 1800’lü yıllarda Sivas’a yerleşmiş. Babam 1967 senesinde İstanbul’a gelmeye karar veriyor ve Paşabahçe Fabrikası’nda işe başlıyor.

Yıllar sonra çırak olarak ağabeyimle birlikte fabrikada çalışmaya başladık. Altı ay kurs gördükten sonra 14 yıl bu fabrikada çalıştım. Birçok alanın olduğu cam sanatında biz cam üfleme tekniğini kullanıyorduk. Bir süre sonra kendime 30 metrekare bir dükkân kiraladım ve cam çay kaşığı imal etmeye başladım. Fabrika mesaisi bitince dükkanıma gidip oyalanıyordum. Bu şekilde piyasada isim yapmaya başladım. Yaptığım hediyelik eşyaları Aksaray’da sattım. Antik camların kopyaları ve avize yapmaya başladık. Böyle başlayan hikayemizde bugün modellerimizi 500-600’e kadar ulaştırdık. 

ÜFLEME SANATÇISI SAYISI 50’Yİ GEÇMEZ   

Yarım asırdır kendini bu işe adayan Yıldız “Ömrümün yettiği kadar bu işi devam ettireceğim. En çok üzüldüğüm nokta eleman yetiştiremiyor olmamız. Ağustosta atölyede sıcaklık 60 dereceyi bulunca ‘Bu iş bana göre değil’ deyip, kaçıyorlar. Bu yüzden cam üfleme sanatçısı Türkiye’de 50 kişiyi geçmez. Biz üç kardeş de cama gönül verdik. Şimdi iki çocuğum da cama ilgi duyuyor” diyor. Aydın camı eline aldığındaki hislerini ise şu sözlerle anlatıyor: Yavrumu elime almış gibi hissediyorum. Bu bambaşka bir dünya. Cam eriyip de şekil vermeye başladığınızda çok hoşunuza gidiyor. Ürettiğiniz bir parçayı mağazanın vitrinin de görünce dünyalar sizin oluyor. 

MESLEĞİM, SANATIM  AYNI ZAMANDA HOBİM

Mağazalarda gördüğümüz  objeler o kadar çok elden geçiyor ki… Kalıbının çıkması, tasarlanması, fırınlanması derken, bin bir işlemden geçiyor. Bu işi mesleğinin yanında bir hobi olarak gören Yıldız başlıyor camın sihrini anlatmaya: Camın yüzde 70’i kum, yüzde 30’u da kimyevi maddelerden oluşuyor. 2 bin derecelik fırınlarda pişiyor. Soğuduğu zaman florasan lambası gibi borular çıkıyor. Ürünü çıkardığımız kalıba koyduğumuzda aynı model çıkar. Serbest üflemede farklı obje- lerle karşılaşabilirsiniz.  

“Eleman bulmak büyük sıkıntı. Ellerini yakıp işi bırakıyorlar. Ağustosta atölye içinde sıcaklık 60 dereceyi buluyor. Çıraklar ‘bu iş bana göre değil’ deyip kaçıyor.”

BU İŞİ ÖĞRENEN AÇ KALMAZ 

Son dönemde Paşabahçe markasına köpek ve kedi kulpu olan bardaklar yapan Yıldız “Yağdanlık, Alaadin’in lambası, nar, semazen, at, kaplumbağa, kadeh, peçetelik, vazo gibi aklınıza gelebilecek cam ile ilgili birçok objeyi hayata geçiriyoruz” diyor. Eskişehir’de bir cam müzesinin olup da İstanbul’da olmaması konusunda muzdarip olan Yıldız “Bizim ülkemizde bu anlamda eksikliklerimiz var. Bir cam ocağı var ama o cam ocağı da herkesi yetiştiremiyor. Ben şimdilerde İstanbul Teknik Üniversitesi’nde cam sanatı ile ilgili ders veriyorum. Ancak bu sanatı daha nicelerine aktarmak istiyorum. Bu konuda da İsmek ile ilgili bir çalışmamız olabilir. Avukatından tutun da doktoruna kadar herkesin merakını uyandıran bir konu. Bu işi öğrenen aç kalmaz. Sermayesi bir tane tüp, el, nefes ve cam. Dünyanın neresine giderseniz gidin, kendi hayal gücünüzle yeni şeyler üretebilirsiniz. O yüzden gençlere tavsiye ediyorum. En büyük hayalimde bir kurs yeri açmak” sözlerini ekliyor. 

Yıldız’ın en çok zorlandığı şeylerden biri de ham maddenin ülkemizden çıkmıyor olmasıymış: Ham maddemiz yurt dışından geldiği için onlara bağlı kalıyoruz. Eskiden Paşabahçe üretiyordu ama 10 yıl önce bıraktı. Bin bir zorlukla dünyanın bir ucundan Çin’den getiriyoruz. Çalışırken birçok kez elimizi yaktık. Ama önleminizi aldıktan sonra da hiçbir problemle karşılaşmazsınız. Biz alıştık artık. Tedbirinizi aldıktan, bağlantılarınızı yaptıktan sonra problem yok.

STRES VE SIKINTIYA İLAÇ 

Neredeyse haftanın her günü çalışan Yıldız’a ‘Hiç dinlenmiyor musunuz’ diye sorduğumuzda “Aslında benim işim şov kısmı. Ben atölyeden uzaklaşıp hafta sonları, akşamları bir yerlerde şov yaptığımda da dinleniyorum. Bu işi keyifle yapmazsanız bu zamana kadar gelmenizin hiçbir anlamı olmaz. Bu işte sıkıcı olmamanızın en büyük nedeni hayal gücünüzü kullanarak değişik desenler çıkartıyor olmanız. Camla ilgilenmek insanın stresini alır. Eşimin de bazen çok çalışmamdan ötürü isyanlarını duyuyorum. Herhalde öldüğüm zaman dinleneceğim” diyor.

CUMHURİYET’İN İLK YILLARINDAN BUGÜNLERE

1500 yılarında Filipinliler zamanında ortaya çıkan cam, onların gemi ile bir sahilde ateş yakması sonucu ortaya çıkıyor. Sabah uyandıklarında gördükleri manzara onları şaşırtıyor. Küllerin arasında gördükleri parlak şeyler, camın keşfedilmesine neden oluyor. Daha sonra İtalya’da ortaya çıkan cam, Türkiye’ye ise Osmanlı Dönemi’nde geliyor. Cumhuriyet kurulduktan sonra da cama Paşabahçe Cam Fabrikası önderlik yapıyor. 

HAFTA SONU ORTAKÖY’DE TEZGAH AÇIYORUM

Hafta sonları Ortaköy Cami’nin önünde sanatımı icra etme imkanı buluyorum. Ateşi açtığım anda insanların çok dikkatini çekiyor. Bu tarz işlerle de unutulmaya yüz tutmuş bu sanatı herkese hatırlatmaya çalışıyoruz. Özellikle çocuklar cam üflediği zaman çok mutlu oluyorlar. Kızımı da yetiştirdim yanıma o da cam takılara meraklı. Aynı zamanda Kültür Bakanlığı sanatçısı olduğum için yurt dışında Türkiye’yi tanıtmak için bazı projelere katılıyorum. 

ÖNERİLEN VİDEO

Van'da korkutan deprem: O anlar kamerada

Kapat
Video yükleniyor...