29 Ağustos 2025 Cuma / 6 RebiülEvvel 1447

Damla Sönmez: Hastalık derecesinde titizim

Gülru’nun masum bir hayali var, örnek aldığı evin hanımı gibi olmak. Ama gün gelecek bu hayal öyle saplantılı hale gelecek ki... Yaz sezonunda başlayan iddialı dizilerdenGüllerin Savaşı’nda Gülru’yu canlandıran Damla Sönmez rolüne çok titiz hazırlandığını söylüyor.

Hale Ceylan Barlas20 Temmuz 2014 Pazar 07:00 - Güncelleme:
 Damla Sönmez: Hastalık derecesinde titizim

Camdan Pabuçlar, Kapıları Açmak, Emret Komutanım, Bornova Bornova, Mahpeyker: Kösem Sultan, Türkan, Kurtuluş Son Durak, Uzun Hikaye, Bir Aşk Hikayesi, Sen Aydınlatırsın Geceyi ve daha pek çok başarılı projede yer aldı genç oyuncu Damla Sönmez... 27 yaşındaki Sönmez, şimdi de Güllerin Savaşı adlı dizide başrolde. Dizide evin hanımı Gülfem Sipahi’yi idolü olarak gören Gülru’yu canlandırıyor. Sönmez, karakteri için de uzun bir süre çalıştığını söylüyor.

-Projeye nasıl dahil oldunuz?

Bir Aşk Hikayesi bittikten sonra Tiyaro Pürtelaş ile Savaş adlı oyunun provalarına başlamıştık. Güllerin Savaşı dizisinin senaryosu da o dönemde geldi. Hatta dizide kimlerin oynayacağıyla ilgili cast da konuşuluyordu. Hikayeyi, oynayacağım karakterin zaaflarını, geçireceği değişimi, birlikte çalışacağım ekibi çok sevdim.

-Dizinin konusundan ve karakterinizden bahseder misiniz?

Dizi, bir genç kızın masum bir hayalinin, kendi kabusuna dönüşmesi üzerine kurulu. Canlandırdığım karakter Gülru, bir köşkün hizmetli ailesinin kızı olarak büyümüş. Altı yaşındayken annesini kaybettiğinde köşkün hanımı Gülfem Sipahi’yi annesinin anlattığı masallardaki prenseslere benzetip onu idolleştirmiş. Gülfem Sipahi başarılı bir tasarımcı. Dolayısıyla Gülru da onu takip ederek moda tasarımı okumuş. Gülfem Hanım artık köşkte yaşamasa da Gülru’nun ona olan hayranlığı hiç bitmemiş. Yıllar sonra Gülfem Hanım, babasının ölümü sonrası köşke dönüyor ve hikaye başlıyor. Gülru’yu, Gülfem Hanım’ı örnek alıp onun gibi olmaya çalışan, azimli, çalışkan ama bir o kadar da hayatı çok da bilmeyen saf bir genç kızdan, güçlü bir genç kadına dönüşürken göreceğiz. Masum bir örnek almanın, saplantılı bir idolleştirmeye dönüşmesinin öyküsü. Onun gibi olmak isterken, o olmanın hikayesi Güllerin Savaşı...

-Gülru karakteri için nasıl hazırlandınız?

Gülru, bir dram hikayesinin içindeki komik bir kız. Hızlı duygu değişimleri var. Konservatuardan beri fikrine çok güvendiğim, birbirimizi acımasızca eleştirebildiğimiz yani kötüyü de söyleyen dostlarım var. Onlarla konuştum, senaryo üzerine okumalar yaptık. Bir proje sürecinde hastalık derecesinde titiz oluyorum. İçim öyle rahat ediyor.

-Gülru karakteri, Bir Aşk Hikayesi’nde canlandırdığınız Ceylan karakteriyle aynı. İkisi de evin hizmetlilerinin kızı...

Evet, Gülru ve Ceylan’ın yaşam alanları aynı ama hikayeleri farklı ilerleyecek. Her ne kadar aynı karakter gibi görünseler de iki ayrı karakter, iki ayrı dünya...

-Canlandırdığınız karakter dizide moda tasarımı okuyor. Sizin modayla aranız nasıl?

Gülru’ya çalışırken kumaş, stil bilgisiyle ilgili belli tasarımcılarla, modayla ilgili araştırmalar yaptım. Modayı takip edip etmediğim konusunda sadece şunu söyleyebilirim: İlla moda olan değil de içinde rahat olduğum kıyafetleri seviyorum. O kıyafetleri giydiğimde de kendimi iyi ve canlı hissediyorum.

Tarihi bir karakteri canlandırmak çok keyifli

-Bu aralar Kösem Sultan dizisi ve Kösem Sultan’ı Beren Saat’in canlandıracağı konuşuluyor. Siz de yıllar önce Kösem Sultan’ı canlandırmıştınız...

Çok keyif aldığım rollerden biriydi. Zaten bir dönem işinde oynamak başlı başına keyifli bir iş. Ne var ki bazen de daha çok mesai gerektiriyor. Bir yandan, gerçekten tarihte yaşamış bir kimlikten, objektif gerçeklerden kopmamak durumundasınız, bir yandan da her rolde olduğu gibi kendinizden bir şeyler katıyorsunuz. Daha karmaşık ama zaten bu işte çoğu zaman karmaşıklık ne kadar çoğalırsa keyfi de o kadar artıyor.

ÖNERİLEN VİDEO

İstasyonu dumanlar kapladı: Faciadan dönülen anlar kamerada

Kapat
Video yükleniyor...