26 Şubat 2021 Cuma / 14 Recep 1442
Gece modu

Kimse seyretmese de yine film çekeceğim

Teoman Kumbaracıbaşı, yönetmenliğini yaptığı Bir Don Juan Öldürmek filmiyle yine gündemde ama çekimleri süren ve başrolde oynadığı Gece filmi ve solo albümü de çok konuşulacak.

Alin Taşçıyan27 Temmuz 2014 Pazar 07:00 - Güncelleme: 27 Temmuz 2014 Pazar 07:00

Teoman Kumbaracıbaşı hem oyuncu hem müzisyen olarak Türkiye’nin seçkin isimlerinden biri. Onu Yazı Tura filminde izlediğimizden beri hayranız kendisine. Eyvah Eyvah’taki İspanyol karakteriyle hayranlığımız pekişti. Bu aralar yine pek gözde, pek gündemde: Sabahattin Sakman imzalı Bir Don Juan Öldürmek adlı filmiyle vizyonda. Filmin diğer başrol oyuncularıysa Pelin Batu ve Süleyman Atanısev de yer alıyor. Kendi de Erden Kıral’ın yeni filmi Gece’nin setinde. Punk-rock grubu acaipademler’in yeni albümleri ve Kumbaracıbaşı’nın solo çalışmaları da yeni sezonda müzikseverlere ulaştırılmak üzere hazır bekliyor.

-Yeni filminiz Bir Don Juan’ı Öldürmek’teki karakterinizi anlatır mısınız?

Canlandırmaya çalıştığım karakter bir anti-Don Juan. Tüm türdeşlerinin tam aksi. Ama bunu açıklıkla belirtirsem- ki aslında ne olabileceği tahmin edilebilir- filmin önemli mottolarından birini deşifre etmiş olurum. Fakat kendine göre son derece önemli bir deneyin peşinde, duru bir heyecanı olan, başarılı bir psikoloğa hayat vermeye, hissizlik-tutku karşıtlığını ve elbette içiçe geçmişliği yansıtmaya çalıştığımı söyleyebilirim.

-Karakterinizin ve filmin katmanları içinde müzik de önemli bir yer tutuyor. Müzisyen olmanızın rolünüze katkısı var mıydı?

Elbette oldu. Yönetmenim Sabahattin Bey büyük bir müzik tutkunu, özellikle klasik repertuara gerçekten hakim. Müziğin resme taşınması istenen duyguyu ortaklaşa hissetmemize katkısı yadsınamaz.

15 FİLM ÇEKTİM, BAZISI BUHARLAŞTI

-Erden Kıral’ın Gece adlı filminde oynuyorsun, çekimler nasıl gidiyor?

Ben henüz çekimlere başladım. Filmin çekimleri halen sürmekte. Muhtemelen bu röportaj yayınlandığında ben de sete dahil olmuş olacağım. Erden Kıral’dan bahsetmeye gerek yok. Benim için Erden Ağabey ile çalışmak başlı başına bir onur.

-Sizi daha sık perdede görmemiz gerekir ama görmüyoruz... Sinemamızda yeteri kadar çeşitlilik olsa siz de daha fazla filmde rol almak ister miydiniz?

Nükteli bir yanıt vermeliyim sanırım bu soruya. Çünkü arkama baktığımda 15 film çekmişim. Birkaçı büyük gişe yapmış. Birkaçı uluslararası ödüller almış. Arada buharlaşan filmler de var benim yine de çok sevdiğim. Sinyora Enrica ile İtalyan olmak gibi. Gerçi sen o filmi pek sevmemiştin. Ama benim için hem Ali İlhan’ın ilk filmi olması ve canlandırdığım karakter açısından kıymetli bir yeri vardır. Elbette daha çok film çekmek isterim. Ama bence bir oyuncunun hangi filmleri çektiği bir taraftan çok önemliyken diğer taraftan hangi filmleri çekmediği daha önemlidir. İçimde bir film kaldı mı diye soruyorsanız, gönül rahatlığıyla ‘Şansım yaver gitti, kalmadı’ (diyorum)... Yeni filmler çekmek isterim ama bugüne kadar mütevazı da olsa bir hacim yarattığımı düşünüyorum ülke sinemasında. Bu hacmi geliştirmek evet ama korumak daha kıymetli. Derinleşerek yeni filmler çekmek isterim.

İyi bir şey yaptıksa bir gün birileri izler

-Solo çalışmaların yorumunda soundunda ne gibi farklılıklar var?

Bu acaipademler ile yaptığımız parçalardan biraz başka bir yerde konumlanan, daha serbest belki daha bana özgü ama yine de zaman zaman birlikte de çalabileceğimiz 10 parçadan oluşuyor. Kaydetmeyi önemsiyorum açıkçası. Özellikle bu çağda, filmde de. Çünkü ne zaman dinleneceğinizin ya da ne zaman seyredileceğinizi asla kestiremediğimiz bir dönemdeyiz. İyi şeyler yaptıysak bir gün birileri dinler, izler. Yazı Tura iyi bir örnektir. Değilse zaten önemli değil. Biz yaptığımız müziğe inanıyoruz. Bu çok değerli. Bize müziğe sadece tutkuyla bağlanmamamızı, bilinçle, çalışmayla, derinleşmeyle, keşfetmeyle, toprakla, birbirimizle, şiirle ve dahi elbette dinleyiciyle ve teknolojiyle iletişimimizi belirleme gücü veriyor. Bu açıdan bugün kimse dinlemese de müziğe ve bugün kimse seyretmese de film çekmeye devam ederim şahsım adıma.

İkinci albüm çıkmadan üçüncüsü hazır

-Müzik grubunuz acaipademler’in yeni albümü çıkmak üzere. Dinleyicileri heyecanlandıracak hangi şiirlerden besteler var bu albümde?

Albüm biteli aslında iki yıl oldu ancak sağlık sorunları ve dahi başka sıkıntılardan dolayı albümü basmayı başaramadık. Ama bu albümde elbette ve yine Pir Sultan Abdal, Percy Shelley, İngeborg Bachman ve Baudelaire yer alıyor. Üçüncü albümün demosu hazır. Fakat önce solo albümümü tamamlamak istiyorum.