21 Ocak 2026 Çarşamba / 3 Saban 1447

Bahçeli: DEM Parti'nin eşbaşkanları bayrağın indirilmesinden birinci derecede sorumludur

Sınır hattında terör örgütü YPG/SDG yandaşlarının Türk bayrağına saldırısına ilişkin açıklamada bulunan MHP Lideri Bahçeli, 'Grup toplantısını Nusaybin'de yapan DEM Parti'nin ve bu kapsamda konuşma yapan eşbaşkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır' dedi.

AA21 Ocak 2026 Çarşamba 12:54 - Güncelleme:
Bahçeli: DEM Parti'nin eşbaşkanları bayrağın indirilmesinden birinci derecede sorumludur

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terör örgütü YPG/SDG yandaşlarının Türk bayrağına saldırısına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

"Terörsüz Türkiye" ile "Terörsüz Bölge" adımlarının hız kazandığına vurgu yapan Bahçeli, "Barış ve huzur kuşağı güçlendikçe, husumet ve huşunet cephesinin, mayası ve meşrebi lekeli çevrelerin provokasyonları da tehlikeli ölçüde tırmanmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Terörizmi ve terör örgütlerinin hain emellerini politik ve stratejik vasıta olarak kullanan, bu doğrultuda kumanda edenler arasında tanıdık bazı ülkelerin de yer aldığını belirten Bahçeli, muhtelif ve muhasım mihrakların hem Türkiye'nin hem de bölge devletlerinin güvenlik ve istikrar arayışlarından ileri düzeyde rahatsız olduklarını kaydetti.

"Anadolu coğrafyası ile Orta Doğu ve Afrika üzerinde zulüm senaryoları refakatinde hegemonya mücadelesi yürüten, bundan mülhem devlet altı örgüt, grup, oluşum ve bölücü terör odaklarını besleyip kışkırtan karanlık bir akıl kaos ve kriz girdabının sürekli genişlemesini projelendirmektedir." ifadesini kullanan Bahçeli, şöyle devam etti:

"Terörsüz Türkiye hedefinin icra ve ikmaliyle anılan zalim projenin yırtılıp atılacağı, nifak ve fesat üreten zehirli kaynakların kurutulacağı ortadadır. Mardin'in Nusaybin ilçesinde geçişe kapalı sınır kapısını zorlaya zorlaya açmaya ve buradan da geçmeye kalkışan bölücü örgüt yandaşlarının Türk bayrağına yönelik mütecaviz saldırısı bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olarak karşımızdadır. Grup toplantısını Nusaybin'de yapan DEM Parti'nin ve bu kapsamda konuşma yapan eş başkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır.

Özellikle DEM Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan'ın, dikkat, ciddiyet, fehamet, nezaket, mehabet, mensubiyet, mesuliyet, kemaliyet, akli ve vicdani duyarlılık taşımayan gafil konuşmasının, mahut tahrik ortamının tansiyonunu iyice artırdığı bir gerçektir. Gelişmeler milletimiz ve ülkemiz adına kaygı vericidir. Terörsüz Türkiye'nin aşama aşama gerçekleştiği şu günlerde dil, üslup ve zihniyet sorununun yoğunlaşması, maalesef gerilimi canlı tutmakta, ümitleri sekteye uğratmaktadır. DEM Parti bir karar vermek durumundadır. PKK'nın kurucu önderinin yanında mı yoksa karşısında mıdır? Terörün yedeğinde mi duracak, yoksa terörsüz bir geleceğe hizmet mi edecektir? Silah ve şiddetin yanında mı yer alacak, yoksa siyaset ve demokrasinin erdemine bağlı mı kalacaktır? Kürt kardeşlerimizi asılsız, mesnetsiz ve yalan iddialarla kışkırtarak milli birlik ve bütünlüğümüze zarar vermeye devam mı edecek, yoksa milletimizin tamamını kucaklayan Türkiye partisi olmanın onur ve şerefiyle mi müşerref olacaktır?"

- "AY YILDIZLI AL BAYRAĞIMIZA UZANAN PİS ELLERİ, LANETLİYORUM"

Suriye'nin iç istikrar mücadelesini, siyasi ve toprak bütünlüğünü muhafaza kararlılığını ırkçı ve faşizan bir anlayışla karalamanın "şuursuzluk ve art niyet" olduğunu ifade eden Devlet Bahçeli, DEM Parti'nin Kürtleri ajite ederek siyonizmin değirmenine su taşıdığını, küllenen ateşi maşa gibi karıştırmaktan vazgeçmesi gerektiğini belirtti.

Nusaybin-Kamışlı sınır hattında siyonist-emperyalist kumpasın devreye girdiğine işaret eden Bahçeli, şunları kaydetti:

"Al bayrağımız şerefsizce indirilmiştir. Bunun geri planında kapalı devre çalışan bir istihbarat operasyonunun varlığından hiç kimse kuşku duymamalıdır. Türk bayrağı bağımsızlığımızın timsali, şehitlerimizin örtüsü, milli birlik ve beraberliğimizin simgesidir. Bayrağımıza musallat olmakla kalmayıp akıl hocalığı yapan, plan ve tatbik safhasında faal halde bulunan kim ya da kimler varsa en ağır şekilde cezalandırılmalı, istihbarat servisleriyle bağlantıları da araştırılıp açıklanmalıdır. Meselenin şakaya gelir yanı, hafife alınacak tarafı yoktur.

Türk bayrağı Türk milletidir, Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik nişanesidir. Herkes aklını başına almalıdır. Sabır ve sinirleri tahrip etmenin sonu hiç kimseye bir şey kazandırmayacak, bilakis ve bilahare uzatılan el kalkan yumrukla yer değiştirebilecektir. Terörsüz Türkiye'den taviz vermeden, provokasyonlara son derece dikkat ve uyanıklık göstererek barış ve huzur yolculuğu devam etmelidir. Ancak 'Terörsüz Türkiye' bahanesine sığınarak da milli onur ve namusumuzla oynamaya heves edenlerle, milli ve manevi değerlerimizi tartışmaya açmak için hava koklayanlara amansız bir mücadele ruhuyla direniş gösterileceği herkesçe bilinmelidir. Ay yıldızlı al bayrağımıza uzanan pis elleri, iğrenç emelleri, ilkel ve ilkesiz terörist sevicileri varlığımın tüm yönleriyle kınıyor ve lanetliyorum. SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil edemeyecektir. Son tahlilde Fırat'ın doğusu, tıpkı batısı gibi terörden ve kanlı hesaplardan tamamıyla arındırılmalıdır. O gün işte bugündür."