29 Haziran 2022 Çarşamba / 30 Zilkade 1443

Başkan Erdoğan: Haysiyetimize saldırana eyvallah edecek değiliz

İstanbul Mushafı'nın Tanıtım Programı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Elbette yüzümüze tokat atana, ayağımıza çelme takana, canımıza kastedene, haysiyetimize saldırana eyvallah edecek değiliz' dedi.

AA27 Nisan 2022 Çarşamba 16:17 - Güncelleme:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyük Çamlıca Camisi Konferans Salonu'nda düzenlenen İstanbul Mushafı Takdim ve Tanıtım Programı'na katıldı.

Abdülvehhab Evvab Efendi Cami İmam Hatibi Hafız Abdüllatif Efe'nin Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, "Kalem" adlı video katılımcılara izlettirildi.

Programdaki konuşmasına katılımcıların Ramazan-ı şerifini ve bin aydan daha hayırlı olduğu müjdelenen Kadir Gecesi'ni tebrik ederek başlayan Erdoğan, "Rabb'imden bizleri bu mübarek günlerin hürmetine, rahmetine, mağfiretine, affına, ikramına, bereketine nail eylemesini diliyorum." dedi.

İstanbul Mushafı eserinin, İslam Medeniyeti'nde bu alanda ekol aline gelmiş, 10 farklı dönemin yeniden yorumlanmasıyla hazırlandığını belirten Erdoğan, Türk-İslam sanatının en güzide eserlerinden biri olarak tarihteki yerini alacağına inandığı İstanbul Mushafı'nı hazırlayan hattat Hüseyin Kutlu'yu tebrik etti.

İstanbul'un, ecdadın alimlere ve sanatkarlara gösterdiği ilgi, sağladığı itibar, verdiği destek sayesinde asırlar boyunca Doğu'dan ve Batı'dan gelen pek çok ilim ve sanat erbabına ev sahipliği yaptığını ifade eden Erdoğan, özellikle hat sanatının İslam dünyasındaki tüm güzide isimlerinin, İstanbul'a göç ederek faaliyetlerini burada sürdürdüğünü aktardı.

- "İSTANBUL'UN HAT SANATININ MERKEZİ OLMAYI SÜRDÜRMESİ, MEDENİYETİMİZİN BU ALANDAKİ GÜCÜNÜ GÖSTERMEKTEDİR"

Fatih Sultan Mehmet Han'dan günümüze, İslam ve Türk coğrafyalarının kültür, sanat, edebiyat merkezi olan İstanbul'un bu alanlarda dünyaya da yön verdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Şam'da, Bağdat'ta, Tebriz'de, İsfahan'da ve diğer pek çok yerde tomurcuklanan İslam sanatları İstanbul'da yeni bir terkibe bürünerek en güzel hallerini almışlardır. Şeyh Hamdullah, Hafız Osman, Karahisari, Kazasker Mustafa İzzet Efendi, Mustafa Rakım Efendi gibi sanatkarlar büyük emek ve vakit harcayarak Mushaf-ı Şerif geleneğini ortak değerler etrafında İstanbul'da yeni bir biçime kavuşturmuşlardır. Nitekim 'Kur'an-ı Kerim Hicaz'da nazil oldu, Mısır'da okundu, İstanbul'da yazıldı' sözü, işte bu geleneğin ulaştığı seviyeyi ifade eder. Hamdolsun asırlar boyunca bu çizgi kırılmadan, kesintiye uğramadan, bozulmadan günümüze kadar gelmiştir.

Hayatımızın her alanını ama özellikle de geleneği olan sanatlarımızı yozlaşmaya karşı korumak mecburiyetindeyiz. Hele hele konu Kur'an-ı Kerim ise burada asla riya, kibir, harcıalemlik söz konusu olamaz. İstanbul'un hat sanatının merkezi olmayı sürdürmesi, medeniyetimizin bu alandaki gücünü, tarihimizin devamlılığını, geleceğimizin aydınlığını göstermektedir. Maziden atiye kurduğumuz köprünün en güçlü ayaklarından biri olan yazı sanatımızın bugünkü temsilcilerini saygıyla selamlıyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kur'an-ı Kerim'in ilk emrinin "Oku" ayeti, onu takip eden ikinci hatırlatmasının "Yaz" telkini olduğunu belirterek, "Rabb'imizin biz kullarına okumayı ve kalemle yazmayı öğretmesinin elbette bir sebebi vardır. Her iki emir insana, bilmediğini öğretendir. Hükmüyle bütünleşerek bizlere varlığın, ilmin ve hikmetin kayağını işaret eder. Bizim medeniyetimizde ve kültürümüzde içeriğinden bağımsız olarak bizatihi yazının kendisi öylesine kıymetlidir ki büyüklerimizin üzerinde yazı bulunan herhangi bir kağıdın bile ayaklar altında kalmasına rıza göstermediklerini hatırlıyoruz." dedi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan
  • İstanbul Mushafı
  • Tanıtım Programı