21 Mayıs 2022 Cumartesi / 20 Sevval 1443

Büyük güçlerin kıskacındaki Afrika'da Türkiye rüzgarı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Senegal'i kapsayan Afrika turunu, kıta ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesinde önemli bir adım olarak değerlendiren uzmanlar, Türkiye'nin resmi ve sivil kurumlarıyla Afrika'da güçlü şekilde varlık gösterdiğine dikkati çekti. Afrika Koordinasyon ve Eğitim Merkezi (AKEM) Genel Koordinatörü Dr. Ensar Küçükaltan, Türkiye'nin Afrika politikasında bugünlere gelmesinde devlet kurumları, sivil toplum kuruluşları ve iş insanlarının sahadaki etkinliğinin önemli payı olduğunu söyleyerek 'Yeni bir yere gidiyorsanız önce dost olduğunuzu göstermeniz gerekir. İşte bu kurumların yaptığı şey de tam olarak buydu. Şimdi bu ilişkilerin daha profesyonel bir zemine oturduğunu görüyoruz.' dedi.

AA24 Şubat 2022 Perşembe 11:34 - Güncelleme:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, beraberindeki heyetle 20-22 Şubat tarihlerinde Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Senegal'i ziyaret etti.

Türkiye'nin Afrika ülkeleriyle kurduğu ilişkilerin giderek arttığına dikkati çeken uzmanlar, bu ziyaretler ve atılan adımlarla ilişkilerin farklı alanlarda derinleşerek ilerleme kaydettiğini belirtti.

Afrika Koordinasyon ve Eğitim Merkezi (AKEM) Genel Koordinatörü Dr. Ensar Küçükaltan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk firması tarafından Senegal'de yapılan stadyumun açılışına, Gine Bissau, Ruanda, Liberya ve Gambiya devlet başkanlarının katıldığını hatırlattı.

Küçükaltan, Türkiye'nin Afrika politikasında bugünlere gelmesinde devlet kurumları, sivil toplum kuruluşları ve iş insanlarının sahadaki etkinliğinin önemli payı olduğunu söyleyerek "Yeni bir yere gidiyorsanız önce dost olduğunuzu göstermeniz gerekir. İşte bu kurumların yaptığı şey de tam olarak buydu. Şimdi bu ilişkilerin daha profesyonel bir zemine oturduğunu görüyoruz." dedi.

Türkiye'nin, yumuşak güç olgusunu Afrika özelinde biraz geç keşfettiğine ve ABD ile Çin gibi ülkelerin bu alana büyük bütçeler ayırdığına işaret eden Küçükaltan, şu ifadeleri kullandı:

"Halkın sizi sevmediği yerde iktidarın size övgüler düzmesi olumlu bir durum değildir. YEE, TİKA, sivil toplum kuruluşlarının en büyük amacı da bu olmalı; Türkiye'yi doğru anlatıp halkın sempatisini artırmak. Demokratik Kongo Cumhuriyeti, yer altı ve üstü zenginlikleri açısından büyük imkanlara sahip. Ancak bunun bedelini geçmişte büyük acılar yaşatılarak ve zenginliği elinden alınarak ödemiş. İlişkilerin gelişmesi ve anlaşmaların imzalanması sonrasında Türkiye'nin özellikle kalkınma projelerini daha fazla desteklemesini bekliyoruz."

- "AFRİKA'NIN DOSTU OLARAK BERABER HAREKET EDEN KONUMDA OLMAYI SÜRDÜRMEMİZ LAZIM"

Küçükaltan, Türkiye'nin askeri alanda Afrika devletleri ile ilişkilerini devam ettirdiğini belirterek önceden sınırlı alanda etkin olan Türkiye'nin bugün belli kesimlerde rahatsızlık oluşturacak şekilde etkinlik alanını genişlettiğini vurguladı.

Türkiye'nin Afrika ülkeleriyle ilişkisinde kazan-kazan politikası uyguladığını ve diğer kıta dışı aktörlerin aksine daha eşitlikçi, vicdani ve uygulanabilir olan bu yolun uzun vadede etkisini göstereceğini dile getiren Küçükaltan, şöyle devam etti:

"Türkiye, Afrika'ya olan ilgisinden ve doğru politikasından kesinlikle uzaklaşmamalı. 1998'e kadar gündemde hiç olmayan Afrika, o yıl hazırlanan Eylem Planı ile gündeme geldi ve ikili yakınlaşma o tarihten beri doğru adımlarla ilerledi. Şimdi bu samimi ilişkilerin yine aynı normlar içerisinde yürümesi gerekiyor. Bugüne dek olduğu gibi Afrikalılara neyi, nasıl yapmaları gerektiğini söyleyen değil, Afrika'nın dostu olarak beraber hareket eden konumda olmayı sürdürmemiz lazım."

- ERDOĞAN'IN ZİYARETLERİ AFRİKALI LİDERLERİ TARAFINDAN YAKINDAN TAKİP EDİLİYOR

Gana'da Türkiye-Afrika ilişkileri üzerine çalışmalar yürüten Aboagye Mintah, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2011'deki Somali ziyareti başta olmak üzere Afrika ülkelerine yaptığı ziyaretlere dikkati çekerek bu ziyaretlerin Afrikalı liderlerce yakından takip edildiğini belirtti.

Türkiye'nin açtığı büyükelçilikler ve ikili ticaret hacminin hızla arttığını söyleyen Mintah, Türk ürünlerinin Asya ülkelerine göre daha kaliteli, AB ve ABD'ye göre daha uygun fiyatlı olduğunun altını çizdi.

Mintah, "TİKA, Maarif Vakfı, DEİK, Yunus Emre Enstitüsü, Diyanet Vakfı ve sivil toplum örgütleriyle Türkiye'nin Afrika'daki varlığı olağanüstü yoğun hissediliyor." dedi.

Mezun öğrencilerin, Türkiye'nin Afrika'daki yumuşak gücüne katkı sağladığını aktaran Mintah, binlerce gencin Türkiye'de eğitim alarak ülkelerine döndüğünü ve her birinin birer "kültür elçisi" olduğunu kaydetti.

Mintah, "Mezun öğrenciler, Türkiye-Afrika ilişkilerinde önemli bir rol oynuyor. Onların birçoğu akıcı şekilde Türkçe konuşuyor ve Türk kültürü ile yemeklerine düşkünler." dedi.

Birçok Afrika devletinin Türkiye ile askeri alanda iş birliği yapmak istediğini, bazılarının da yaptığını aktaran Mintah, "Türkiye gibi birçok Afrika ülkesi de sorunlu bölgelerde yer alıyor. Silahlı çeteler, terörist örgütler ve korsanlar istikrarsızlığa neden oluyor. Benzer zorluklarla mücadele eden Türkiye, deneyimlerini paylaşabilir." ifadelerini kullandı.

- "TÜRKİYE, AFRİKA ÜLKELERİNE DESTEK OLUYOR"

Afrika'da diller ve toplumlar üzerine araştırmalar yapan Abdilhakim Kalale de Türkiye-Afrika ilişkilerinin karşılıklı kazanç ilişkisi üzerine kurulu olduğunu vurgulayarak "Türkiye, siyasi ekonomik ve askeri temaslarının yanında insani kalkınma alanındaki çalışmalarıyla Afrika ülkelerine destek oluyor." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin Afrika ülkeleriyle ilişkilerinde farklı bir yaklaşım ortaya koyduğunu ve bunları bağımsız birer devlet olarak gördüğünü vurgulayan Kakale, "Türkiye, sadece devlet olarak değil halkıyla, diline ve inancına bakmadan Afrika'nın faydasına çalışmalar yürütüyor." dedi.