CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ve Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu konutunda ziyaret etti.
Yıldız, görüşmenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Kılıçdaroğlu'na düşüncelerini ilettiklerini söyledi.

Önceki gün CHP Genel Merkezi'nde yaşananlara değinen Yıldız, 7 milletvekili ve parti meclisi üyeleriyle genel merkezin önüne gittiklerini ve içerideki CHP'li vekillerle görüşmek istediklerini anlattı.
Yıldız, şu ifadeleri kullandı:
"Sabah 8'de gittik. Ben o gün 8 sefer Ensar Aytekin'i aradım, görüştüm. Konuşmaya geldiğimizi ve konuşmak istediğimizi söyledik. Ama üzülerek söylüyorum, tarihte ilk defa Cumhuriyet Halk Partisinin milletvekilleri genel merkeze alınmadı. Oraya 08.00'den sonra polis girmek istedi. Bizimle ilgisi yok. Çünkü kanuni olarak icra müdürü geldi, girmek istedi. Biz polislerin girmesini engelledik. Ne zamana kadar, saat 15.00'e kadar. Arkadaşlar bizle görüşseydi güzellikle çıkacaktık, orada da o olaylar olmayacaktı. Onun sorumlusu, başta Grup Başkanı Özgür Özel ve diğer arkadaşlarımız. İçeri almadıkları için biz 15.00'te geri çekildik. Almadıkları için de böyle bir operasyon yapıldı. Bunun sorumlusu başta Özgür Özel ve arkadaşları."
CHP'de 40 yıldır siyaset yaptığını belirten Yıldız, "Ben böyle bir şey görmedim. Polislerin içeri girmesinin, oradaki olayların tek sebebi o arkadaşlarımız. Kusura bakmasınlar." diye konuştu.

Yıldız, şunları kaydetti:
"Üzüldüğüm tek nokta, orada milletvekilleri kendi partisine giremedi. Çok acı bir şey bu. Hiçbir zaman Cumhuriyet Halk Partisinde böyle bir olay yaşanmamıştır. Milletvekilleri dışarıda kaldı. İçeri giremiyoruz, kendi partimize giremiyoruz. O gün izin verselerdi arkadaşlarımızı çiçekle uğurlayacaktık. Polisin oraya girmesinin tek nedeni, kusura bakmasınlar kendileri. İcra müdürü geliyor, içeri sokmuyorsun. Benim sorunum değil ki. Biz zaten oradan çekildik. 15.00'e kadar bekledik. 8 sefer görüşme yaptık. Diğer arkadaşlarımız görüştü. Hasan Bey görüştü. Bir sürü milletvekili arkadaşımız görüştü diğer arkadaşlarla. Düşünsenize 8 milletvekili oraya gitmişiz, parti meclisi üyeleri var. Yüksek disiplin kurulu üyeleri var ve bizi içeri almıyorlar. Sorun burada."
Yıldız, kendisinin, CHP'nin bayramlaşma heyetinde de yer aldığının hatırlatılması üzerine, "Bütün siyasi partileri ziyaret edeceğiz. Sıkıntı yok. AK Parti'den başlayarak." dedi.
"CHP, LİNÇ KÜLTÜRÜYLE YÖNETİLEMEZ, ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜYLE VE ORTAK AKILLA YÖNETİLİR"
CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel ise CHP TBMM Grup Başkanı Özgür Özel'in bugün İzmir'deki konuşmasında kullandığı "2 milyon CHP'li genel başkanı seçsin. Eğer 2 milyon CHP'linin önüne sandığı koyarsanız, ben çıkacağım, adayım." ifadelerine ilişkin soru üzerine, şunları söyledi:
"Örgüte gitmek, örgütün fikrini sormak kıymetli bir şey. Ama siz örgütün fikrini mesela yerel seçimde de soracaktınız. 2023 kurultayında ön seçim için namus, şeref sözü denilen bir noktadan sonra yerel seçimde büyük çoğunlukla ön seçim yapmadınız. Örgütün fikrini sormadınız. Şu anda çok sayıda belediye başkanı, eğer AK Parti saflarındaysa bunun sebebi, bu yerel seçimde ekseriyetle ön seçimin yapılmamış olması. Siz söz verdiğiniz bir kurultaydan sonra hemen arkasından gelen yerel seçimde bu sözü yerine getirmeyip örgüte sormadığınız durumda şimdi tabii ki haklı olarak diyorsunuz ama bu önceki sözlerinizle örtüşmüyor."

Elbette örgütle yol alacaklarını ve örgüte sık sık danışacaklarını belirten Adıgüzel, "Ancak bu 2 yıl içerisinde Halk TV ve onun merkezindeki yayın organlarıyla seçmenimize ve örgütümüze tek taraflı olarak yayınlanan bir algı var. Bu algıyla tabii ki bir linç kültürü gelişti. Fakat Cumhuriyet Halk Partisi, bir linç kültürüyle yönetilemez, eleştiri kültürüyle ve ortak akılla yönetilir. O yüzden böyle bir iklimde tabii önce olan biteni gerçekliğiyle ortaya koyup bilgi sahibi olduktan sonra zaten örgütümüzle yol alacağız ve öyle söz verdikten sonra yapmamazlık yapmayacağız." diye konuştu.
"CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL MERKEZİ'NİN KAPILARINI HERKESE AÇIYORUZ"
Önceki gün CHP Genel Merkezi'ne alınmadıklarını belirten Adıgüzel, "Partimizin içine Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde ilk defa kendi milletvekilleri, parti meclisi üyeleri ve yüksek disiplin kurulu üyeleri alınmadı. Ama herkes gelebilir, şimdi biz Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nin kapılarını herkese açıyoruz. Biri gelsin, biri gelmesin demiyoruz. Örgütle kucaklaşma bu şekilde olur. Partide yanlış yapan, ahlaki birtakım sıkıntıları olan insanlar varsa örgütün kendi iç disiplin mekanizmaları içerisinde ve hukuki süreçleri de değerlendirip bunun gereğini yapmak lazım. Çünkü parti, bu yükü taşıyamaz." değerlendirmesinde bulundu.
Adıgüzel, bu konuda 9 milletvekiliyle Kasım 2025'te bir metin hazırlayıp Özgür Özel'e takdim ettiklerini belirterek, bugüne kadar bu konuda bir gelişme olmadığını, hatta daha fazla rahatsız edici olay yaşandığını dile getirdi.
"Hakkında tartışma olan insanların bir an önce disiplin mekanizmalarıyla değerlendirilmesi lazım" diyen Adıgüzel, "Bunları yaptıktan sonra ve bütün örgütü kucaklayarak, şu tarafmış, bu tarafmış demeden bir bütünleşmeyi sağlayarak hızlı bir şekilde önümüzdeki seçim sürecine hazırlanmamız lazım. Bu parti, hepimizin partisi. Bu partide şucu, bucu olmadan, ayrılık olmadan bu iklimi tekrar kurmamız lazım. Önceki yönetimin yaptığı tutum hala iyi bir tutum değil." ifadelerini kullandı.
Özgür Özel'in yeni bir parti kuracağı iddiasının sorulması üzerine Adıgüzel, "Ben sanmıyorum. Şundan dolayı zaten 'Biz örgütte kalacağız. Yeni bir parti arayışımız yok' diye o günkü Genel Başkanımız, şu anki Grup Başkanımız Özgür Özel'in açıklamasını biliyorum. Bunun dışında yeni bir parti diye ifadesini duymadım. Sadece partinin kapatılma durumuyla ilgili bir yedekleme yapıldığını duydum. Ama Cumhuriyet Halk Partisini kapatmaya kimsenin gücü yetmez. Bunları dillendirmek de doğru değil. Bunları gereksiz yere dillendirmek de sanki böyle bir tehlike varmış gibi insanları farklı tarafa kanalize ediyor. Asıl sorunumuz, bu değil. Cumhuriyet Halk Partisinin üzerinde bir kapatma gölgesinin, bir riskin olduğunu hiçbir zaman düşünmüyorum." diye konuştu.
Adıgüzel, kurultay tarihi ve CHP'nin yol haritasına ilişkin soruya ise şu yanıtı verdi:
"Hepimiz ortak bir şekilde kurultay gerekliliğini ifade ediyoruz. Kurultayın zamanıyla ilgili 'hemen kurultay', 'en uygun zamanda kurultay' gibi birtakım tartışmalar var. Bu tartışmaların sebebi, 'en uygun zamanda' diyenler açısından şudur, hukuki durumu bilerek konuşuyoruz. Neden? Çünkü bir tedbir kararı var. Tedbir kararının olduğu yerde mevzuatın nasıl işleyeceği, zamanlamanın nasıl yapılacağıyla ilgili bazı hukuki dayanaklar var. O yüzden onun zamanıyla ilgili kesin bir şey koyamazsınız. Bunlar daha sonra ortaya çıkar. Önemli olan, eğer bu partiyi herkes seviyorsa, bu partiye herkes 'baba ocağı' diyorsa buna uygun şekilde davranmak lazım. Her gün sokaklarda tartışılan, verilen resimlerle insanların daha çok ayrıştığı, örgütlerin birbirine girdiği bir parti herkesin aleyhine olur."
CHP'nin resmi genel başkanının Kemal Kılıçdaroğlu olmasına rağmen bazı televizyon kanallarında Özgür Özel yazıldığını dile getiren Adıgüzel, "Bunu bu şekilde yazdırarak, hukuki gerçekliği örgüt içerisinde ayrışmaya götürerek, örgütlere talimat vererek oralarda farklı isimlerde hesap açıp adeta örgüt içinde örgüt havası yaratırsak bu Cumhuriyet Halk Partisine iyilik olmaz, kötülük olur. Zaten kendi ağzıyla da ifade etti. Ne dedi? 'İki CHP var.' İki CHP yok, tek CHP var. 'İki CHP var' sözü, Mustafa Kemal Atatürk'ün emanetine ve hatırasına yapılacak en büyük kötülük olur." değerlendirmesinde bulundu.




