İnan, NSosyal hesabından, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Devletleri ilgilendiren meseleleri iç siyasette alkış toplama aracına çevirmenin ciddiyetsizlik olduğunu aktaran İnan, şunları kaydetti:
"Konuları her defasında bağlamından koparıp anlık kazanca tahvil etmek siyasi yankesiciliktir. Bu tablo, CHP'nin tepkisel ve günübirlik siyaset anlayışının yansımasıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin dış politikası dar, aceleci ve sığ yaklaşımlara teslim edilemez. Ve bilinmelidir ki yüce milletimiz, harcı olmayan konular üzerinden siyaset devşirmeye çalışanlara hiçbir zaman prim vermemiştir. Bu meselelerin de Özgür Özel'in harcı olmadığını milletimiz ferasetiyle görmekte ve kayda geçirmektedir."
BÜYÜKGÜMÜŞ'TEN, CHP GENEL BAŞKANI ÖZEL'E TEPKİ
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, NSosyal hesabından, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Siyasi bağlamı, hedefleri ve araçları ne olursa olsun Venezuela'da yaşananların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu belirten Büyükgümüş, "Devletlerin egemenliğini ve hukuku yok sayan bu tür müdahaleler, yalnızca ilgili ülkeleri değil, küresel sistemi de istikrarsızlaştıran sistemik bir risk oluşturmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
Büyükgümüş, şunları kaydetti:
"Ne yazık ki bu süreçte, ülkemizde muhalefetin sergilediği tutum da her zamanki gibi ciddiyetten uzaktır. CHP ve İmamoğlu'nun, geçmişte kendi ülkesinde ABD tarafından darbe yapılması çağrısında bulunan isimleri desteklediğini unutmamız mümkün değildir. Bugün Özel'in laf cambazlığına başvurması, partisinin içine düştüğü çelişkileri örtmeye asla yetmeyecektir. Bugün bir kez daha gördük ki Suriye'de zalim Esed rejimi devrilmeden saatler önce hala 'Esed'le görüşülmeli' çağrısı yapan CHP, dış politika ve jeopolitik okuma konusunda kapasite sorununu bir türlü aşamıyor. Türkiye, dış politikada sloganlara değil ilkeye, hukuka ve gerçekçi bir perspektife dayanır. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz, adaletin, istikrarın ve uluslararası hukukun yanında durmayı kararlılıkla sürdürmektedir."
- "DEVLET YÖNETMEK, SLOGAN ATMAK DEĞİLDİR"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, siyasette en kolay işin, fotoğraflar üzerinden hüküm vermek, en zor olanın ise devlet aklıyla, süreklilik ve sorumluluk bilinciyle konuşmak, çerçeve çizmek, ülke çıkarlarıyla çelişmeyen bir analiz yapabilmek olduğunu ifade etti.
Türkiye Cumhuriyeti'nin dış politikasının, kişisel dostluklar üzerinden değil devletlerin egemenliği, milletlerin iradesi ve uluslararası hukuk temelinde yürütüldüğünün altını çizen Yazıcı, bu durumun bugüne kadar böyle yürütüldüğünü, bu özenle icraat yapıldığını vurguladı.
Yazıcı, 15 Temmuz gecesi Maduro'nun Türkiye'yi aramasının, bir "kardeşlik romantizmi" değil, seçilmiş bir yönetime karşı darbenin reddedilmesi ilkesinin tezahürü olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Türkiye, kimden gelirse gelsin darbeye karşı durur. Bu ilke, darbe nitelikli her eylem için geçerlidir. Ancak Sayın Özgür Özel, yayınladığı Maduro tivitiyle darbeye karşı durmakla, bir ülkenin iç siyasal uygulamalarını onaylamayı bilinçli şekilde birbirine karıştırmaktadır. Bilmesi gerekir ki Türkiye, hiçbir zaman başka bir ülkenin iç siyasetinin vesayetçisi olmamıştır, olmaya da kalkmamıştır. Demokrasi savunusu, sadece başka ülkelerin liderlerini alkışlamak ya da yargılamak üzerinden yapılmaz. Bugün Sayın Özel'in, Venezuela için 'sessizlik' diye yaftaladığı şey, aslında Türkiye'yi maceracı çıkışlardan koruyan devlet ciddiyetidir."
Türkiye'nin, hamasi tivitlerle değil diplomasiyle, hukukla ve dengelerle konuştuğunu belirten Yazıcı, "suskunluk" denilen duruşun, bilenler için bir dili olduğunu ifade etti.
Yazıcı, paylaşımda ifadelerine yer verdi:
"Asıl sorun şurada, Sayın Özel, tüm siyasal söylem ve aktivitesini Silivri'ye kota etmiş, her konuyu, kendi doğal seyri içinde değil, Silivri endeksli görmekte, uluslararası konuları bile iç politika konusuna dönüştürmekte, çok ciddi konularda bile slogancılığı maalesef aşamamaktadır. Devlet yönetmek, slogan atmak değildir. Dış politika, alkış almak için değil, milletin onuru ve ülkenin güvenliği için yapılır. İşte gündem konusu olaylara bakış ve duruş farkı, tam olarak budur."




