13 Nisan 2021 Salı / 1 Ramazan 1442
Gece modu

Türkiye artık ayağa kalktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi'nin yıldönümünde Türkiye düşmanlarına mesaj verdi.

ÖZKAN DEMİR27 Ağustos 2017 Pazar 07:00 - Güncelleme: 27 Ağustos 2017 Pazar 07:00

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı için gittiği Muş’un Malazgirt ilçesinde dünyaya seslendi. 1071’den beri Türkleri Anadolu’dan söküp atmak için saldırılar yapıldığını belirten Erdoğan,”Türkiye artık ayağa kalktı bunu böyle bilesiniz. Bu şahlanışın önüne geçemeyeceksiniz” dedi. Malazgirt Zaferi’nin 946. yılı münasebetiyle Türkiye’nin dört bir yanından Malazgirt’e gelen vatandaşları selamlayarak, konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultan Alparslan’ın 946 yıl önce bir cuma günü Malazgirt’te kazandığı zaferle Anadolu’yu ebedi yurt yapacak adımı attığını belirterek, “Bir elinde al bayrağı, diğer elinde yeşil sancağıyla Anadolu’ya Malazgirt’ten girip Avrupa’nın ortalarına kadar şanla şerefle zaferle yürüyen ecdadımızla iftihar ediyoruz” ifadesini kullandı.

Bir söz var; Türkleri ne yerde süründüreceksin, ne de doğrulmalarına izin vereceksin. Sürünecek olurlarsa gururlarına dokunur, yeniden doğarlar. kalkarlarsa önlerinde duramazsın. Türkiye artık ayağa kalktı bunu böyle bilesiniz. Bu şahlanışın önüne geçemeyeceksiniz.

15 Temmuz’da bir darbe girişimi gibi görünen ama bizi bu topraklardan söküp atmaya dönük bir hamleyle karşılaştık. Sultan Alparslan, Sultan Kılıçarslan kimlerle mücadele etmişse biz de o gün onlarla mücadele ettik. Oyun aynı sadece figüranlar farklıydı.

İSTİKBAL BİZİMDİR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultan Alparslan’ın, savaşmak için ordusunun önüne geçtiğinde “Şehit olursam bu beyaz elbisem kefenim olsun, zaferi kazanırsak istikbal bizimdir” dediğini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:”Gerçekten de bu zafer milletimize yeni bir vatan, yeni bir istikbal kazandırdı. Malazgirt Zaferi’nden sadece 4 yıl sonra 1075’te İznik’te bu coğrafyadaki ilk devletimizin, Anadolu Selçuklu Devleti’nin kuruluşunu ilan ettik. Yaklaşık iki asır sonra da dünyanın gördüğü en büyük devletlerden biri olan Osmanlı çınarı Anadolu’da kök salmaya, yedi iklim, dört kıtayı gölgesi altında toplamaya başladı. 946 yıldır bu vatanı korumak için gözlerini kırpmadan canlarını veren tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.”  

TÜM DÜNYA ŞAŞTI KALDI

“Anadolu, ey Anadolu cennet vatan Anadolu, altı kanla üstü çileyle yoğrulmuş Anadolu. Ecdadın emaneti, geçmişimiz Anadolu. Çocuklarımıza bırakacağımız en değerli mirasımız Anadolu. Bugün tam 946 yıldır bizimlesin, bunca yıldır doğudaki ve batıdaki, kuzeydeki ve güneydeki kardeşlerinin hem köprüsü hem umudu oldun. Bugün de tüm soydaşlarının, tüm dindaşlarının umudu olmaya devam ediyorsun. Yazık sana ağlamayan şaire, yazık sana titremeyen vicdana, yazık sana uzanmayan ellere, yazık seni kurtarmayan insana. Ey Anadolu sen ki asırlarca hem Yavuz’u hem Yunus’u bağrında yaşattın, sen ki asırlarca sevgiyle bakanı yüreğinle düşmanlıkla bakanı bileğinle karşıladın. Bir asır önce senin kollarını, kanatlarını budamakla kalmayıp kalbini de yerinden söküp çıkarmaya niyetlendiler. Galiçya’dan Yemen’e, Trablus’tan Kafkasya’ya kadar dört bir yanından saldırıya uğradın ama Çanakkale’de, Dumlupınar’da, 15 Temmuz’da Türk milleti sana öyle bir sarıldı, öyle bir sahip çıktı ki tüm dünya şaştı kaldı.”      

HİKAYENİN BAŞLANGICI

“Dur yolcu, bilmeden gelip bastığın bu toprak, bir devrin battığı yerdir, eğil de kulak ver bu sessiz yığın, bir vatan kalbinin attığı yerdir. Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda gördüğün bu tümsek Anadolu’nda, istiklal uğrunda, namus yolunca can veren Mehmed’in yattığı yerdir.” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, değerlendirmelerine şöyle devam etti: “Her tümseğinin altında bir şehit yatma pahasına da olsa Türk milleti bağımsızlığından ve namusundan vazgeçmedi. İşte bunun için Anadolu’daki hikayemizin başladığı yeri Malazgirt’i yani şu toprakları asla unutmamalıyız.”     
 

Gelecek yıl çok farklı olacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarihi öğrenmeyenler, onu tekrar yaşamak zorunda kalırlar. Maalesef ülkemizde, Malazgirt Zaferi uzun zaman ihmal edildi. Anadolu’daki varlığımızı bin yıl önceki Malazgirt’i atlayıp, Anadolu’daki zayıf bağlantılarla daha eskilere götürme çabası belki iyi niyetliydi ama beyhudeydi. Malazgirt’i, devleti yönetenler unutsa da bu millet unutmadı. İşte çağrımızı yaptık ve bugün millet Malazgirt’te. İnşallah önümüzdeki yıl Malazgirt bir başka olacak.” dedi. Malazgirt’in imarını farklı bir proje ile ele alacaklarını belirten Erdoğan, Malazgirt’teki törenleri çok daha farklı hale getireceklerini bildirdi.

TERÖR BİTENE DEK

“Malazgirt’i anlamayanlar, bugün bizim niçin her fırsatta tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet dediğimizi anlayamazlar.” diyen Erdoğan, Türk’üyle, Kürt’üyle, Çerkez’iyle, Laz’ıyla, Gürcü’süyle, Boşnak’ıyla, Roman’ıyla, Arnavut’uyla 80 milyonun tek millet olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bizi bölemeyecekler, biz etle kemik gibi, etle tırnak gibi tek milletiz. İki; tek bayrak. Bayrağımıza eş bir bayrak? Asla... Bayrağımızın rengi şehidimizin kanı, ‘hilal’ bağımsızlığımızın ifadesi, ‘yıldız’ şehidimizin ta kendisi. Üç; ‘Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.’ 780 bin kilometrekare ile tek vatan. Kimse bu vatanımızı bölmeyi, parçalamayı aklından geçirmesin. Şu anda Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’de, Besler’de, Küpe’li de bütün o teröristlere... Buraları ne yaptık? Dar ettik, mezar ettik. Durmayacak, devam edeceğiz. Burada terör bitene kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Çünkü benim milletimin huzurunu kaçırmaya kimsenin hakkı yok.”    



TARİHİ DEĞİŞTİRDİ

Alparslan tahta çıktıktan kısa süre sonra Azerbaycan’a kadar geldi. Ardından Anadolu’ya yöneldi. O tarihe kadar yenilgi tatmamış olan Bizans, 200 bin kişiyi aşan güçlü ordusuyla Alparslan’a savaş açtı. Selçuklu Sultanı 40 bin kişilik ordusuyla Bizans İmparatoru’nu yenerek esir aldı. Malizgirt’in fethiyle Anadolu kapıları Türklere açılmış oldu.

15 TEMMUZ’DA AYNI MÜCADELEYi VERDiK

FETÖ, PKK, PYD, YPG ve DEAŞ’ın birer araç olduğunu kaydeden Erdoğan, “15 Temmuz’da darbe girişimi gibi gözüken ama bizi esir etmeye çalışılan bir hamleyle karşılaştık. Ucu Pensilvanya’ya dayanan bu malum zata, 15 Temmuz’da milletim çok ciddi bir fatura ödetti. 946 yıldır olduğu gibi bu defa da bayrağa, ezanımıza, vatanımıza, devletimize ve geleceğimize sahip çıkarak teşebbüsü boşa çıkardık. Sultan Alparslan kimlerle mücadele etmişse, Sultan Kılıçarslan kimlerle mücadele etmişse biz de 15 Temmuz’da onlarla mücadele ettik. Osman Gazi kimlerle mücadele etmişse, Fatih Sultan Mehmet aynı şekilde kimlerle mücadele etmişse, Sultan Abdulhamid kimlerle mücadele etmişse, Gazi Mustafa Kemal kimlerle mücadele etmişse biz de onlarla mücadele ettik. Oyun aynı, hedef aynı, sadece senaryo farklı, figüranlar farklı. Bu oyunda FETÖ, PKK, YPG, PYD bir piyondur, DEAŞ bir piyondur, hepsi de gözünü vatanımıza dikmiş olduğu güçlerin kullandıkları birer araçtır. Bizim mücadelemiz sadece araçlara değil onları kullananlara karşıdır” dedi.

TÜRKİYE AYAĞA KALKTI

“Unutulmasın, tarih boyunca Anadolu hep 7 düvele bedel olmuş bir güçtür. Alparslan’ın Malazgirt’te giydiği kefen herkesin sırtında olmaya devam etmiştir. Kefenlerimizi giymeye hazır mıyız? Kefenleriyle yürüyen ecdadımızın arkasından yürümeye hazır mıyız? Bu uğurda nice devlet adamı, Merhum Menderes ve arkadaşları gibi meydanlarda darağacına çekilerek feda-i can edilmişlerdi. 15 Temmuz gecesi aynı hissiyatla yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan. Çağrıyı yaptığım zaman milletin meydanlara çıktı, işgalcilerin, hainlerin karşısına dikildi. Yabancı bir devlet adamının Türkiye’ye yönelik oyunların mantığını çok iyi ifade eden bir sözü var, ‘Türkleri ne yerde süründüreceksin ne doğrulmalarına izin vereceksin. Sürünecek olurlarsa gururlarına dokunur, küllerinden yeninden doğarlar. Ayağı kalkarlarsa önlerinde duramazsın.’ Bu şahlanışın önüne geçemeyeceksiniz. Hayatımız boyunca beli bükük olarak görmek isteyenler bilsin ki Türkiye artık ayağa kalktı. Ne yaparsanız yapın şahlanışın önüne geçemeyeceksiniz. Biz ancak rükuda eğiliriz, sadece Allah’a ibadet eder, ondan yardım dileriz” dedi.

ANADOLU DEMEK...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anadolu demek, tüm gönül coğrafyamızı ezip, geçmek isteyenlerin önünde çelikten bir set olmaktır. Bizim milletimize kefen biçenlerin sonları hep korkunç olmuştur” ifadelerini kullandı. Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Malazgirt’te Sultan Alpaslan’ın karşısına çıkan iki kat fazla sayıdaki Doğu Roma Ordusu’nun amacı başlarındaki kumandanın ifadesiyle İsfahan’da kışlayıp, Hamedan’da atlarını sulamaktı. Bu tüm Müslüman Türk coğrafyasını ezip, geçmek için harekete geçmiş bir orduydu. İşte bu niyetle yola çıkanlar, Anadolu’nun anahtarlarını kendi elleriyle Sultan Alpaslan’a teslim ettiler. Anadolu’daki Selçuklu Devleti’ni ezip, geçip Kudüs’e ulaşmak isteyen haçlı ordusu 600 bin kişi ile başladığı Anadolu’daki yürüyüşünü ancak 100 bin kişiyle tamamlayabilmiştir.”

GENÇLiK BURADA

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, şunları söyledi: “Malazgirt, Anadolu’nun kapılarının açıldığı yerdir, fetih ruhudur. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyoruz. 2023, 2053, 2071 hedeflerine yürüyen bir gençlik olarak buradayız. Tasalanma yiğidim, zaman bizden yanadır. Dünya sana düşman olsa da, millet senden yanadır, Allah bizden yanadır.” Okçular Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Haydar Ali Yıldız da “Anadolu’ya, Mezopotamya’ya, İstanbul’a, Kudüs’e medeniyetimizin yolculuğu, hedefini arayan bir okun yolculuğu gibidir. 1071’dekiruhla 15 Temmuz’daki ruh aynıdır” dedi.

AYNI RUHLA DEVAM

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, “Malazgirt’te Anadolu toprağını vatana dönüştüren beyler, gaziler, alpler, Horasan Erenleri, Sultan Alparslan ve askerlerinin taşıdığı ve hepimize miras bıraktığı Malazgirt ruhu, bu topraklar üzerinde yaşayan herkesi kardeşçe, sımsıkı birbirine bağlayan ve asla kopmayacak bir bağ olarak varlığını sonsuza dek sürdürecektir.” dedi. Akar, “26 Ağustos 1071 tarihinde Sultan Alparslan Türk törelerine uygun olarak atının kuyruğunu örüp, okunu yayını bırakarak, en ön safa atılarak, ‘Ölmek var, dönmek yok’ diyerek bu büyük zaferi kazanmış, Anadolu’nun kapısını sonuna kadar asil milletimize açmıştır. Aynı ruhla bugün de Türk Silahlı Kuvvetleri, mücadelesini azimle sürdürmektedir” diye konuştu.

‘Zafer’ bereketi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı 26 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları için vatandaşlar ilçeye adeta akın ettiler. On binlerce kişinin geldiği ilçede lokantalar, çay ocakları ve kahvehaneler tıklım tıklım dolu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gelmesiyle ilçede adeta bayram sevinci yaşandığını dile getiren esnaflar, “Yüz binlerce vatandaşımızın gelmesi, ilçemizde tüm esnaflarımızın yüzünü güldürdü. Sayın Cumhurbaşkanımız sayesinde çok şükür işlerimiz yoğunlaştı” dediler.

NOTLAR... NOTLAR...

- İstiklal Marşı ve Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan törende Okçular Vakfı tarafından hazırlanan tanıtım filmi izlendi. Sanatçı Arslanbek Sultanbekov  aralarında Dombıra’nın da bulunduğu eserlerini seslendirdi.      

- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması boyunca mehter takımı ve tarihte kurulmuş Türk devletlerini temsilen askerler, platformda hazır bulundu. Erdoğan, konuşması sırasında rahatsızlanan mehter takımı üyesine su verilmesini istedi.  Konuşmasının ardından Erdoğan’a günün anısına Okçular Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Haydar Ali Yıldız tarafından aralarında Selçuklu Sancağı ve Malazgirt’in temsili anahtarının da bulunduğu hediyeler takdim edildi.      

- Törene Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Başbakan Yardımcıları Hakan Çavuşoğlu ve Recep Akdağ, bakanlar, milletvekilleri, kuvvet komutanları, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Makedonya Devlet Bakanı Adnan Kahil, valiler, belediye başkanları, Okçular Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Haydar Ali Yıldız ile Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Ölürsem bu beyaz elbise kefenim olsun

Malazgirt Meydan Savaşı, Müslüman Türklerin en önemli zaferlerinden biri. İlk Selçuklu sultanı Tuğrul Bey’in ölümünün ardından Sultan Alparslan, 27 Nisan 1064’te 34 yaşında tahta çıktı. Alparslan kısa süren saltanatına (1064-1072) rağmen tarihin akışını değiştiren zaferlere imza attı. Bizans İmparatoru IV. Romanos Diogenes, gittikçe artan Türk fetihlerini durdurmak amacıyla çeşitli milletlerden meydana getirdiği bir orduyla Mart 1068’de Anadolu Selçuklu kuvvetlerine karşı harekete geçti.

İmparator, doğrudan İran’a ulaşıp Selçuklu problemini kökünden halletmek amacıyla, Ayasofya Kilisesi’nde düzenlenen büyük bir törenin ardından, 13 Mart 1071 günü 200 bini aşkın ordusuyla yola çıktı. Bu, o zamana kadar bir savaşiçin toplanabilecek en büyük ordu idi. Ordu, Bizanslılardan başka, Balkanlar’daki Peçenek, Uz, Kıpçak ve Hazar Türkleri ile Slav (Rus), Alman (Gotlar), Bulgar,Frank, Ermeni ve Gürcülerden oluşturulmuş ve en güçlü silahlarla donatılmıştı. Müslüman Türk ordusu ise 40 bin civarındaydı.

ALPARSLAN’IN ELÇİSİNİ REDDETTİ

Sultan Alparslan, Mısır’a sefer için hazırlık yaptığı Halep’te olduğu  hatta yola çıktığı bir sırada Romanos Diogenes’in büyük bir orduyla Anadolu’da ilerlediği haberini aldı. Bunun üzerine Selçuklu sultanı, imparator’u karşılamak üzere Doğu Anadolu’ya yöneldi, İmparatora bir elçilik heyeti gönderdi. İmparator, Alparslan’ın bu elçilik heyetini köşeye sıkıştığı için gönderdiğini zannederek teklifini sertbir şekilde reddetti. Bunun üzerine savaşın kaçınılmaz olduğunu gören Sultan, ordusunu savaş düzenine soktu ve bir kısım atlı kuvvetlerini küçük bir yarma vadi boyunca pusuya yatırırken, bizzat kumanda edeceği 4.000 kişilik hassa askerini merkez hattına yerleştirdi.  

26 Ağustos 1071 Cuma günü öğleye kadar orduyu denetleyen ve kumandanlarına son direktiflerini veren Alparslan, cuma namazını kıldıktan sonra “Ölürsem kefenim olsun”dediği beyaz bir elbisesiyle askerin karşısına çıktı ve şöyle dedi: “Ey askerlerim ve kumandanlarım! Daha ne zamana kadar biz azınlıkta, düşman çoğunlukta olarak böyle bekleyeceğiz? Ben, Müslümanların camilerde bizim için dua etmekte oldukları bu saatlerde düşmanın üzerine atılmak istiyorum. Galip gelirsek arzu ettiğimiz sonuç gerçekleşmiş olur. Yenilirsek şehit olarak cennete gideriz. Bugün burada ne emreden bir Sultan, ne de emir alan bir asker var. Ben de içinizden biri olarak sizinle birlikte savaşacağım. Benimle gelmek isteyenler peşime düşsünler, istemeyenler serbestçe geri dönebilirler.”

ESİR GİBİ DAVRANMADI

Alparslan bu ünlü konuşmasının ardından ilk hücumu başlattı.  Sonuçta, öğle vaktinden geceye kadar devam eden bu meydan muharebesinde Bizanslılar ağır bir yenilgiye uğradı. Ordunun büyük bir kısmı kılıçtan geçirilmiş, başta İmparator olmak üzere çok sayıda Bizans generali esir alınmış, askerlerin ancak bir bölümü karanlıkta dört bir yana kaçarak canlarını kurtarabilmişti. İslam, Bizans, Ermeni ve Süryani kaynaklarının belirttiğine göre, Alparslan imparatora bir savaş esiri değil, bir konuk hükümdar muamelesi yapmıştır.

HAŞHAŞİ KUMPASIYLA ŞEHİT

Türkler , Malazgirt Savaşı ile Yakın Doğu’da yeni vatan kurmakla kalmamış, İslam Aleminin Hristiyan dünyasına karşı koruyucusu olmuştu. Malazgirt Zaferi ile Bizans’ın mukavemeti kırılmış, Türkler açısından Anadolu’da yayılma ve yerleşme devri başlamıştı. Alparslan, Hasan Sabbah’ın Haşhaşi tarikatına mensup Yusuf Harezmî’nin esir olarak teslim olmasının ardından, hançerli komplosu ile şehit edildi. 25 Kasım 1072’de kırk üç yaşında şehit edilen Alparslan Merv şehrinde medfundur.



BÖYLE ESİR ALINDI

26 Ağustos 1071 Cuma günü gerçekleşen Malazgirt Meydan Muharebesi’nin ardından Bizans İmparatoru Roman Diyojen, Selçuklu alplerince esir alındı. Tarihçiler, Alparslan’ın, esir aldığı Diyojen’e misafir gibi davrandığını ve bir kaç gün sonra da serbest bıraktığını belirtiyor.