06 Mart 2021 Cumartesi / 22 Recep 1442
Gece modu

''DEAŞ’lı biri gazeteci diye serbest kalır mı?''

Başkan Erdoğan, en fazla tutuklu gazetecinin Türkiye’de olduğu iddialarının doğru olmadığını belirterek “Darbe girişiminde bulunan, bir DEAŞ’lı ‘gazeteci’ diye serbest kalsa ABD’de buna ne dersiniz? İyi yaptı, doğru yaptı diyebilir misiniz?..” diye sordu. 

27 Eylül 2019 Cuma 07:00 - Güncelleme: 27 Eylül 2019 Cuma 07:00

Türkiye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’de Fox News televizyonuna gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdodğan Türk-ABD ilişkilerinde zaman zaman sıkıntılar olmasına rağmen stratejik ortaklık düzeyindeki ilişkilerin zarar görmesine izin vermediklerini söyledi. Erdoğan, Başkan Trump ile iki ülke ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkarmak için mutabık kaldıklarını hatırlattı. Trump’un BM konuşmasında katıldığı ve katılmadığı başlıklar olduğunu vurgulayan Erdoğan örnek olarak Suriye’de beraber atılan olmasına rağmen, “bir çok sıkıntının” da aşılamadığını söyledi. Erdoğan ‘en yakın müttefikiniz Ruslar mı” sorusuna Rusya ve İran ile Astana sürecini yürüttüklerini hatırlatarak şöyle dedi: 

STRATEJİK ORTAĞIZ

“Burada ülkelerin en yakın ilişki halinde olduğumuz, olmadığımız bu tür bir değerlendirmeyi yapmak yanlış olur. Stratejik ortak olarak bakıldığında ne Rusya ne İran NATO ülkesi. Biz NATO’da ABD ile beraberiz. NATO içerisindeki birlikteliğimiz herhalde bir şeyler anlatıyor olmalı. NATO içindeki bu stratejik ortaklığımızın diğer alanlara da yansımasını bekliyoruz.” Türkiye’nin Rusya ve İran  ile komşu olduğunu anımsatan Erdoğan bu birlikteliklerin ister istemez ilişkileri güçlendirdiğini aktardı. Erdoğan, “S-400’lerin alınmasıyla ilgili ABD tehditlerini göz ardı ettiniz, F-35 savaş uçaklarının programından çıktınız. Neden böyle oldu?” sorusuna şu cevabı verdi: “ABD’nin S-400 ile ilgili yaklaşım tarzını tehdit olarak görmedim. Niçin? Çünkü biz Patriotları bize vermediler. Maalesef Trump döneminde de alamadık. Şu anda kendi ihtiyaçlarımızı karşılama durumumuz söz konusu değil mi? Bunun için de Rusya ile böyle bir adımı atmak durumunda kaldık. Hem şartlarını gayet iyi düzenlediler. Kaldı ki ben Başkan’a ‘sizden de Patriot alabiliriz’ dedim ve şartlar noktasında uygun, olumlu şartlar olursa alternatif olarak bu savunma sistemlerimizi Patriotlarla da takviye edebiliriz. Ancak burada şöyle bir durum var, F-35’de biz müşteri değiliz, ortağız. Şu ana kadar 1 milyar 400 milyon dolar ödeme yaptık. Kaldı ki F-35’lerin bazı parçalarını Türkiye’de üretiyoruz. Son anda bunun verilemeyeceğini söylediler. Ben bunu stratejik ortaklığa yakıştıramıyorum ve bunu doğru bulmuyorum. Nasıl stratejik ortağız ki 1 milyar 400 milyon dolar ödeme yapmışız...”      

FETÖ KAMPANYASI

Başkan Trump’ın görev gelmesinden sonra ilişkilerin gayet iyi olduğunu söyleyen Erdoğan “Halkım ‘F-35 ne oldu, hani gelecekti, niye gelmedi’ diye soruyorlar. Bizim için S-400 olayı Türkiye Amerika ilişkilerini kesinlikle bozmamalı çünkü bunlar Türkiye’nin ihtiyacıdır. Kaldı ki S-400 dediğimiz zaman Yunanistan’da, Bulgaristan’da, Slovakya’da var. Onlar da NATO ülkesi. Onlarda olunca oluyor da Türkiye gibi bir ülkede olunca niye olmasın?” diye konuştu. 

ABD’deki bazı gazetelerde çıkan Türkiye aleyhi haberlerin FETÖ’nün adi propagandası olduğunu belirten Erdoğan Türk finans sektörünün çok güçlü ve dürüst olduğunu vurguladı. Haberlerde Türkiye’nin DEAŞ’a yardım ettiği iftirasının atıldığını ifade eden Erdoğan Türkiye’nin DEAŞ’a karşı başarılı bir mücadele verdiğini hatırlatarak şöyle dedi: “Bu kampanyanın arkasında FETÖ denilen adeta bir DEAŞ gibi terör örgütü var ama işte bu makalede de kim yazmışsa bu makaleyi bunu maalesef çok adice yazmış, ahlaksızca yazmış. Her ikisi de fundamentalist. FETÖ, DEAŞ gibi bir terör örgütüdür. Bunu özellikle bilmenizi istiyorum lütfen bunlara da yol açmayın, bunlara fırsat vermeyin.’’      

Erdoğan Türkiye’nin  uluslararası terörizme karşı her zaman işbirliği içinde olduğunu da bildirerek “Ancak benzer tavrı da müttefiklerimizden bekliyoruz. PKK ve FETÖ gibi terör örgütleri Batı’da cirit atıyor. Aynı şekilde Amerika’da cirit atıyor. Acaba bunlara karşı Amerika, Batı bir tavır koyuyor mu? Bunları acaba bize teslim ediyorlar mı? Hayır, etmiyorlar. Şu anda burada mesela YPG, PYD gibi terör örgütlerinin uzantıları var. Biz bunları istiyoruz. FETÖ’nun başı Amerika’da, Pensilvanya’da. 400 dönüm arazi ona tahsis edilmiş ve  400 dönüm araziden dünyadaki 150,160 ülkeyi buradan idare ediyor. Biz bunu istedik” diye konuştu. 

YARGIYA MÜDAHALE

En fazla tutuklu gazetecinin Türkiye’de olduğu iddialarının sorulması üzerine Erdoğan, terörle kimin ilişkisi varsa hukukun onlarla ilgili gereğini yapacağını söyledi. Bunun kararını yargının verdiğini dile getiren Erdoğan, “Yargıya müdahale edilir mi? Amerika’da terörle ilişkili olduğu için içeri atılanlar yok mu? Yüzlerce, binlerce insan Amerika’da da terörle ilişkisi varsa içeri atılıyor. Şimdi siz ülkemde 15 Temmuz’da ülkeme karşı bir darbe girişimi olacak, bu darbe girişiminin faillerini serbest bırakacağız, öyle mi? Bu darbe girişiminin faillerini kim tutuklama kararını veriyor, yargı veriyor. Yargının vermiş olduğu karara karşı biz niçin böyle mi yapıyorsun diyelim?” ifadelerini kullandı.      

ERDOĞAN’DAN ZOR SORU

Dünyanın hiçbir yerinde yargıya siyasetin müdahale yetkisi olmadığının altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti: “Ama siz şu anda yargı mensubu gibi konuşuyorsunuz. Gazeteci gibi değil. Bir defa bu noktada gazeteci gibi konuşun ve benden de siyasetçi olarak cevabını alın. Bakın ne diyorum, devlete karşı darbe girişiminde bulunan, bir DEAŞ mensubu kişi gazeteci diye serbest kalsa ABD’de buna ne dersiniz? İyi yaptı, doğru yaptı diyebilir misiniz?.. Şu anda ben FETÖ ile ilgili DEAŞ’tan hiçbir farkı yok, devlete darbe yapıyor ve ben buradan istiyorum ama alamıyorum. Şu anda sizin verdiğiniz rakamlar da çok hayali rakamlar, onu da söyleyeyim. Bu kadar gazeteci içerde falan böyle bir şey yok.

BELGELERİ GÖSTERDİK

Bunları biz çok gazetecilerden, Türkiye’ye gelenler oldu, onlara bizzat bunları belgeleriyle gösterdik, anlattık falan ama uydurma rakamlarla ülkemize geliyorlar, bunları söyleyip geçiyorlar. Böyle bir şey yok ama  ben size vesikalarıyla, belgeleriyle koliler dolusu buraya Amerika’ya gönderdik diyorum ama biz buradan bunları alamadık. Şahsımı, ailemi öldürmeye gelen bu FETÖ’cüleri ülkemde yakaladıktan sonra serbest mi bırakacağız. Eğer 15 dakika daha gecikmiş olsaydım bugün hayatta yoktum ve benim iki korumam öldürüldü. Bunu neyle izah edeceksiniz? Ama bunların üzerinde hiç durmuyorsunuz ve az önce söyledim. Biz bunlara karşı iyi yaptınız mı diyeceğiz? Kusura bakmayın. Böyle bir hayat yok, hepsi bunun bedelini ödemek durumundadır.”

CİNAYET FAİLİNİ BULMAK SUUDİLERİN SORUNU

Kaşıkçı cinayetiyle ilgili bir soru üzerine Erdoğan birinci derece muhatabın Suudi Arabistan olduğunu söyledi. Kral ve veliaht Prens’in kendisine ‘kanı yerde kalmayacak’ dediğini aktaran Erdoğan “Ne  yazık ki bir sene geçti hala bunlarla ilgili atılmış bir adım yok” dedi. Kaşıkçı cinayetini tabiiki takip edeceğini vurgulayan Erdoğan cinayetin Veliaht Prens’e kadar gittiğine dair Türkiye’nin elinde kanıt olup olmadığı sorusunu şöyle yanıtladı: “Faili şudur demek gibi bir adım atmam ancak İstanbul’a gelen iki uçakla 15 kişi Başkonsolosluğa gidiyor. Bu gelenlerin içinde ‘ben kesmesini iyi bilirim diyen bir kişi var çünkü aynı zamanda bu kişi adli tıp işleriyle de  ilgilenen bir kişi... Bundan sonrası bir yargı sürecidir. Yargı sürecinde bu işin faili kimdir, yardım yataklık yapan kimdir, bunlara talimatı veren kimdir? Bu benim sorunum değil, birinci derecede Suudi Arabistan yönetiminindir. Yargısınındır. Onların bu işi çözmesi lazım.”   Suudi Arabistan’ın Türkiye’nin bu olayı karıştırmaya devam etmek için para aldığı iddiaları sorulan Erdoğan, “Şahsıma böyle bir iddiayı atanlar bunu ispat edemedikleri sürece ahlaksızdır, edepsizdir ve haindir. İspat etmezse daha ağır konuşuyorum, namussuzdur. Erdoğan’a kimse böyle bir iftirayı atamaz ama onlar bu pisliği temizlesinler. Para almak bilmem ne, bunlar benim kitabımda yazmaz. Tayyip Erdoğan da bunlarla kendisini mukayese etmez’’ dedi.     

ERDOĞAN'DAN YOĞUN DİPLOMASİ TRAFİĞİ

Başkan Erdoğan, BM 74’üncü Genel Kurulu görüşmelerine katılmak üzere gittiği New York’ta 6 devlet başkanı ve 10 başbakan ile bir araya geldi. Ziyaretinin ilk gününde ABD Senatörü Lindsey Graham’ı kabul eden Erdoğan, Doğu-Batı Enstitüsü’nce düzenlenen Yuvarlak Masa Toplantısı’na katıldı. ABD’de seçim kampanyası gezisinde bulunan Donald Trump ile telefonda görüşen Erdoğan, ABD Müslüman toplumunun temsilcileriyle yemekte bir araya geldi, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesince düzenlenen etkinlikte ABD’deki Türk, soydaş ve Müslüman toplumuyla buluştu.   

ARA GÜLER SERGİSİ AÇTI

Erdoğan, ziyaretinin ikinci gününde Siyonizme Karşı Yahudiler Birliği heyetini kabul etti, TÜRKEN Vakfı Geleneksel Yemeği programına katıldı ve konuklara hitap etti.  ABD’deki Yahudi kuruluş temsilcileri ile New York civarında yaşayan Musevi vatandaşları kabul eden Erdoğan, Belçika Başbakanı Charles Michel ve Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konsey Başkanı Zeljko Komşiç ile görüştü. Erdoğan, aynı gün BM İklim Zirvesi’ne katıldı, Pakistan Başbakanı İmran Han ve Almanya Başbakanı Angela Merkel’i kabul etti, Alexander Hamilton ABD Gümrük Binası’nda Ara Güler Sergisi’nin açılışını gerçekleştirdi, Fahir Atakoğlu müzik dinletisine iştirak etti. 

GENEL KURUL’A HİTAP ETTİ

Ziyaretin üçüncü gününde BM Genel Kurulu’na hitap eden Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamed Al Sani ve Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson ile bir araya geldi. Erdoğan, Medeniyetler İttifakı ile Türk Hava Yolları arasındaki işbirliği protokolünün imza törenine katıldı, Somali Cumhurbaşkanı Muhammed Abdullah Farmajo ile görüştü ve Parlamentolararası Birlik Başkanı Gabriela Cuevas Barron’u kabul etti.   

RESEPSİYONA KATILDI

“Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin Hayata Geçirilmesini Etkileyen Mega Eğilimler” konulu liderler diyaloğu oturumunda konuşan Erdoğan, İtalya Başbakanı Giuseppe Conte ile de görüştü. Erdoğan, ABD Başkanı Trump tarafından heyet başkanları onuruna verilen resepsiyona iştirak etti.  Ziyaretin son gününde Türkiye ve Pakistan ortak evsahipliğinde düzenlenen “Nefret Söylemiyle Mücadele” temalı yüksek düzeyli yan etkinliğinde katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, liderler bir araya geldi. 

YOĞUN KABULLE GEÇTİ 

Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar Kitaroviç, Irak Cumhurbaşkanı Berham Salih, Moldova Cumhurbaşkanı İgor Dodon, Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Fayez Sarraj, Sudan Başbakanı Abdallah Hamdok, Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ve Çekya Başbakanı Andrey Babiş ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Pakistan-Malezya üçlü toplantısına katıldı. Erdoğan, Türk-Amerikan İş Konseyi tarafından düzenlenen 10’uncu Türkiye Yatırım Konferansı gala yemeğinde de iştirak etti. ABD Rum Ortodoks Başpiskoposu Elpidophoros da, ziyareti sırasında Erdoğan tarafından kabul edildi.