26 Şubat 2021 Cuma / 14 Recep 1442
Gece modu

Hukuk siyasetin malzemesi yapılmasın

Seçim ayarlı operasyonlarda yaşanan hukuk skandallarına tepki gösteren Cemil Çiçek, Türkiye’de son dönemde medyatik yargılama sisteminin hayata geçirildiğini söyledi. Çiçek “Her konuyu siyasetin çarkları içinde döndürmeye çalışıyoruz” dedi.

27 Aralık 2013 Cuma 07:00 - Güncelleme: 27 Aralık 2013 Cuma 07:00

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, dinde, siyasette ve ekonomide kayıtdışılık olduğunu belirterek, soruşturmanın gizliliğinin evrensel hukuk kuralı olduğunu, anayasanın 138. maddesine herkesin uyması gerektiğini ifade etti. Medyatik bir yargılama şekli oluşturulduğunu kaydeden Çiçek, “Ordunun ve yargının yedeği yoktur. Suç teşkil eden ne varsa sonuna kadar üzerine gidilmeli. Buna yardımcı olmak lazım” dedi. Çiçek, Kanal 24’e seçim ayarlı operasyon başta olmak üzere gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmeler yaptı.

Kolibasilli suyu içmek gibi

“Büyük ölçüde kavga ediyoruz. Olayın aslı esası kenera itiliyor. Gürütüler, patırtılar. Türkiye olarak hiçbir konuyu tartışıyor değiliz, kavga ediyoruz. Kimin ne söylediği belli değil. Türkiye böyle bir ortamda, bilgiye dayalı bir kavga da yapmıyor. Bilgi kirliliği yaşanıyor. Demokratik ülkeler içinde Türkiye en fazla bilgi kirliliği yaşanan ülke. Neyin yanlış, neyin doğru olduğunu bimeden kanaat oluşturuyoruz. Koli basilli suyu içmek gibi. Sağlığınız nasıl zarar görürse ateş basarsa.”

Dini de tıbbı da siyaseten

“Her konuyu siyasetin çarkları içinde döndürmeye çalışıyoruz. Dini konuyu siyaseten, tıbbi konuyu, çevre konusunu siyaseten tartışıyoruz. Hukuki konu, yolsuzluk konusu konuşuyoruz. Hukukun çerçevesi içinde kalalım önce. Türkiye’deki yasalar AB içinde en son çıkan yasalar. Bu konuda eksik yok. Bu yasaları özümsemek, benimsemek ve doğru uygulamaktır.”

Anayasa 138’e uyulsun

“Görülmekte olan davalarla ilgili soru sorulamaz, beyanda bulunulamaz. Anayasa’nın 138. maddesi var. Bu maddenin bir anlamı kalmadı. Sansasyonel büyük davalarda sormadığımız konu kalmadı. Grup toplantılarından, genel kurul salonlarına kadar. Ya bu mamddeyi kaldıralım ya da uygulayalım. Uygulanmaz hale geldi.”

Gizlilik evrensel hukuk kuralı

“Soruşturmanın gizliliği evrensel hukuk kuralı. İnsanları apar topar gözaltına aldınız. Medya ordusu var, sosyal medya var. Savcılığın kapısından içeri girdiği anda işyerinden evinden almaya başladığı anda. 3-4 gün gözaltına alınıyor. Soruşturma gizli yapılabilse, batı ülkelerinde de yapılıyor. 4 gün sonra serbest kalınca adamdan geriye bir şey kalmıyor. Kişinin ifadesi alınıyor. Yarım saat sonra herkesin elinde ifadeler dolaşıyor.”

Medyatik yargılama olmaz

“Medyatik yargılama sistemi ortaya çıktı. Bütün bilgiler ortaya saçılıyor. CMK ‘bu gizli’ diyor. Ortada gizlilik yok. Siyasi tartışma başlıyor. Kamuoyu bilgiler çerçevesinde kanaate varıyor. Kanaati baştan veriyorsak yargılamaya ne gerek var.”

“Yargı kararı kesinleşinceye kadar geçecek 3 seneden sonra varacağımız kanaate 3 gün içnide varıyorsak masumiyet karinesi nerde kalıyor? Yargılama fuzuli işlem haline geliyor. Türkiye içinden çıkılamaz hale geldi.

Kayıt dışı bir din var

Türkiye'deki kayıtdışılıklardan birinin de din olduğunu ifade eden TBMM Başkanı, “Kim hangi faliyette bulunuyorsa, kim kime bağışta bulunuyorsa bunu tablodan görmek lazım. Şeffaflaşma olursa yaşanan sıkıntılar asgariye iner. Bazı olaylar üçüyle alakalıdır. Bazıları birisiyle alakaladır. Bu nedenle bir türlü huzur bulamıyoruz. Kayıt dışı siyaset, kayıt dışı ekonomi devreye giriyor, yabancıların yatırım yaptığı Türkiye’de güzel tablo yerle yeksan oluyor. Sil baştan Türikye’nin imajını düzeltmeye çalışıyoruz” dedi.

İdam talepli bir çok davadan beraat çıktı

“Yolsuzluğun üzerine sonuna kadar gidilsin” diyen Çiçek, “Suçlanan insanların da itibarına kavuşması gerekir. Sıkıntı çıkmaması için hukuk çerçevesinde kanaate varırız. Manüplasyonlarla kayıt dışı siyasi unsurlar, tartıştığımız kimi davaları oraya buraya çekerek Türkiye’yi huzursuz ülke haline getiriyor. İdam talebiyle iddianameler hazırlanmıştır. İnsanlar beraat etmiştir. Her 100 davadan 48’i beraatle sonuçlanıyor. Dava açılmadan yüzde 100’ünü suçlu kabul ediyoruz” dedi.

Kayıt dışı siyaset dış bağlantılı

“Kayıt dışı siyaset çoğu zaman bir kısım dış mihraklarla da bağlantılı olduğu gürülmüştür” diyen Cemil Çiçek, 28 Şubat sürecindeki 5’li Çete’nin ve gazete ilanlarıyla kayıt dışı siyaset yapıldığını anlattı. Çiçek “Sonuçta kayıtdışı yol. Kayıtdışı siyasetin unsuruysanız, siyatte de normal ilişkiniz olmaz. Çarpık bir ilişkidir. Sıkıntı çıkarır. Kanunsuzluklarla karşı karşıya kalırsınız. Bankaların batışı. Hükümet kuruluyor. Kahvahanede açmaktan kolay banka açılıyor. 40-50 milyar dolarlar. Çarpık ilişkiler yaşandı. Kayıt içine bunlar egemen oldu, onlara karar almak zorunda bıraktı. Hükümetleri al aşağı etmeye”  diye konuştu.

Ordu ve yargının yedeği yoktur

TBMM Başkanı Çiçek can alıcı bir uyarıda bulundu. Çiçek “Ordunun ve yargının yedeği yoktur. Suç teşkil eden ne varsa sonuna kadar üzerine gidilmeli. Buna yardımcı olmak lazım. Evrensel hukuk kurullarını göz ardı etmemeliyiz. Hukuku siyasetin malzemesi yapmadan. Hukuku siyasetin malzemesi yapmamalıyız. Kayıtdışılık şeffaflaşmaşsa yeni kavgalarla uğraşırız. Milli iradeye tasalluk eder bu kayıtdışılık. Davada gizliliğe riayet edin” dedi.

Gizliliğe önce savcı dikkat etsin

Meclis'te her türlü tartışmanın yapıldığını belirten Çiçek “Oysa dosyayı bilmiyoruz. Hukuk nerde kaldı? En başta hukuki uygulayanlar adına gizlilik esas alınmalı. Soruşturma evresi gizlidir. Hukuka uygun yargılamada bu böyledir. Herkes elini vicdanına koysun. Hukuka uygun işlem yapılıyor mu; yapılmıyor. Devlete, yargıya ve birbirimize güveni ortadan kaldırıyor. Hukuk gelip siyasetin merkezine oturuyor.

Siyasette kayıt dışılık var

Türkiye’de üç kayıt dışılık olduğunu vurgulayan Meclis Başkanı Çiçek “Bilgi kirliliğini bir ölçüde ortadan kaldırabiliriz. Kayıtdışı ekonomi. Bunu söylemeyen kalmadı. Ekononin üçte biri kayıt dışında. Adli olaylar, yasalara uymayan iş ve işlemler var. Ekonominin üçte biri kayıtdışındaysa, buradan nema sağlayan bunu korumak zorunda. İkinci sorun kayıtdışı siyaset. Ekonomideki kayıt dışılığın iki katı siyaset kayıt dışıdır. Bir görünen aktörleri var. Biz başkalarından arta kalan ne varsa onu yapıyoruz. Kayıt içindeki kavga yapan, çekişmeler sebebiyet veren siyasetin gerçeği olarak bir önemli aktörler grubu var. Sermaye grupları, medya grupları bizatihi sivil, toplum geçmişte sıkça yaşadık” dedi.

“Devletin anayasal gruplarının yönlendirmeye karar oluşturmaya yönelik bazı faliyetleri var” diyen Çiçek şöyle devam etti: “Bunları yaşadık. 27 Nisan böyle bir şeydi. Darbeler bunun örneğidir. Yargı zaman zaman kayıt dışı siyasetin en önemli merkezlerinden birisi oldu. İstediği partiyi kapattı. Bunlar hukuki değil siyasi kararlardı. 2007’de cumhurbaşkanı seçilemedi. Kayıtdışı siyasetin önemli aktörlerinden birisi anayasaki kuruluşlar olmuştur. Birisi bir alana müdahale ediyorsa bu bal gibi kayıt dışı siyasettir. Hiç görünmeyen unsurlar var. Bir kısmı anayasal kuruluşlardır. Bugün başkaları ikame ediliyor.”